yani…

by

“Diyorum ki ….” ifadesini düşün, örneğin, “…cak” iddiasına eş düşen “Diyorum ki yağmur yağacak”daki. “Diyor ki …cak”, yaklaşık olarak, “İnanıyor ki … cak” demektir. “Varsayalım ki …diyorum”, “Varsayalım ki bugün … cak” demek değildir

[ Felsefi Soruşturmalar, 2. Bölüm, X, s.212, Ludwig Wittgenstein ]

Reklamlar

13 Yanıt to “yani…”

  1. togliatti Says:

    Ha bi de, “varsayalim ki X boyledir” demekle “diyorum ki X boyledir” ayni niyete yonelik de olsalar otekindeki yansimalarinda buyuk farklar yaratabilirler. Cunku varsaydigimizi aninda yok da sayabiliriz ama “diyorum ki…” ile bir kere laf agzimizdan cikmayagorsun, o bize kene gibi yapisip kalmistir artik. Yuvarlama icat oldu da mertlik bozuldu gibi birsey iste. O da neyse artik…

  2. boş arsa Says:

    “…dir/…dır”, “…meli/…malı”, “…gerek/…şart/muhakkak/mutlaka” bilimin yavaş yavaş, sanatın çoktan uzaklaştığı deyiş biçimi sıradan düşündeşlerin dilinde… Bu, dilin genetiği midir?.. Dünyanın sabit olduğunu yüzlerce yıldır biliyoruz… Ama hala, “Güneş batıyor/doğuyor” dediğimiz gibi mi?…

    Yoksa tırnak içine alınan deyiş biçimi efendi köle dilinin uzantısı mıdır?… Yahut efendilik kölellik algısı örtülü biçimde sürmekte midir?

  3. farukahmet Says:

    Peki, ben tüm cesaretimi toplayarak soruyorum: bu alıntıdaki mühimlik nereden geliyor? Nedir buradaki ilginç tespit? Ben okuyorum okuyorum, bir keşif bulamıyorum. Biri bana açıklasın.

  4. Ömer Says:

    Faruk bey, Wittgenstein’ın, bilim ve felsefe tarihinde hiç gündemden düşmeyen en debdebeli konuya, bilmek ile inanmak arasındaki farka işaret ettiğini “sanıyorum”.

    “Bugün yağmur yağacağına inanıyorum” ile “Bugün yağmur yağacağını varsayıyorum” arasındaki fark. Mesele tabi ki bu kadar basit değil..

  5. kacakkova Says:

    nasil bir aciklamaya girismeli kestiremedim farukahmet abi….
    buradaki cok ilginc bir tespit midir onu da bilmiyorum….
    okurken bana ilginc geldi, epey bi geri dönüp tekrardan okudum…cok bir yere varamadim, kimi sezgiler disinda….
    wittgenstein dili o kadar kurcaliyor ki, biraz okuduktan sonra o ne diyor ben ne anliyorum karisiyor birbirine….
    sonunda bir seyleri anliyor gibi oluyorsun, ama ne anladim diye anlatmaya kalksan durum yine acayiplesiyor….
    su yukardaki alinti öncesi ve sonrasi birlikte alinsa belki daha yerinde olur sonuc almak icin….ayrira ayira gidiyor wittgenstein…ama alintilarla uzatmayayim….
    dili sorun edisinin en temel boyutlarindan biri, kayip dervisin dedigi gibi bilgi ile inanc arasindaki fark konusu kesinlikle…
    ifadelerimizin büyük bölümü varsayimli nitelikler tasiyor, “inaniyorum ki”, varsayalim ki” vs….
    bana sanki burada varsayimli ifadelerimiz arasindaki farkliliklar sorun ediliyormus gibi geliyor….
    “Bugün yağmur yağacağına inanıyorum” ayni zamanda “bugün yagmur yagacak, biliyorum” tonlamasi da iceriyor bir bakima….bir tür süphenin eslik ettigi bir ifade yine, ama ona ragmen ve yagmurun yagip yagmamasinin disinda söyleniyor gibi…”varsayalim ki bugün yagmur yagacak” ise yagmur yagmasina baska bir sinir koyuyor….
    belki direk alakasini kurmak zor ama bu baglamda John Patrick Shanley’in “süphe” adli filmi geldi simdi aklima….süphe, inanc, gercek ve gerceklik, ve tabii hakikat konularinda seyirciyi kendine döndürüp düsünmeye zorlayan önemli bir film bu bence…
    orada mery strep’in oynadigi rahibe “inaniyorum ki” konumunda duruyor, aslinda süphe icerisinde, ama asla bildigini söyledigi seye dair varsayimsal bir yaklasim göstermiyor….genc rahibe ise, digerinden daha cok dogrudan tanik oldugu verilere ragmen hic de öyle kesin bir konum alamiyor….
    biri süphelendigi ama bilmedigi bir durumu netlestirememenin acisini cekiyor…digeri ise inanmakla bildigi bir durumu kesinlestirmeye calismanin pesinde yol aliyor…her iksinde de varsayimsal bir durum ama konmlanislari temelden farkli…..
    filmin son sahnesinde bile bana kalirsa belirsizlik bir sekilde hükümünü sürdürüyor ama catismayi streep’in “biliyorum” demesi kazaniyor…..

    aklima bunlar geldi….umarim dagitmamisimdir daha cok….

    filmden söz etmisken, sonunda boyun egmek zorunda kalacak olan rahibin filmin baslangicinda söyledigi sözlerle bitireyim bari…

    “Şüpheye düşerseniz gerçeği kaybedersiniz”

    wittgenstein’in alintisini konusuyorduk, konu niye süpheye geldi allah bilir….

    burada durayim…

  6. old mc donald Says:

    wittgenstein dan alinti yaparken paragraf numarasini yaz haci, ki insanlar baksin da kontext i anlasin. bilenler aciklasin daha rahat… ayrica turkce cevirisi cok kotu felsefi sorusturmalarin ingilizce ya da almancasini da yazsan iyi edersin.

  7. kacakkova Says:

    yasli donald

    türkce ceviri konusunda hak veriyorum, cok kötü degil ama kötü….tractatus’taki keyfi vermiyor en azindan….

    kontext icin numaralari ilistirdim yaziya….

    ben aslinda alintilarin buraya aktardigim haliyle bize ne düsündürüyorsa öyle kalmasini istedigimden cok fazla wittgenstein’in kontexini görünür hale getirmiyorum….

  8. old mc donald Says:

    wittgenstein da bu inanc, bilgi, süphe meselesine ilgi duyanlar on certainity kitabini okusunlar. türkcesi yok. wittgenstein in üzerinde calisitigi son yapit. her zaman oldugu gibi baskalarina birakiyor kitaba ne yapacaklarini. sanirim felsefe tarihi icinde bu meselerle ilgili yazilmis en iyi kitap. felsefi sorusturmalari da daha iyi anliyor ( ne kadar olursa artik(; ) insan kesinlikle.

    asagida bi üc bes paragraf var kesinlik üzerine den. inanmakla bilmek tartismasina dair…

    172. Perhaps someone says “There must be some basic principle on which we accord credence”, but what can such a principle accomplish? Is it more than a natural law of ‘taking for true’?

    173. Is it maybe in my power what I believe? or what I unshakeably believe?
    I believe that there is a chair over there. Can’t I be wrong? But, can I believe that I am wrong? Or can I so much as bring it under consideration? – And mightn’t I also hold fast to my belief whatever I learned later on?! But is my belief then grounded?

    174. I act with complete certainty. But this certainty is my own.

    175. “I know it” I say to someone else; and here there is a justification. But there is none for my belief.

    176. Instead of “I know it” one may say in some cases “That’s how it is – rely upon it.” In some cases, however “I learned it years and years ago”; and sometimes: “I am sure it is so.”

    177. What I know, I believe.

    178. The wrong use made by Moore of the proposition “I know…” lies in his regarding it as an utterance as little subject to doubt as “I am in pain”. And since from “I know it is so” there follows “It is so”, then the latter can’t be doubted either.

    179. It would be correct to say: “I believe…” has subjective truth; but “I know…” not.

    180. Or again “I believe…” is an ‘expression’, but not “I know…”.

    181. Suppose Moore had said “I swear…” instead of “I know…”.

  9. matrushka Says:

    yani…
    kavramsal kelimelerin hepsini ya batı dillerinden ya da arapça-farsçadan almış olan dilimiz böyle azizlikler yapabiliyor…

  10. old mc donald Says:

    türkceyle ilgili bi sorun oldugunu sanmiyorum acikcasi. diller birbirinden alirlar, verirler. yapi kredi bi wittgenstein sayisi yapmisti cogitoda. orda kesinlik üzerinenin bi kismi cevrilmis. bakmak lazim tabii.

  11. kacakkova Says:

    wittgenstein’in temel önermeler, gramer ve dil-oyunlari ayrimini dikkate alirsak, önermelerin niteligi meselesine dikkat etmekte fayda var….
    yukardaki paragrafla dogrudan ilgili bir mesele bu….
    dil-oyunlarini mümkün kilan sey temel önermelerdir, yani bedenim varligini ve ayaklarimin altindaki zeminin gercekligini “sessiz bir uzlasimla” kabul ettigimiz türde örtük ve kesin önermeler…..
    kesinlik burada uzlasimsal gecerlilige isaret eder, kesin dogruluga degil….
    “temel önermeler” üzerine, “gec wittgenstein’da temel önermelerin niteligi” baslikli yazida bir degerlendirme mevcut, okunasi….

  12. old mc donald Says:

    “”….Durum böyle ise yani cognitive kategorisi olmadığını söylediğimiz bu önermeler, zaman zaman test edilebilir, empirik önermeler haline dönüşebiliyorsa bunun terside oluyorsa yani empirik olarak yeterince test edilmiş önermeler de temel önermeler haline dönüşüyorsa Wittgenstein’in bu konuda Moore’u eleştirmesi ve bu önermelerin bilgi kategorisinde yer alamıyacağı iddiası tartışılır bir iddia oluyor.”

    moore ” here is a hand” ya da

    1. Here is a hand
    2. Here is another hand
    3. There are at least two external objects in the world
    .: Therefore an external world exists derken

    ya da

    I do know that here is one hand derken bahsettigi bilmenin temellendirilemeyecegini söylüyor. bu bilme(ler) in analizi bizi paradoxlara götürür ama buna ragmen biliyoruz der. ben biliyorum, sen biliyorsun, o biliyor vs…ama bu bilgimizi temellendiremiyoruz. empirik bilgi falan degil bu yani. wittgenstein itirazi zaten bu noktada. adam bildigimizi seylerin zaten objektiv bilinebilir seyler oldugunu söylüyor. temel deneyim önermelerinin hangisinin nehirde ne zaman donup donmayacagini, nehirin yataginin nasil uzayip gidecegini nehrin kendisinden baskasi bilemez. ben elimin orda oldugunu biliyorum cümlesini söylemeden evvel zaten verili bi kesinlikteyim. ama bu kesinlik elimle, söylecegim cümleyle vs.. ilgili degil. sesimde bi ton gibi diyor w kesinlik icin. neyse konu dagildi gene. ama yazinin son paragrafi sanirim vahim bi yorum ve bilgi hatasi.

    ayrica dil oyunlarini mümkün kilan sey deyince bi sebep sonuc dizgesi geliyor insanin aklina. sakat duruyor bu ama baska bi tartismanin konusu. dil oyunlarini oynamamizi (ki burda yaptigimiz gibi) mümkün kilan sey-ler daha bi acik ifade. mesela elim var, beynim var: )bilgisayarim var…türkce biliyorum vs… nacizane tavsiyem aydinlatmayin, aciklayin mottosunu uygulamak olabilir w nin de sevecegi üzre.

  13. old mc donald Says:

    acik kilmak ama bilimde oldugu gibi sebep sonuc dizgeleri kurmak degil, tasvir etmek manasinda… hemen düzelteyim. polemiklere gelemem: )

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: