ben, yani yakup

by

“….bir gün bir boy aynası satın almak istiyorum ben
Kirli ve eski
Bir at arabasının aynaya doğru büyüyen içinde
Onu ben taşıtmak istiyorum, caddelerin
İntiharlara doğru büyüyen içinde
Ben, yani Yakup
Kurbağalara bakmaktan geliyorum işte
Açgözlü, mor kurbağalara
Akşama doğru birdilim ekmek yiyeceğim belki
Bir bardak da süt içeceğim. Sonra
Bir güzel uyumak istiyorum, bütün gün çok yoruldum
Ben
Gözlükten, taş hamurdan ve çarşaflardan
Ve biraz hiç çağrılmamaktan yapılmış Yakup
Uyumak istiyorum.

…..”

Edip Cansever, “Çağrılmayan Yakup”

Reklamlar

8 Yanıt to “ben, yani yakup”

  1. ekmekcikiz Says:

    Bu sabahın sürprizleri Zeynep’ten sonra sizden geldi. Ne güzel! :))
    Bir de şu tepedeki balıkları sormak istiyorum, onlar tahta boyama mı, taş mı?

  2. kacakkova Says:

    zeynep’in süprizini ben de aksamdan almistim, sagolsun….
    baliklar tahta degil kesinlikle….ama tas da degil saniyorum….alci gibi basit bir sey de degildi, cini olabilir belki…..

  3. Mehmet Hayri Zan Says:

    ne kadar ne kadar ne kadar güzel…

  4. zeynep Says:

    “odamın penceresi yok – iyi ki yok –
    konuşuyorum kendimle”,

    diyen Cemal vardı bir de sevgili kaçak. O da neredeyse Yakup kadar yalnızdı. Hatırlarsın…

  5. Ahmet Alper Says:

    Ve biraz hiç çağrılmamaktan yapılmış Yakup

  6. z.betül Says:

    bu şiiri 1989 yılında, üniversiteden mezun olduğum yıl yani, arkadaşlarımın benim için yazdıkları küçük notlar yerine yıllık kuruluna vermiştim de basmadılar, onlara bir gönderme yaptım sanıp da mı alındılar da basamadılar ( yeni bir cümle yapısı:), bilmiyorum, sormadım, zaten onlarla konuşmuyordum, sonra yıllığın en arkasına, çünkü cübelli bir fotograf çektirmeyi de reddetmiştim, siyah beyaz küçük bir fotografımı bastılar, “gonca-i tabip” dedikleri yıllık işte bu yüzden çağrılmayan yakup’suz çıktı…

  7. kacakkova Says:

    sevgili betül,
    niye almadilar merak ettim simdi, “ac gözlü mor kurbagalara bakmaktan geliyorum” kismina mi takildilar ya da ne oldu? onlarla konusmadigina göre, “bize kesin bi gönderme vardir” diye düsünmüslerdir herhalde.

  8. z.betül Says:

    onlar kurbağa bile değillerdi diyeceğim, aç gözlü ve mor gözlü de değillerdi, ama “bile” deyince kurbağaları aşağılamış gibi oluyorum haşa, öyle bir şey demiyorum. o zamanlar “biz” ve “onlar” ayrımı netti, şimdiki gibi herşey biribirine geçmiş değildi. nefret ve sevgi sınırlanabilir, tanımlanabilir duygulardı ayrıca. birbirimizi hiç sevmiyorduk, nefret ediyorduk hepsi bu:) ve biz son arada kalmış kuşak, tükeneceğiz

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: