haysiyet ve zillet

by
ymaz

"Aslolan, Uğur'un nasıl bir dünyadan kovulmuş olduğu gerçeğidir.Nasıl bu hale geldik?" (Y.Türker)

Eleştirel Günlük’ün cağrısı üzerine, “23 nisan cocuk bayramı”nı  “devlet dersi”nde katledilen Ugur Kaymaz’a “zarfsız kuşlar” göndererek haysiyetsiz dünyamıza armağan ediyorum: sevinin çocuklar övünün büyükler. Hayatta kalmanın haysiyeti , zillettir.

Reklamlar

7 Yanıt to “haysiyet ve zillet”

  1. metin Says:

    Ben de öyle yapmıştım sevgili dostum. Çoğaldık…

  2. boş arsa Says:

    Meçhul Öğrenci Anıtı / Ece Ayhan

    Buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında
    Bir teneffüs daha yaşasaydı,
    Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür
    Devlet dersinde öldürülmüştür.

    Devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu:
    – Maveraünnehir nereye dökülür?
    En arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı:
    – Solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine!dir.

    Bu ölümü de bastırmak için boynuna mekik oyalı mor
    Bir yazma bağlayan eski eskici babası yazmıştır:
    Yani ki onu oyuncakları olduğuna inandırmıştım

    O günden böyle asker kaputu giyip gizli bir geyik
    Yavrusunu emziren gece çamaşırcısı anası yazmıştır:
    Ah ki oğlumun emeğini eline verdiler

    Arkadaşları zakkumlarla örmüşlerdir şu şiiri:
    Aldırma 128! İntiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında
    Her çocuğun kalbinde kendinden büyük bir çocuk vardır
    Bütün sınıf sana çocuk bayramlarında zarfsız kuşlar gönderecek

  3. Elestirel Gunluk Says:

    Sagol kacak!

  4. Ömer Says:

    korkarım bugün hakkari’de yine aynı şey oldu/olacak…

  5. y.mert Says:

    ben sana gitme dedim lal-i sevdam
    dağ başları nı haramiler tutmuştur,çıkma bu gece vakti dedimdi
    sana bu ayaz vakti zemherinin gitme dedimdi
    dedimdi de dinletemedimdi lal-i sevdam
    bak yagmurlar yagıyor şimdi
    bilirsin ben sevmem yağmurları
    ayakkabılarım su çekerdi hep,işte bu nedenle lal-i sevda şu an sıcak bir odadayım ama ayklarım üşüyor
    lal-i sevda yagmurlar yagıyordu ve geçenlerde televizyonda bir adam yatıyordu boylu boyunca yerde,üstüne gazate örtmüşler
    sanki tanrıdan sanki günahlardan saklıyorlardı hrant dinki bu gaztelerle
    lal-i sevda ayakkabıları delikti hrant dinkin de,demek o da yagmurları sevmiyor
    ah lal-i sevdam nerelerdesin şimdi
    al sen ve hrant dink burada olmalıydınız
    ayakkabılarımız su çekmeden ”sarı geli’i söylemeliydik
    bir senin bir benim bir de harantı diliniden
    ,zaten lal-i sevdam türkülerin dili nedir ki
    olur mu olabilir mi ayrı gayrılı türkü dilinin
    ah lal-i sevdam sen çocuktun ve tanrılar bir de kutsal kitaplar unutmuştu seni
    seni lal seni herkes unutmuştu
    bir ben bir de hrant dink in ayakkabıları bir de sarı gelin unutmadık hiç
    nerdesin,canın yanıyor mu,en önemlisi lal-i sevadam ayakkabıların su çekiyor mu
    bilirisn bir çocuk en çok ayakkabısından utanır
    utanmazcasına hrantın dink in ayakkabılarını gaztesiz gösterdiler ya
    en çok da bundan lal en çok da bundan bir sen bir ben bir de hrantın ayakkabıları utandık
    şimdi dag başları harami keser
    ayazdır oaralrı
    bense sana lal-i sevdam gitme dedim dedim de dinletemedim

  6. orlando Says:

    Hakkari’de korkulan oldu, kafası dipcikle ezilen çocuk ağır yaralı.

    http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=932674&Date=24.04.2009&CategoryID=77

  7. senay izne ayrildi Says:

    yaptıkları ve yapacakları yanlarına kalıyor hep.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: