damardan

by

Elif Savaş Felsen’in dahi-kemalist çocuk Fazıl Say ile giriştiği arabesk tartışması, bende eğlenceye katılma heyecanı yarattıysa da çabuk gecti bu. Bu haliyle biraz fazla kabak tadı vermiş bir konu nede olsa. Facebook’tan aynen aktarılan tartışmada Say’ın söylediklerini “mostralık” gibi belirli bir zihniyet dünyasının örneği olarak değerlendirmek mümkün. O “zihniyet dünyası”nın meseleleri Say’dan ve onunla aynı siyasal ideolijik hatta sahip olanlardan çok daha geniş bir alana sahip. Say’ın söyledikleri elbette sadece müzikal bir meseleye de bağlı değil, burada kültürel olduğu kadar sınıfsal, toplumsal olduğu kadar (geniş anlamda) ideolojik bir refleks sözkonusu. “Aydınlanmacılık” gibi büyük bir tarihsel hadiseyi böyle bir refleks üzerinden tartışmak tuhaf gelebilir, ancak tartışma ister istemez oraya gidecektir. Memleketimiz, her kesimden doğal olarak yetişen organik aydın cenneti olduğundan şaşıracak bir şey yok. Say’ın elitizmi aşırı görünse de, çok bilinen bir tavrın, çok bilinen bir söylemle yeniden ortaya çıkışıdır. Solun kelime dağarcığında arabeskin yozluğu, soysuzluğu su götürmez bir ön-kabul gibidir nasılsa.  Bu ön-kabulün de arkasında öyle derin kavramsal tartışmalar, teorik ayrıştırmalar, kültürel bir fenomeni anlama çabasından çıkan bilgiler yoktur hani, bir episteme dolaysızca alınmış, işletilmiş ve oraya varılmıştır. Dahi, müzisyen, ilerici, aydın, “en bi la la” devrimci olabilirsiniz de, bu “anlam dünyası”nın yapısıyla hesaplaşabilmeniz kolay ve hatta (tam da bu yüzden) mümkün olmayabilir. Bir tür “epistemolojik kopuş” gerektirecektir bu cünkü. “Din=gericilik”, “arabesk müzik=yoz müzik” denklikleri, görünür alanda bazı kamplaşmalar yaratır, o kamplaşmanın sınırları içinde dağarcığımızda söylenecek şeylerse -zaten- az cok bellidir. Bu eşitlemeler ve bunlar üzerinden dönen tartışmalar oysa, göründüğünden daha derin meselelere bağlıdır genelde. Şimdi dallandırıp budaklandırmak yersiz. Ama, Orhan Tekelioğlu’nun “Arabesk dönmüyor, ‘soylulaşıyor'” yazısına işaret etmek önemli. Bu kısa yazı, rafine şekilde, hem arabeskin dönüşümlerine bakıyor, hemde örtük olarak bazı önemli tartışmaları taşıyor içinde. Merkez-çevre ilişkileri açısından, arabeskin babalarının ‘beyazlaşması’nın anlamını çözümlerken, müzik olarak arabeskin kültürel-toplumsal anlamı gözden kaçırılmıyor. Daha önce sanırım bahsi geçmişti, konu ilgimi çekmişken, Meral Özbek’in “Popüler Kültür ve Orhan Gencebay Arabeski” kitabını da, giriş niyetine hatırlatmak isterim yine, eğer bu tartışmalarla ilgilenilecekse.

Reklamlar

9 Yanıt to “damardan”

  1. ayşegül Says:

    Kaçakova abi, ben arabesk müzik sevmem. Ama,annemin İstanbul ve Ankara’dan konservatuvar mezunu çok iyi sanatçı dostları var.
    Bazıları Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası virtöz ve sanatçıları… Bizim evde çok büyük tartışmalar yapılırken izledim. Çoğu Orhan Gencebay’ın müziğini Pink Floyd’la eşdeğer buluyor, kendisi için gerçek bir yaratıcı müzik dehası diyorlar. Avusturya’da komp.lük yapmış Ender bey de buna dahil. Ben anlamıyorum ama paylaşmak istedim.

  2. Fazıl Sayizm — garajımdaki ejderha Says:

    […] 2. Mutlak Töz blogunda bu konuyla ilgili nefis bir yazı daha var. […]

  3. Bulent Murtezaoglu Says:

    Nicin ‘aydinlanmacilik’ Say’a variyor anlamadim. O paketle ilgili temel kusurlar vardir muhakkak ama burada girdigi hal ile basladigi/serpildigi yerdeki hal arasinda buyuk farklar oldugu gibi yaslandigi kalabalik da cok farkli gibime geliyor. Benzer sekilde ettikleri lakirdi dahi cok duz anlamiyla rasyonel olmayan (yani an hakiki mursitten filan dem vurmaktayken iki kere iki yirmi sekiz diyen) ‘positivist’lerimiz var bizim.

  4. kacakkova Says:

    bülent merhabalar,
    aslinda aydinlanmacilik say’a varmiyor da, yani bir zorunluluk dogrultusunda say’a varmiyor da, say’dan aydinlanmaciliga dogru variliyor gibi….aradaki farklar konusunda haklisin, burada kurulacak neden-sonuc iliskileri konusunda aceleci olmamak gerekiyor….ama yine de bir neden sonuc iliskisi var gibi geliyor bana….bir terminoloji benzerligi meselesi degil de, bir söylemsel yapi benzerligi noktasinda özellikle….bizdeki kemalist versiyon belki karikatürlesmistir, ama modern-aydinlanmaci entelektüelin dili “yasakoyucu” niteliktedir….asagiyla yukariyi, alt ile üstü, basit olanla yüksek olani, yüzeysel olanla derin olani, yoz olanla ilerici olani, yobaz olanla cagdas olani, soylu ile soysuzu, kendi kurucu pratigiyle bir kerede tarih-üstü bir hükümle belirler….sonrasinda pirincin tasini ayiklamak kolay degil….bizdekilerin pozitivizmi mesela nasil anladiklari ve uyguladiklari tartsimalidir, ama yine de benim söylemek istedigim bu insanlari iyi-tutarli pozitivist olmadiklari icin elestirmekle sinirli kalmayacagimizdir artik….

    sevgiler.

    sevgiler.

  5. Bulent Murtezaoglu Says:

    Hmm. Bilemiyorum, daha dogrusu alana (ne alani bu?) asina olmadigim icin cozemiyorum. Burada cok daha duz bir problem varmis gibime geliyor: Fazil Say kendisini ustun goruyor, millet ile kurdugu aidiyet iliskisi de problemli.
    O niye utaniyor? Arabeski birakin, mesela Elvan Dalton sarkisi calinip oynanan pavyonlardan ben utanmiyorum. Kotu ise bile (ki bence komik), bu insanlari ben mi boyle ettim? Pekiyi — oyle videolara bakarsaniz oylesi de var — musteriler o kizlarlara dans ettikleri zaman ben ‘pavyon kizlari ayi oynatiyorlar’ deyince, koku aydinlanmaya goturulebilinecek bir yargi mi ortaya koymus oluyorum? Bence hayir, sadece o adamlara (belki de ayilara) asagilayici bir seyler demis oluyorum ki herhalde o kadim — ve gayet eglenceli — gelenek, aydinlanma olsun veya olmasin beni etkilesin veya etkilemesin burada dogmus ve buyumus olmam yuzunden kolayca uyabildigim bir sey olacakti.

    Muzik boyle midir bilmiyorum ama soyle bir sey dese belki daha anlasilir ve sizin analizinize acik olacakti: “Klasik muzik form ve enstrumanlariyla bir sekilde daha cok ve daha karmasik seyleri ifade edebiliyoruz, daha duz olan Arabesk ayni zamanda nuans korelten, binbir cesit duyguyu ayni yerlere tikip aynilastiran bir form.” Mesela burada da buna dayanarak biri otekinden fena dese, o yargiyi neye dayanarak yaptiginden giderek ‘yuksek’ insan tasavvuru ile ilgili bir yerlere varmak kabil olur. Bu olan o degil. (Ben Say baska zaman ortaligi karistirdiginda — simdi galiba kaldirilmis olan — bir yazisinda ABD bombardimaninda olen Afgan kizin baski altinda yasamakta oldugu icin zaten olu oldugu gibi bir lakirdi gormustum. Orada tam maden vardi bu ismini bilmedigim alanin ehli kisiler icin bence. Ben o zaman da, ‘nicin bu yasta ve olgunlasmadigi apacikken bu adama gazetede kose yazdiriyorlar ve basmadan kimse okuyup cus demiyor’ demistim. Benim icin o halin aciklamasi, bu adamin olu kiz cocuklari icin hakikaten boyle dusunmesini beraberinde getiren bir arka plana sahip olmasi degil, bir sekilde kendisine yakin buldugu ve taarruz altinda oldugunu dusundugu degerlerin silahla korunmasi olarak algiladigi bir seydeki olumlere kilif ararken agzindan cikani kulaginin duymamasi idi cunku.)

    Bunu homoseksuellik isinde de anlamamistim ben. Problemli olup olmadigi incelenen ontolojik ayricalik iddiasina ihtiyac duyulmasinin asil sebebi, ‘iman’ vs. degil ne pahasina olursa olsun kabul edilemez bulunan, bir adamin baska bir adamin bir tarafina bir sey yapmasinin mesrulasmasi korkusu gibime gelmisti. Evet ayricalik iddiasi ilginc, ama iddianin cok onemli olmasinin sebebi o kadar ilginc ve derin olmayabilirdi yani. (Haberiniz yoksa, Elvan Dalton’dan da komik bir ayricalikli metin analizi ornegi vereyim.)

  6. Bulent Murtezaoglu Says:

    Buyurun: http://www.internethaber.com/fazil-say-sucustu-yakalandi-277658h.htm

    Konusulanin iceriginin entelektuel analizi iyi de, konusan oznelerin fikir dunyalarinin derin temelleri kadar kendilerinin insan olarak nasil bir karisik halde olduklarini da dusunmek lazim belki. Bes yasindaki cocugun gece gordugu kabusun Freudcu aciklamasi herhalde vardir ama yatmadan evvel annesinin bayram cikolatalarini sakladigi yeri kesfedip sindirim sistemini rahatsiz edecek kadar yemis olmasi belki o olayi daha iyi aciklar. Bu adamcagizin (o olen kiz makalesi isinde ima ettigim gibi) bir acayip, karmakarisik hali olabilir. Ondaki halin tetikledigi arazlarin hepimizde olan veya insanlikta dusunce akimlari vs. sekilde tezahur eden genel karisik hal hakkinda verecegi delillerin guvenilir olacagindan emin degilim.

  7. mert Says:

    postmodernizmin de savundugu şey buıdukibariye_leyla gencer denkliği…kaçakova dan eli yüzgün bir yazı görmedeiğim için şaşırmadım.ben en iyisi ‘züleyhjanın gülümsemesi’ile ona müzik nedir diye bir şey atayım önüne…hakiki olanla zavahir olanı anlamazsa bile gencebay müziğinin felsfesinde sıglıgında yüzmeye çalışır.ya evde yoksan,deyip popart olarak dinlesin

  8. old mcdonald Says:

    cevap veremedi. : 9

    kacakkova noldu öldün mü haci.

    ayrica kibariye de insan mi onu leyla gencerle bir tutuyorsun kacak. teessüf ederim. bu olmadi iste.

  9. b.hakan isik Says:

    yazılanlardan hiç bir şey anlayamadım.fazıl say’ın söyledikleri tümüyle doğru,elif’in yazdıkları uydurmadır.cem karaca “tamirci çırağı” ile o süreci devrimci bir oluşla sonuçlandırmıştır.arabesk olacaktır,her zaman olacaktır.onu aşabilen sanatçı olacaktır.çok tartışılan orhan gencebay için bir iki söz söylemek istiyorum.o arabesk oluş içinde türkçenin olanaklarını en iyi kullanan adamdır.
    orhan gencebay ezgisinde türkçe sürünmez,söyler.öbürlerinden farkı da buradadır.yine de -bana göre-türkçenin ezgisi konusunda
    devrimci olan orhan gencebay,müzikte arabesk bir adamdır.

    arabesk bir yazgı gibi bütün büyük ozanları süründürmüştür.mahsuni,neşet ertaş-benim bildiklerim bunlar-arabesk’e yenilmiş adamlardır.ben onları yenilmiş değil yendirilmiş olarak görüyorum.çünkü yeryüzünde her çoğunluk arabesktir.

    sanat azıcık olandır,her yerde bulunmaz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: