bekir’in tiradı hakkında

by

Demirkubuz’un Masumiyet ve Kader‘deki hikayesi  üzerine, ama özel olarak da Masumiyet‘deki Bekir’in ünlü ‘tirad’ıyla ortaya çıkan hikaye üzerine hoş bir değerlendirme yazısı var proscenium arch‘ da.

“Bekir’in içi, hikayeye “Uzatmayalım” diyerek devam eder: Kısa bir uzun hikayeyi uzatmak istememektedir Bekir; oysa bütün olanlar aslında onun tutkusunun uzattıklarıdır. Yaşamaya geçerli gerekçe olamayan tutkunun kendisi sinematografik anlatının da uzatılmasını engelleyecek gibi görünür ama, aslında Bekir anlattıkça (ve Demirkubuz anlatmayı Masumiyet’te ve Kader’de sürdürdükçe) anlatılanların yaşanmış olması anlam kazanmaya başlar. Dostoyevskiy’in hortlamasıdır bu bir bakıma. Bir bakıma ise Uğursuzluk artık hikayesizlikle aynı anlama gelmemeye başlar. Zagor ve Uğur kaçmışlardır; “altı ay mı bir sene mi?” Bekir yine belirsiz sayılar verir; kesin olarak sayamayacağından değil, ölmemek ya da özlememek için kesinliğin yitirilmesi gereken zamanlar olduğundan. Altı ay mı geçmiştir bir sene mi kayıp sırasında, ne önemi var? Uğur yokken Uğursuzluk, kendine has işleme yasaları olan bir takvim gibi iş görür. Durur ve yeniden ilerler ve temelde bir geçişi değil, bir “kaybı” söz konusu ederek aslında zamanın peşine düşer. Bekir “o anı” hiç unutamaz, orada durur, orada yaşar.”

Reklamlar

6 Yanıt to “bekir’in tiradı hakkında”

  1. madafaka Says:

    şu aşağıdaki yazıyı okuduktan sonra düştü aklıma kader. izledim de. bir teşekkür edeyim. soluklandıktan sonra bir şeyler yazacağım. ama önce soluklanmak lazım de mi.

  2. aydan atlayan kedi Says:

    Bekir’in tutkusunu görünce korktum ben tutkulu olmaktan. Herhangi bir şeye elimde olmadan bağlanmaktan… Çünkü, yıllardır kendin olmak için çabaladığın herşeyi bir çırpıda çöpe atabilir tutku. Belki de insanın en tehlikeli, kendisinde en çok korkması gereken tarafı bu…

  3. kacakkova Says:

    madafaka selam kardes,

    kader’i izlediysen elbette önce bir soluklanmak lazimdir…..diyeceklerini merakla bekliyorum……

    …….

    aydan atlayan kedi hos geldin,

    bekir’in tutkusu korkutucu gercekten de…..keza ugur’unki de……bir seye elinde olmadan baglanmak fikri korkutucu, insan her seyi kendi bilinci ve iradesi dahilinde olsun istiyor…..evet ama, bekir ve ugur, eger kendilerini yollara düsüren gücü izlemezlerse, sahip olacaklari hayatin ne kadari kendi bilinclerine ve iradelerine ait olacak gercekte……”yillardir kendin olmak icin cabaladigin herseyi bir cirpida cöpe atabilir tutku” sözün beni cok düsündürdü……cünkü aslinda izledigimiz hikayede, hikayeyi ayakta tutan, kahramanalarimizi gercekten kendileri kilan sey tutkulari……tutkuyu cikardigimizda hikaye cöküyor bir bakima ve evli evine köylü köyüne dönüyor……”insanın en tehlikeli, kendisinde en çok korkması gereken tarafı bu”, katiliyorum kesinlikle……elbette, insanin kendisi olmak icin cabaladigi her seyi tutku adina bir cirpida cöpe atmasi dogru degil, ama bununla birlikte yine de belirli bir anda yine “kendisi-olmak-icin” tehlikeyi göze almasi, kendisinden en cok korkmasi gereken yolda ilerlemesi de gerektir diye düsünüyorum……

  4. tolga Says:

    Kader ve Masumiyet’te donenin “tutkudan” ayrilan bir sey oldugunu dusunuyorum. Tutku’da bir insan baskasina (ya da baska bir sey’e) tutulur, onun cazibesinden kendini siyiramaz. Ama her zaman akli bir yon vardir tutkuda, onun etrafinda donup dolasirken “sey”e gercekten dokunma istegi bulunur. Sey’e yakinlasinca (belki korkulur ama) ondan kacilmaz.

    Bekir’de olana belki “tutku otesi” diyebiliriz, Freud’un haz otesi dedigi “jouissance” gibi. Bekir, Ugur etrafinda donusunde bir pozitiflik aramiyor, surekli donuyor, duruyor, bu donusun kendisi olmadan yasayamiyor ya da tam tersine ancak”yasayamayarak” yasayabiliyor. Ugur, erkek cocuga emir veren, kaba kufur dahil agzina geleni soyleyebilen kadin imgesi olarak var filmlerde. Yani Ugur bir bakima “fallus”un onemsizliginin farkinda, Masumiyet’te Yusuf’a “gel lan becer beni, hadi lan ne bicim erkeksin” dediginde mesela ve daha bir cok sahnede bunu acik acik sergiliyor… Zagor, yani yanina yaklasildigindan itibaren “olduren”, katleden, yasanin “irrasyonel”itesini uygulayan ADAM, Ugur’un sevdigi. Kader’deki, cocugun (Ugur’un kardesinin) kicina pandik atilmasiyla, Zagor’un adama hiddeti ve vahseti mesela. Dikkat edelim: Ayni adam Zagor tarafindan fena halde dovulerek cezalandirilirken, aslinda “sucu” isleMEmistir. Pandik filan atmamistir adam bu sefer ama yine de dayagi yer! Zagor, katisiksiz, korkutucu Baba’dir, Yasa’yi oldugu gibi uygular. Ugur kendi “fallik” gucunu belki de Zagor’a yaslamaktadir, belki Bekir’in Ugur’a bagliligi bu ucgende, Zagor-Ugur-Kendi(Bekir) ucgeninde yasadigi Oedipal cikmazin sonucudur.

    Ama filmlerde ortaya konan her ne ise bence tutku degil, olsa olsa hizla yasam’i terketmektir; kastrasyonu bir “imkana” cevirebilmeyi becereMEmek, fallus’a kurban olmaktir. Halbuki Tutku yaraticidir, nesnesiyle bulusamadiginda bile ondan baska nesneler yaratabilendir. Yani Sey’in aslinda olmadiginin farkinda olup, onu tekrar edebilendir tutku. Kitaptir, sarkidir, baska bir Kadindir, baska bir Cocuktur. Tutku zorunlu bir vazgecistir bu anlamda, ya da “tutulan”a bagli kalmaktir, Tutulan’in duslerini baska sey’lerde yasatmaktir bana kalirsa.

  5. madafaka Says:

    Başka şeylere geçmeden önce şu şeye kafam takıldı. Ya tolga hocam. O pandik eden herifi döven Zagor değil sanki be. Zagor’un baba figürüyle de hiç bir alakası yok gibi geldi bana. Yanlış mıyım acep?

  6. tolga Says:

    Dogru diyorsun, haklisin madafaka, hafizam yaniltti beni:

    Zagor, “pandik atani doven adam”i oldurendi aslinda, degil mi? Baba’yi olduren yani bir bakima.

    Daha garip olan, Ugur’un gercek babasinin felcli, bir bakima “olu”, hayalet kiliginda olmasi degil mi?

    Yani bu durumda Zagor, gercek babanin yerine gecen Baba’yi olduren oglan olmus oluyor belki… Bir dusunelim bunu.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: