israil-filistin

by

„Filistin!Filistin“ başlığında ve yorumlarda söyleyebileceklerimi söylediğimden devam eden tartışmalara dahil olamadım. Ancak sorun ağırlaşıyor. Başlayan kara harekatı, abd’den yapılan açıklamalar gösteriyor ki, Hamas diye gösterilen gerekçe İsrail’in “yavuz hırsız evsahibi bastırır” konumdan başka bir anlama gelmiyor. Soğuktan dolayı (eksi yirmilerde titriyoruz)  içeriye doluşan ve iki saatte iki kasa pilsator‘u deviren penner‘ların gündemi de israil-filistin meselesi bugün. Gerilim artıyor nereye varacağız bakalım. Kulak misafiri olmaya çalışıyorum, sıklıkla geçen sözcüklerin “idioten Hamas” olduğuna bakılırsa israil’e hak veren bir düşünce egemen muhabbete. İçlerinden bir kaçı yalnız bu söz her geçtiğinde “oo, nein nein, total falsch!” diye itirazlarını yükseltiyorlar. Bildiğimiz türde bir kamplaşma olduğu belli, ancak devamda ne dediklerini anlayamıyorum! Çok hızlı ve inanılmaz bir berlin aksanıyla konuşuyorlar. Benim hoch deutsch‘um konuşulanları anlamaya yetmiyor. Sağda solda bloglarda yazılanları takip ediyorum bu arada, çok üşüyünce gidip kaloriferin önünü işgal etmiş olan köpeklerin arasına sıkışıyorum, bazı yazılar özellikle  yürüttüğümüz tartışmayı çeşitli yönlerden kapsayarak sürdürüyorlar, dolayısıyla kimilerini özetle buraya alıyorum.

Passiveapathetic, “ölümlerin parite değeri” başlığıyla, “o başka” denilen ana ilişkin, zihinlerimizde işleyen mekanizmaya işaret ediyor:

Kafamızda, en efendim özgürlükçüsünden en ilericisine; en aydınından en modernine; en sağcısından en solcusuna; en entelektüelinden en militaristine; en eylemcisinden, anarşistinden en liboşuna; en dindarından en dinsizsine; en kürdünden en türküne; en müslümanından en alevisine; en elitinden en avamına hepimizin kafasında iğrenç bir mekanizma var. Ahlakı, erdemi, insan olmayı, hatta belki de bir ömür boyu onların uğruna savaştığımızı zannettiğimiz bütün değerleri bir anda bir kenara attırıveren ve kendini gösteriveren iğrenç bir mekanizma. Ölümlere çaktırmadan değerli ve değersiz diye değer biçtiren. Kimin daha çok üzünülmeyi hakettiğini tespit eden. Birçoğu elinde olmayan sebeplerle kişiliğinin bir parçası olmuş özellikleri yüzünden, ölümlerinin ardından bile ölenleri yaftalayan, ölülere dudak büktürten. Sırf ölenler için üzülenler bu iğrenç mekanizmaya ait reflekslerimizi tetikleyen başka bir guruh insan diye ölenlere burun kıvırtan. En hafifinden, en vicdanlısına … ama o ölenler de… dedirten.

Düsünceler‘de „tarihle savaş“ olarak değerlendiriliyor süreç. Özellikle Tarik Ali’den yapılan alıntıyı alacağım:

“Belki İsrail vatandaşları, Sheakespeare’den alınma şu satırlar üzerine kafa yorarlar. Venedik Taciri’nden aldığım bu bölümü biraz değiştirdim: ‘Ben bir Filistinli’yim. Gözlerim Filistin gözleri değil mi? Ellerim, organlarım, boyum posum, hislerim, sevgilerim, tutkularım Filistinli değil mi? Aynı bir Yahudi gibi ben de aynı gıdayla beslenip, aynı silahla yaralanıp, aynı hastalıklara yakalanıp, aynı ilaçlarla sağalıp, aynı kış ve yazla üşüdüm ve terlemedim mi? Bizi vurursanız, kanamaz mıyız? Bizi gıdıklarsanız, gülmez miyiz? Bizi zehirlerseniz, ölmez miyiz? Ve bizi aldatırsanız, intikam almayacak mıyız? Eğer biz siz geri kalanlara benziyorsak, sizin yaptığınızı yapacağız.. Bize öğrettiğiniz vahşeti ben de yapacağım; ve zor olacak, ama gidişatı düzelteceğim.” Tarık Ali

Diğeri bir yazı Sever Işık’ın „yahudi teolojisi, siyonizm ve israil“ başlıklı yazısı. Girişte şöyle deniyor:

“İsrail’i politik bir  proje olarak tasarlayan ve var eden  Siyonizm,  modern milliyetçi/ırkçı  politik bir ideoloji ve projedir.  “Vatansız Yahudi halkı için bir ulusal yurdun kurulması” amacı ile uygulamaya konulan bu  proje, İsrail’i vücuda getirmiş olmakla beraber tamamlanmış değildir. Seküler olmakla beraber siyonizmin, yapısal olarak, Yahudi teolojisinden etkilenmesi kaçınılmazıdır.  Siyonizm “gramer” ise bu gramerin “sentaks”ı ve bu sentaksa döşenen “lügat” Yahudi dinidir. Hatta siyonizmin, sekülerleşmiş bir Yahudi teolojisi olduğunu söyleyebiliriz. Aşkın akide dünyevi iman ve  amaçlar olarak dimdik ayaktadır. Ortodoks Yahudiler için ise siyonizm bir dini milliyetçiliktir.

Son olarak, Yıldızoğlu’nun „anlaması zor bir savaş“ yazısı sorduğu sorular ve işaret ettiği hesap hatası nedeniyle dikkat deger:

“ABD basını Hamas’ı da (Sünni olmasına bakmadan) İran maşası ilan etti. Mısır ve Suudi rejimleri Hamas’ı provokasyonla suçlayarak İsrail’i desteklemiş oldular. İsrailli uzmanlar, Hamas’la uğraşmak yerine doğrudan İran’ı vuralım demeye başladılar (Jarusalem Post, 03/01/09). Türkiye hükümeti, kolları sıvayıp, belki de Gazze’ye asker göndermeye kadar uzanacak bir arabuluculuk görevini üstlenmeye, Sünni hattını inşa etmeye soyundu.
Bu açıdan bakınca, İsrail’in zamanlaması anlaşılabiliyor: Bush’un son aylarında Hamas’ı imha ederek zemini, Ortadoğu’da Obama için hazırlamak. Ancak Arap sokakları yine huzursuz; Mısır’da Müslüman Kardeşler, Hamas’ı bahane ederek, hükümet üzerindeki baskılarını daha da arttırdı. İran’da radikaller yine güçlendi. Bana, İsrail ve Filistin çocuklarına yine çok pahalıya patlayacak bir ‘hesap hatasi’yla karşı karşıyaymışız gibi geliyor.”

Reklamlar

Bir Yanıt to “israil-filistin”

  1. uzakkarlibirülkeden Says:

    pek sevgili kacakabi,
    ekledigin yazilarin herbiri kendi icinde sonderece zihin- ufuk acici cözümlemeler iceriyor..
    tesekkürler ulastirdigin icin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: