empodokles’e mektup

by

“Eğer metni yazan, ‘öznenin’ öldüğünü düşünüyorsa, şu halde ‘metin’ nesneleşecek ve okuyucu ise özneleşecektir. Enerjinin soldan sağa yayıldığı ve okuyucuyu kuramsal açıdan şişmanlatan bu süreç, senin metninde ise sağdan sola, yani okuyucudan özne olan metne ve kendisini metnin yerine koyan yazara doğru akmakta. Bu durumda cereyanın hezeyanına kapılan kişi, kendi metniyle mastürbasyon yapan ‘yazarın’ kendisi oluyor. Yani kadının, ancak ‘sevilmiş olan kendisini’ sevebileceği gibi, yazar da ancak ‘okunmuş’ olan kendisini seviyor. Aramızdaki fark sanırım tam da bu Emp(o)dokles. Çünkü ben, sadece ‘anlaşılmış’ olan beni seviyorum. İşte bu yüzden de metinlerim uzun, ilişkilerim kısa sürüyor…”

[Empodokles olmadığını kanıtlamak isteyen André Breton’dan, Emp(o)dokles’e Mektup (Yapıbozumun Psikanalizi) ]

Reklamlar

Bir Yanıt to “empodokles’e mektup”

  1. NaKHaR Says:

    çok garip bir şekilde şu paragraf hem içimde bir yerlere hemde beynimde bir çeşit etki yarattı ama şunu veya bunu yarattı diye ifade edemiyorum….

    bir blog daha keşfettim… 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: