Julia Kristeva

(Breton’dan) Julia Kristeva için tactile deney:

Renk: Lezbiyen kası.
Koku: Güneşte bırakılmış balık ağı.
Dokunsal: Kuyruksokumuna tekme sallamak.
İşitsel: 0.5 kalem ucu kırılması.
Tat: Kelepir bikini izi.

 

________

Julia Kristiva (24 Haziran 1941). Edebiyat teorisyeni, psikanaliz kuramcisi, yazar, feminist elestirmen ve filozof. 1965’ten beri Paris’te yaşamakta ve çalışmalarını esas olarak burada devam ettirmektedir. Kristeva, Kolombiya Üniversitesi’nde Umberto Eco ve Tzveton Tedorov’la Yazınsal Göstergebilim Kürsüsü’nü paylaşarak katkılarda bulunmaktadır. Aynı zamanda Uluslararasi Göstergebilim Birligi ’nin yönetim başkanı ve birçok yazınsal kurulun üyesidir. 1997 yılında, otuz yıla yayılan ve on dile çevrilen çalışmaları için Fransa’nın en büyük onuru “Chevaliére de la légion d’honeur“u verilmistir.

felsefi yaklaşımı

Julia Kristeva, 1970’li yıllardan itibaren çağdaş aydınların en saygın isimlerinden biri olmanın yanı sıra, eleştirel felsefenin de en önemli dayanaklarından birisi olmuştur. 1973 yılından beri Denis Diderot Üniveristesi’de profesör olarak kürsüye sahiptir. Dilbilim, göstergebilim, psikanaliz üzerine yazıları yapısalcılık-sonrası-teorinin gelişmesini dogrudan etkilemistir.Post yapisalci kuram’in özgün seslerinden biridir.

Postmodern feminiz diye bir sey varsa, Kristeva, Butler, Cixous, Irigaray, Spivak gibi isimlerle birlikte bu alanda yer almaktadir diyebiliriz. Bu isimler belirgin bir sekilde hem feminizmi hem de postmodernizmi teorik alanda dönüstürerek kullanirlar. Kristeva özellikle feministliginden cok postyapisalciligiyla etkili olmus isimlerden biridir.

KristevaÜnlü ve etkileyici Avangard edebiyat eleştirisi dergisi olan Tel Quel (içinde Roland Barthes, Michel Foucault, Philippe Sollers gibi isimlerin bulunduğu) dergisinde yer almış ve burada önemli yazılarını ortaya koymuştur. Lacanci psikanalizin etkisinde kaldığını ama önemli noktalarda kendine özgü bir yorumla ondan ayrıldığı ve dahası Freudcu-olmayan bir psikanaliz kuramı yönünde yol aldığı, ayrıca Barthes’in ve Rus biçimciliği’nin (Michail Bakhtin) etkileriyle yeniden eleştirel teoriyi şekillendirdiğini belirtmek gerek. Kristeva felsefe, dilbilim, göstergebilim, edebiyat kuramı ve psikanaliz gibi çeşitli bilim alanlarını ve bu eksenlerde yürüyen kuramsal gelişme dallarını birleştirerek kendi düşünce yapısını oluşturur. Cinsiyet Araştırmaları önemli başka bir önemli kaynaktır. Bu yönde yeni eleştirel söylem biçimleri oluşturmaya çabaladı. Felsefi uzmanlık konularının yanı sıra, çeşitli roman dizileri de yayınladı.

1970’lerden itbaren Kristeva tarafından, Ataerkil sistem içinde (Patriyarka’da), kadın kimliğini sorunsallaştırıldığı da görülür. Bu sorunsallaştırmalar olumlu ve olumsuz çeşitli tepkilerle karşılanmıştır. Helene Cixous, Luce Irigaray ve Julia Kristeva hem yapısalcılık sonrası teorik tartşmanın hem de feminizm tartışmalarının önemli isimleridir ve üçüde ortak ve ayrık yollardan Fransız Feminist Kuramları denilen alanda önemli düsünce kanalları açmışlardır. Bu üc teorisyen, Kartezyen cogito’nun elestiricisidirler, hepsi farklilik konusunun üzerinde dururlar. Kristeva, kadin-erkek ayriminin biyolojik düzeyde bir ayrim olmaktan daha cok, metafizik ya da söylemesel bir ayrim oldugunu belirtir. Kristeva, özgün yorumlarıyla, kısmen diger iki isimden ayrılarak, genelde ve bütünüyle bir feminist teorisyen sayılamayacağı yönünde bir kanı vardır.

yeni bir özne teorisi

Psikanalize ilgisi sonucunda teorik çalışmalarında bu alanın çözümlemelerini kullandı ve özellikle feminist düşüncenin belli yorumlarından tepkiler aldı. Kadın’ın (dişiliğin ya da kadınlığın) doğuştan gelen bir özellik olmadığını söylemesi ve kadınlık konumlarını Lacancı bir yönde okuması, geleneksel feminizmin hoşnutsuzlukla karşıladığı bir yönelim oldu.Bu bakimdan onun feminizmini yeni feminizm ya da postyapisalci feminizm olarak görmek mümkün.Bu feminizmle geleneksel feminizm arasinda, modernizmle postmodernizm arasindakine benzer bir catisma ve karsitlik sözkonusudur.

Kristeva, yazı bağlamında erkeklerin ve kadınların konumlarını çözümeyen girisimlerde de bulunmustur, ancak özellikle feminist edebiyat eleştirisi‘nin çeşitli bölümlerinden itirazlarla karşılandı. Bununla birlikte Kristeva, kuramsal feminizmin, posyapisalci teorinin yayginlastigi ve etkili oldugu günümüzde en etkili isimlerinden biridir.

Onun Lacanci psikanalizden hareketle ortaya koydugu özne/öznelik düsüncesi ya da kavramlari, Kartezyen felsefedeki epistemolojinin sorgulanmasi ve ideoloji teorisindeki bazi acmazlarin giderilmesi acisindan yaralanabilir olarak degerlendirilmektedir.(Bu konu icin bkz: R.Coward, Dil ve Maddecilik) Marksist teoriyle Rus formalizmini, yapisalcilik ve psikanaliz zemininde bir araya getiren disiplinlerarasi bir yaklasimdir onunkisi.Kristeva’nin özne anlayisinin yapisalciligin “öznenin elestirisi”ni iceren kuramsal anti-hümanizm egilimini sürdürücüsü oldugunu belirtebiliriz; cünkü Lacan ve Levi-Strass’ta görüldügü gibi toplumsallligi bir sembolizm cercevesinde aciklamaya yönelmesi sözkonusudur.

Sembolik yapilar, bütün insan yasamini yapilandirmaktadirmaktadir buna göre.Ama Kristeva yine de bir özne terimine ve öznelige yer veriri teorisinde -tipki Lacan gibi.Ona göre özne, bir baslangic yeri ya da kendisiyle özdes bir konumlanis degil, sürec-icinde-özne‘dir. Farkliligi aynilik icinde kapatan bir öznelik (ya da insan) anlayisi degil, cinsel farki kapsayan, yani cinslerin farkliligina acik olan bir özne anlayisi gelistirmek istemistir.

4 Yanıt to “Julia Kristeva”

  1. andre breton Says:

    Julia Kristeva için tactile deney:

    Renk: Lezbiyen kası.
    Koku: Güneşte bırakılmış balık ağı.
    Dokunsal: Kuyruksokumuna tekme sallamak.
    İşitsel: 0.5 kalem ucu kırılması.
    Tat: Kelepir bikini izi.

  2. kacakkova Says:

    hosgeldiniz,

    bu tactile deney’lerden bazilarini almak istedim bir ara, tzara, lacan, kristeva vs. en azindan bir link verecegim deneylere……
    günübirlik gelip bakiyorum deneylere…..
    merak edenler sürrealismus sayfasindan izleyebilirler, kabarik bir liste olustu böyle……

    tesekkürler.

  3. andre breton Says:

    Merhaba,

    dilediğiniz deneyi alabilir, bükebilir, yer değiştirebilir, takas edebilir ya da yok sayabilirsiniz.

  4. artiurunerdem Says:

    metinler arası (intertextuality) kavramınıda ilk yorumlayan postyapısalcı.
    Kavram olarak metinler arasılık, metin ya da sistem olarak her bir parça muhtemel olarak bir diğer parça ile sınırsız bağlantı olmasıdır. Tek bir metin diğerleriyle bağlantısı yoksa bir boşluk gibidir (Duff, 2002: 63).

    Roland Barthes, Kristeva’ya göre üzerinde daha fazla yorumlar yaparak metinler arasılık tanımını yapmıştır. Barthes’e göre metinler arasılık “yazarın ölümü”dür.

    alıntı: http://www.universite-toplum.org/text.php3?id=323

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: