ölü bir dilin artıkları

by

“Hikaye anlatıla anlatıla anlaşılmaz bir yığına dönmüştü, bir çalı topağı gibi rüzgarda sürükleniyor, çözülüp dağılıyordu. Hikaye yoktu, çoktan zamanını doldurmuş, bitmiş, sona ermiş, bir çukurda kaybolmuştu. Bunlar ölü bir dilin artıkları, sırıtan, çok önce ölmüş ama ölmeye karşı koyan, bir gevezelik gibi kendini  yenileyip duran  sözcük parçaları, paçavralar, bir çuval dolusu çöp, bitmeyen uğultuydu, bir toz dumanıyla her yeri kaplayan karmaşaydı.  Karmaşanın gerisinde bazı bazı henüz dil olmayan, sessiz bir şey kapalı bir ağzın içinde, dişlerin gerisindeki bir dil gibi kıpırdayıp kendini belli belirsiz duyuruyordu.Gece iniyordu.”

[ Kenarda, Ayhan Geçkin, sf.198, Metis Yayınları]

Reklamlar

5 Yanıt to “ölü bir dilin artıkları”

  1. zihni Says:

    Tayyip Erdoğan’ın şu açılım hikayesi mi bu:)?

  2. kacakkova Says:

    yok zihni hocam, tayyip’in acilimi “yilan hikayesi”ne döndü demek lazim, burada ise, söyle diyebiliriz hepimiz icin “anlatilan, senin hikayendir”….

  3. ekol hoca Says:

    Açılım bir hikaye mi ki? Bu tarihin bağrından kopup gelen bir gerçek…

  4. zeki Says:

    her hikaye anlatanin hikayesidir…

    • kacakkova Says:

      zeki sen “noel zeki” degil miydin…..nedir bu “geyiklerin alameti” gelip diyeydin bu yil….ne oldu, hersey yolundadir umarim….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: