öykü falı:balayı

by


İçinden George karşı ansızın büyük bir sevginin yükseldiğini duydu kadın. Elleri masanın üstündeydi, öylesine iyi tanıdığı, kahverengi, iri elleri. Birini tutup sımsıkı sıkmak geldi içinden ama ne tuhaf George da tam bunu yaptı. Masanın üstünden eğilerek elini karısınınkinin üstüne koydu, ona bakmadan, “Fanny, sevgilim Fanny!” dedi.

“Ah, George!” Tam o tanrısal anda ting-ting-trin-trin ve usuldan bir tıngırtı duydu Fanny. Müzik başlayacak, diye düşündü ama o anda müziğin önemi yoktu. Belli belirsiz gülümseyerek, o belli belirsiz gülümseyen yüze dikti gözlerini, öylesine katıksız mutluluk duygusu yaşıyordu ki içinden George’a şöyle demek geçti, “Ne olur, olduğumuz yerde kalalım -bu küçük masada. Çok kusursuz, deniz de kusursuz. Burada kalalım.” Ama onun yerine gözleri ciddileşti. “Sevgilim,” dedi Fanny. “Sana çok önemli bir şey sormak istiyorum. Yanıtlayacağına söz ver. Söz ver.” “Veriyorum,” dedi George, karısı gibi ciddi olamayacak kadar ağırbaşlılıkla.

“Konu şu.” Bir an durakladı Fanny, başını eğdi, yine kaldırdı.”Hissediyor musun,” dedi usulca, “beni gerçekten tanıdığını? Ama gerçekten, gerçekten tanıdığını beni?”

Bu, çok fazlaydı George için. Kendi Fanny’sini tanımak mı? Yüzüne kocaman, çocuksu bir gülümseme yayıldı. “Bütün yüreğimle inanıyorum buna,” dedi duygudaşlıkla. “Niye? Ne oldu?”

Fanny onun pek de anlamadığını hissetti. Hızla devam etti: “Demek istediğim şu. İnsanlar sıklıkla, hatta birbirlerine aşık oldukları zaman bile, pek şey gibi görünmüyorlar -söylemesi çok zor- birbirlerini tam anlamıyla tanıyor gibi. Bunu ister görünmüyorlar. Ve bence bu durum korkunç. En önemli şeyler konusunda birbirlerini yanlış anlıyorlar.” Fanny dehşete kapılmış görünüyordu. “George, biz böyle yapamayız, değil mi? Asla yapamayız.”

“Asla olmaz,” diye güldü George, tam da onun küçük burnunu ne kadar çok sevdiğini söyleyeceği sırada elinde çayla garson belirdi, çalgıcılar çalmaya başladı. Flüt, gitar ve kemandan oluşuyordu, öylesine neşeyle çalıyorlardı ki sanki gözünü dört açmazsa fincanların, tabakların bile küçücük kanatları çıkabilir, uçup gidebilirler gibi geldi Fanny’e.
……

Katıksız Mutluluk -Bütün Öyküler-, “Balayı”, Katherine Mansfield, çeviri: Oya Dalgıç, İşBankası/Kültür Yayınları, 1.Baskı Temmuz 2009/İstanbul.

Reklamlar

Etiketler:

Bir Yanıt to “öykü falı:balayı”

  1. lijepa Says:

    Hiç kimse hiç kimseyi tam anlamıyla tanıyamaz ki. Yanılıyor muyum?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: