bizim büyük çaresizliğimiz

by

Dilek Doğan cinayetini gördük. Herkes gördü. Michelangelo Antonioni’nin Cinayeti Gördüm adıyla çevrilen “Blow Up” filminin tam aksi yönünde kesinlik taşıyan bir cinayet bu ve sorunun başladığı yerde bu kesinliğin bizzat kendisi. Cinayeti kanıtlamaya çalışmıyoruz, gerçekliğin belirsizliği diye bir sorun yok ortada, aksine kanıtları aleni olan bir cinayeti ne yapacağımızı bilmiyoruz asıl olarak. Cinayeti herkesin görmesinin bir şey değiştirmiyor olmasının bir anlamı var elbette. Siyasete dair, toplumsala dair geçerli kabul ettiğimiz ne varsa sorun haline getiren, getirmesi gereken bir anlamı. Tıpkı, Kürt sokaklarında ve mahallelerinde aleni bir şekilde tankların dolaşmasının, sağa sola namlularını doğrultmasının ve ateşlemesinin herkesin gözü önünde seyrediyor olması gibi. Gagriel Garcia Marquez’in Kırmızı Pazartesi romanına benzetildi durum bir çok yazıda haklı olarak; işleneceği bilinen bir cinayeti -cinayetleri- hep birlikte bekler halde oluşumuzdan ötürü. Belki, az çok ne olduğunu bildiğimiz ama hala nasıl üstesinden geleceğimizi bilmediğimiz bir anlam sorunu bu. Belki bu yüzden aslında ne olduğunu da bilmiyoruz esas olarak. Sadece çaresizlikten üreyen bir alenilik değil söz konusu olan, aşikarlığın ürettiği ve hatta koşulladığı bir çaresizlik de bu yaşadığımız. Bir noktadan sonra alenileşen de bizzat bu çaresizliğin kendisi oluyor. Gösterinin bir parçası olmakla kalmayan, kendi kendini bir aşikarlık noktasında körleşerek seyreden bir çaresizlik.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: