Bir şeyler “hep ve iyi ki” eksik

by

Kucağında hiç varolmayan kadının bir kopyasıyla, Solaris'in iflah olmaz eksiği bilimci Kelvin

Bülent Somay’ın Lacan’ı Güzin Ablacı bir duruşla yorumladığı Bir Şeyler Eksik’i bir çırpıda okunacak cinsten. Eksikliği (eksiklik’i eklenmişsik olarak da okuyabiliriz) gösteren bir metinden özneyi tırmıklamayı, dürtüklemeyi, kapana sıkıştırmayı beklediğimden, Güzin Ablacılığı ile eleştirirdim Bir Şeyler Eksik’i ama yine de yorumlanıştaki yalınlık, espri, içindeki Woody Allen, Solaris, Passolini örnekleri dahi Somay’ın bu kısa kitabından keyif almak için yeterli olacaktır.

“Çoğumuz etrafımızdakilerin ‘İşte bütün, işte evren, işte mutlak gerçek!’ diye öne sürdüklerinin doğruluğundan kuşkuluyuz, o yüzden de bunlara karşı sinik, inançsız bir tavır almaya eğilimliyiz. Ama bunlara karşı da kendi bütünümüzü, kendi evrenimizi, kendi mutlak gerçeklerimizi vaazetmekten korkuyoruz. Çünkü bu tür iddiaların ancak söze dökülmediklerinde imana layık olduklarının farkındayız için için…” (vurgu bana ait)

Bu pasajı çok sevdim, bir de kelama güvensizliğimdeki sinik boyutun da açığa çıktığını hissediverdim. “Mısırlıların gizemlerinin kendileri için de giz olduğu” gerçeğini direkt sözcüğe dökmekten çekinmek gibi bir huyum olduğundan, Somay’a “el insaf “dedim için için… Neyse ki metnin sonuna doğru bu itimatsızlığa, gerekçemizi de sunmuş yazar:

“Hakikat, ona ulaştığınız andan itibaren dilin alanından çıkar; sözel ya da zihinsel bir ifade değil, beden/ruh (ya da beden/zihin) bir deneyimi kazanabilir ancak. Ama tam o anda da ‘anlam’ kavramıyla ilişkisini yitirir.”

Hakikat’in yani düzlemi dıştalayan ama aynı zamanda onu belirleyen “şey”e (Zizek’in Rancière’i referedip part-of-no-part dediği şey) dokunabilmenin dilini oluşturabilecek bir yöntem, kendine yani kendini yaratan söyleme bu kadar erken ve kolay başvurmamalı; kendine dokunacağı yolda özneyi bozup bozup yıkabilmeli; Somay’ın metni işte bu açıdan eksik kalıyor kanımca. Tabii, doldurulması kolay kolay / hiç mümkün olamayacak bir eksik bu, ondan kendisine haksızlık etmeyelim, keyifle okunacak bir kitap bu biz doğuştan eksikler için.

Reklamlar

3 Yanıt to “Bir şeyler “hep ve iyi ki” eksik”

  1. kacakkova Says:

    kitap rafta duruyor, “cok bilmis özne”nin yaninda, keyifle okunmayi bekliyorlar, ama daha bir zaman okuyamayacagim….
    somay’in dilini, mizahini ve kavramlari rahatlikla kullanma bicimini severim sahsen….zor meseleleri eglenceli ve anlasilir, üzerinde düüsnülebilir hale getiriyor böylelilkle….ben daha cok dergilerde falan yazdiklarindan izledim somay’i….katilayim katilmamayim yürüttügü tartismalardan hep keyif aldim….sosyalist tramvaylarin da genc kizlari ezdigini söylediginde dikkatimi cekmisti saniyorum ilk….sonrasinda lacandi, zizekti kendisini takip ettim…kendisini ayrica bilimkurgunun ve polisiyenin yer etmesindeki cabalari dolayisisyla da takdir etmek isterim lafi acilmisken…..”iyi bilimkurgu”yu, “iyi polisiye”yi biraz da sayesinde türkcede bulma imkani bulduk sayilir…..zannimca somay’i ayrica zizek’in türkiye versiyonu olarak da belirtebiliriz….versiyon derken somay’in birikimini ikincillestirmek ya da yorumlarini basitlestirmek anlaminda söylemedigimi de belirtmeliyim….tamam, zizek kimi zaman insana, “lan ne diyo bu” seklinde taklalar attirirken somay daha fazla anlayacagimiz dilden konusuyor, ama bunun üzerinde durmak gereksiz….bir süre sonra alisinca zizek’te “yag gibi” gidiyor zaten….zizek’in türkiye temsilciligi acilirsa bas bayiligi bence somay almalidir….
    kitabi okuduktan sonra da “eksik” hakkinda bir seyler derim artik….simdi eksik bir seyler söylemeyeyim…..

  2. tolga Says:

    Evet, postta da söylemek istediğim üzere ben de Somay’daki yalınlığa zaman zaman sempati duyabiliyorsam da, senin tabirinle Zizek’in Türkiye temsilciliğine soyunmuş birinden daha “fazla” bir şeyler bekliyorum. Beklentim, Somay’ın bahsettiğimiz metinde sözettiği Türkiyeli yarı-aydın-angut (angut eklemesi bana aittir) tiplemesinin psikolojik ve politik sorunlarına cevap bulmaktan ziyade, ona soru sordurabilecek bir “fazla”… Ve bu fazla metinde yok.

  3. beyazgelinciik Says:

    eksik de olmalı..
    biz niçin varız ki
    bazen iç geçiriyoruz, şunlan şunlar hep böyle tam olsaydı hepdüzgün eksiksiz kusursuz olsaydı..
    e ozaman bizim burda ne işimiz olurdu değilmi..
    değişik bir kitap.. farklı bakış açıları.. bir bakmak gerek..
    güzel analiz edilmiş tarafınızdan

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: