“Dehşet! Dehşet!”

by

karanliginyureginden1

“Kader. Benim kaderim! Hayat çok tuhaf; boş bir amaca hizmet eden, merhametsiz bir mantığın esrarlı bir düzende şekillenmesi. Ondan bekleyeceğimiz en büyük şey, kendimizi bilmektir. Bu da çok geç öğrenilir. Acısını dindiremediğimiz pişmanlıkların hasadı. Ölümle güreştim. Bu, hayal edebileceğiniz en sıkıcı müsabaka. Bu, ayaklarımızın altında dayanacak bir şey olmaksızın, boşlukta, sizi alkışlayacak hiçbir seyircinin bulunmadığı bir yerde, zafer beklemeksizin veya büyük bir zafer arzusu ve yenilgi korkusu olmaksızın, ılık bir şüphenin hasta atmosferinde, kendi haklılığınıza fazla inanmaksızın ve düşmanınızın haklılığına daha az inanarak maddi olmayan gri bir ortamda yapılan müsabakadır. Eğer aklın ulaşılabilecek en yüksek seviyesi buysa, hayat bazılarımızın zannettiğinden daha zor bir bilmecedir. Kurtz’un yapmış olduğu seçimi yapmama kıl payı kalmıştı ki, o konuda söyleyebilecek hiç bir şeyim olmadığını alçakgönüllükle kabul ettim. İşte bu sebepten dolayı Kurtz’un olağanüstü bir insan olduğunu kabul ediyorum. Onun söyleyecek bir sözü vardı ve söyledi. Ben de aynı uçurumun kenarından dibe baktığım için, kandilin alevini göremeyen bakışımın anlamını daha iyi anlıyorum. Bu bakış, ışık geçirmeyen karanlıkta çarpan bütün yüreklerin sırlarına nüfus edecek ve bütün evreni kucaklayacak kadar da muhtevalıydı. Bildiklerini özetlemiş ve bir hükme bağlamıştı. Karanlığı “dehşet!” kelimesiyle özetlemişti. Kurtz, olağanüstü bir adamdı. Aslında bu da bir çeşit inancın ifadesiydi. Bu riyasız, inanç dolu ve fısıltısında isyan notaları titreyen bir ifadedeydi. Onda bir anda yüzyüze gelinen hakikatin korkunç çehresi, arzu ve nefretin garip bir şekilde birbirine karışması vardı. Bu fiziki acıyla dopldolu ve ölüme mahkum olan herşeye tepeden bakan şekilsiz gri alem, hatta acının kendisi bile, çok iyi hatırlıyorum ki, benim değil onun ulaştığı zirveden görülebilirdi. Hayır! Benim yaşadığımı zannettiğim bu bakış açısı ona aitti. Doğru, ben tereddütle uçurumun kıyısından geri dönerken, o son adımı da atmış uçurumun dibine ulaşmıştı. Belkide aramızdaki bütün fark buydu. Belkide ulaşılabilecek en büyük akıl seviyesi, bütün hakikat ve bütün samimiyet, sadece, bu gözle görünemeyen alemin eşiğini atladığınız o kısacık ana sığdırılmıştır.”

[ Karanlığın Yüreği, Joseph Conrad ]

Reklamlar

5 Yanıt to ““Dehşet! Dehşet!””

  1. gunes Says:

    dedimki hayret ne güzel yazmış..Meğersem ki alıntymış..neeseki oda bişi. devamını bekliyoruz sizden de..

  2. orlando Says:

    Bu alıntı hangi çeviriden?

  3. kacakkova Says:

    sevim kantarcioglu cevirisi…..bahsedecegim ilk firsatta….

  4. zeynep Says:

    Bu kitabı defalarca elime alıp, sonra vazgeçmişimdir. Neden bilmem, bir türlü okumam mümkün olmadı. Bendeki çevirisi Ali Kayalar’a ait. Yeniden denesem…

  5. kacakkova Says:

    sevgili zeynep,

    hayli cevrilmis bi kitap demek ki, ali kayalar”inkini duymamistim…..bildigim iyi cevirisi iletisim’den sinan fisek cevirisiydi…..kantarcioglu’nun cevirisi aksakliklarla ilerliyor, yer yer tikaniyor hatta….bu alintida ki bozukluklar bir baskasiyla karsilastirmadan da görünüyor zaten…..yine de, cok severek okudum bu cevirisini….aslinda kitabin meseleleri pek cok bakimdan dönüsüme ugramis durumda….sömürgecilik ya da etik meseler….yine de anlatinin cekridegini olusturan konular üzerinde yeniden düsünmek imkani fazlasiyla var….eminim alip bir solukta okuyacagin bir zaman gelecek…..okuduktan sonra yine sözünü etmeyi unutma yalniz…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: