zamanın külleri

by

zamaninkülleri

..mevsimler geçip gider, “zamanın külleri” savrulur ömrümüzden, hafıza ve keder, yalnızlık, ölüm ve aşk birbirine mühürlenmiştir, her hikayenin bir öncesi vardır mutlaka ve bir sonrası, özlediğin şeftali çicekleri yoktur aslında, ne kadar çok unutmaya çalışırsan o kadar çok hatırlarsın onu, unutamadığın ne varsa kaybettiklerindir, çünkü hep seninle kalan, “derler ki, istediğini elde edemiyorsan yapabileceğin en iyi şey onu unutmamaktır”….

Reklamlar

16 Yanıt to “zamanın külleri”

  1. aydan atlayan kedi Says:

    Zamanın külleri… Giderken avucumuza sıkıştıracağımız tek şey…

  2. Elestirel Gunluk Says:

    Nazim usta altin tozlarindan soz eder zamanin… ne de guzel sozeder.

    vakıtları yakalamak istiyorum
    parmaklarımda kalıyor altın tozları hızlarının

  3. Yeraltından Notlar! Says:

    Zamanın dokunumazlığı sanırım, kalabalıkların arasında yinede yalnızlığını yaşaması insanın.. Çünkü adı yok, soyu yok, cinsi ve ırkı yok..

    Herşeyden de çok zamanın bizi bağışlaması umuduyla.

  4. kacakkova Says:

    sevgili aydan atlayan kedi, bombos da olsa simdi avuclarimizda kalanin hic bir sey olmadigini kim söyleyebilir…

    elestirel abi, ben bilmiyordum nazim’in bu dizelerini….zaman, bellek ve yasam arasindaki iliskiler üzerine her zaman durmaya deger….altin tozlarimidir bilinmez ama geriye kalanin tozlar oldugu gercek…

    yeraltindan notlar merhaba, zaman her seyin ilacidir derler ya, belkide herseyin bagislayicisidir hepsinden önce….

    sevgiler.

  5. Elestirel Gunluk Says:

    Nazim’in en guzel siiridir o: Duymussundur: Saman Sarisi… Nazimin otobiografisidir. Doruklara cikar Nazim o siirde kurdugu imgelerle.. Okumak Istersen burda; http://www.siirperisi.net/siir.asp?siir=4492

  6. zeynep Says:

    “Durgun bayrak, sakin rüzgar. Kargaşada bir adamın yüreği işte ancak bu kadar…”

  7. ayşegül Says:

    Cumhuriyet Bayramı’mımız kutlu olsun.Yobazlar,elhabibler,bölücü ve
    işbirlikçiler bu vatanı bölemeyecek biz bekçiler böldürmeyeceğiz Kaçak abi…Sevgilerrr

  8. kacakkova Says:

    valla taziyeden geliyorum, hatta imamligida bana birakti utanmazlar, ne bayrami :)…

  9. Elestirel Gunluk Says:

    Abi bu Aysegul bana da ayni mesaji birakmis. Bir eylem havasi seziyorum kacak… Ya da Aysegul bireysel anasist olma yolunda ilk adimlarini atiyor..

  10. kacakkova Says:

    standart bayram mesaji, tabi mühim olan “yanlis cumhuriyet”i konusabilmek, daha derin, ayrintili ve tüm boyutlariyla….
    nisanyan’in “yanlis cumhuriyet” kitabinin direk linki yok, ama pek muhterem kandanadam vakti zamaninda paketlemis, verdigim adresten indirilip rahat rahat okunabilir…

  11. zihni Says:

    Madem ki Ayşegül değişik bir cephe açtı, bir cephe de ben açayım da, çıkın işin içinden:)

    “her hikayenin bir öncesi vardır mutlaka ve bir sonrası”

    “hikayenin” öncesi ve sonrasına takıldım, hikaye kısmı ortası olmalı.
    ortası yaşanılan “bu an” yani henüz anlatılmayan kısmı. (anlatılmaz yaşanır esprisinden) anlatılıyorsa hikaye, yaşanıyorsa ona ne denir?

  12. Ebru Says:

    Savrulmuş küller midir bizi biz eden:(

  13. Ebru Says:

    Sır denir:) Zihni Abi.

  14. kacakkova Says:

    zihni hocam,
    valla “de hadi cikin isin icinden” demeye hakkin var, bu sordugun soruyla….
    aysegül’ün cephesini kapatalim bu vesileyle….
    güzel bir noktayi yakalamissin, ben “öncesi ve sonrasi” derken aslinda tam olarak “simdiki zaman”da yasanani anlatinin disarisi‘na cikarmayi düsünmemistim, henüz anlatilmayan bu an yasaniyor olan hikayenin ugrak yeridir henüz…
    tipki an’in (bir gecmis ve bir gelecek’e baglamadan) kendinde yayilimi ve boyutlarinin belirlenemezligi gibi bu hikayenin de öncesi ve sonrasiyla iliskilendirilmeden anlamlandirilmasi olanakli olmayacaktir…
    her hikaye baska bir hikayenin icinden dogar, kendisini öncesinde baska hikayelere baglar ve benzer sekilde sonrasindaki hikayeleri de kendisine baglar dolayli bir sekilde…
    ebru’nun söyledigi bu bakimdan cok ilginc, yasanan hikaye henüz daha bir sir’dir, ancak anlatildiginda sir kendini acik edecektir, ancak tek bir okuma bicimi olamayacagina göre hic bir hikayenin sirri tümüyle massedebildiginden de söz edemeyiz….

  15. kacakkova Says:

    buradan zaman’li siirlerin hatirlanmasi dogal haliyle….
    hilmi yavuz’un, “erguvanlar geçip gittiler bahçelerden/geriye sadece erguvanlar kaldı” dedigi “aynalar ve zaman”i mesela…

    İşte tenha her yanımız, hep tenha
    ne aradık sözcüklerin kuytularında
    ne bulduk soldukça çoğalan dilimizde?
    Zamanın sırı hâlâ duruyor olmalı ki üzerimizde
    biz bakınca görünen aynalard
    ı”

    öyle ya, zamanin savrulmus külleridir bizi biz eden, üzerimizde kalan sir….elbette giderken, hep giderken avuclarimiza sikistirdigimiz toz parcalari….”yollar ve zaman” saklanir…

    elbet buluşulur, orda, o yerde…
    bir hüzün töreniyle kutlanır
    bulunur birşeyler ve saklanır
    saklanan Zaman mı, yoksa yol mudur
    aranır bahçelerde ve şiirlerde

    ….zaman farketmeden gecip gider, küller küllere karisir, “küller ve zaman” karisir hep….

    Zaman, dilsiz çocuk, Zaman…
    ince aşklarla yırtılan
    sendin, yollarla erguvan
    sunulmuş lanetli kışlardan
    aldığım belirsiz dokunuşlardan
    kopan tenini dinledin

    akip gidersin öyle, sesinde söylenmemis sözlerin kalir, sessizliginde söylenmis sözcük yaralari, akip gidersin yollarla sararmis sonbahar yapraklari….

  16. kadın Says:

    ya şiir gibi filmdi bu arada hakikaten…

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: