kod adı: ayşe öğretmen

by

Ulusal bir televizyon yayınında “çocuklar öldürülmesin, insanlar ölmesin, bu sessizlik bitsin” sözcüklerinin dile getirilmesi anında büyük bir infiale dönüştü. Yalandan ibaret bir kara-propagandayla tanklı toplu savaş manzaraları devam ederken, kürt şehirleri  acımasız bir şekilde insansızlaştırmaya tabi tutulurken elbette, bu basit cümlelerle dile getirilen gerçekler yalana ve sessizliğe tabi olan bünyede infial yaratacaktır: “Beyaz Şow’da PKK/Terör propagandası”

Popüler bir eğlence programı bir anda memleketin ölümcül bir yarığını gündeme getirmiş oldu. Bu yarılmanın son yıllardaki gelişmelerle aldığı biçim “savaş ya da barış” bölünmesidir. Özellikle de programın sunucusunun söz konusu cümleleri onaylayarak dinlemesi, sonunda onaylamakla kalmayıp Ayşe öğretmeni alkışlatması ve barış’ı hepimiz için dilemesi, hem devletin hem de milletin sinir uçlarına dokunmuş oldu.

Çünkü, kuralsız, hadsiz hudutsuz bir hale dönüşen bu “savaş”ın ardında konjonktürel siyasal hedeflerle birlikte resmi ve gayri-resmi ırkcılık, ayrımcılık ve kürt düşmanlığından oluşan bir ruh hali, derin bir zihniyet biçimi yatıyor. Her an tetikte ve her an işletilmeye hazır. Başbakan Davutoğlu’nun “çocuk, kadın demeden gereği yapılacak” sözlerinin ve sosyal medyada yagın bir şekilde görüleceği üzere çocuk ölümlerine, ölülerin sokaklarda kalmasına bile sevinenlerin çoğunluğu temsil ettiği bir atmosferde yaşıyoruz.

Kanal D yetkilileri dünden beri devletin yanında olduklarını ve provakasyona maruz kaldıklarını açıklıyorlar. Sosyal medya dahil merkez medya,  giderek dozu artan bir şiddetle Ayşe öğretmenin 2,5 dakikalık konuşmasını infial halinde “terör propagandası” başlığıyla karalama kampanyasına dönüştürmeye çalışıyor.

Bu kampanya devlet ve toplum nezdinde aslında bir tür itiraf -mâlumun ilâmı- niteliğindedir. Bilinenin bilinmesinin hiçbir yararı yoktur belki, ama duyulmayan bazı seslerin duyulmasının nasıl bir korkuya sebep olduğunu görüyoruz. Çocuklar öldürülmesin sözünü terör propagandası kapsamına koymak, barış olsun dileğini ihanet olarak kodlamak doğrudan doğruya AKP iktidarında Türkiye Cumhuriyeti’nin tam da çocuk katili ve savaş müsebbibi olduğunun itirafıdır.

En son, Diyarbakır’dan telefonla bağlanarak söz konusu cümleleri sarf eden Ayşe Çelik adlı kişinin var olmadığını söyleyerek  “provakasyon”u kanıtlamaya çalışıyorlar. Ayşe öğretmen her kim ise bulunduğunda terör’den yargılayacaklardır kesin. Aslında, Ayşe öğretmenin gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur bu meselede; sarfettiği cümleler onu gerçek kılıyor. Önemli olan, bu cümlelerin tam da gerçek muhataplarını doğrudan vurmuş, gerçek korkularını açığa çıkarmış olmasıdır. En iyi itiraz, “Ayşe öğretmen benim” olabilir.

Reklamlar

Bir Yanıt to “kod adı: ayşe öğretmen”

  1. ...Aze Says:

    Bütün olan bitenleri dehşetle izliyorum. Ayşe öğretmene karşı çıkanlarlarca edilen laflar, devleti her ne yapsa tapacaklar güruhunun körlüğü, dehşetle izliyorum. Gerçekten korkmalıyız artık halimizden…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: