“Ben dertli değildim, yaşarken oldum”

by

The Guardian’da kısa sorulardan oluşan Zizek’le ilgili eğlenceli bir röportaj yapılmış. Ben de en eğlenceli gördüğüm birkaç soruyu ve cevabı çevireyim dedim, parantez arasına yer yer yorum da sıkıştırarak :

En büyük korkunuz nedir?
Ölümden sonra dirilmek – bu yüzden ölür ölmez yakılmak istiyorum. (Gariptir, Zizek gibi ben de her zaman ölümden sonra yakılmak istemişimdir! Bir de eğer sonu zaten ölüme gidecek bir hastalığa yakalanırsam, ötenazi uygulayacak bir dosta ihtiyacım var. Maalesef teklif ettiğim en yakın dostlardan biri reddetti.)

En erken hatıranız ne?
Annemi çıplak görümüştüm. İğrençti. (Valla ebeveyni birlikte yaparken görmek çok daha iğrenç olabiliyor.)

Kendinizde en beğenmediğiniz özellik nedir?
Başkalarının çaresizliklerine aldırmamak. (Bak bu harbiden kötüymüş. Olsun o kadar antihümanistlik kadı kızında da olur.)

Başkalarında en beğenmediğiniz özellik nedir?
İhtiyacım olmadığında ya da istemediğim halde yardım teklif etmekte ısrar edilmesi.

Mal mülk dışında satın aldığınız en pahalı şey ne?
Hegel’in toplu eserlerinin Almanca yeni baskısı.

En değerli mülkiyetiniz ne?
Bakınız bir önceki soru.

Nasıl gevşersiniz?
Sürekli ve sürekli Wagner dinleyerek.

Sizi ne depresif hale getirir?
Aptal insanları mutlu görmek. (Benim cevabım da herhalde zeki insanları mutsuz görmek olurdu bu durumda. Bence bu dediğim çok daha üzücü birşey ger
çekten. )

Kendinize nasıl hoş bir kostüm seçerdiniz?
Kendi yüzümü taktığım bir maske, böylelikle insanlar benim kendim olmadığımı ama benim gibi görünmeye çalışan bir başkası olduğumu sanırlardı.

Aşk nasıl birşeydir?
Çok kötü bir talihsizlik, canavarca bir parazit, sürekli sizi tetikte tutan ve küçük zevklerinizi öldüren bir hâl. (Çok iyi cevap, ah ah, Zizek’le oturup Wagner eşliğinde şarap içmek vardı…)

Hayatınızda neye ya da kime aşıksınız?
Felsefeye. Hatta gizliden gizliye realitenin sırf bizim onun hakkında spekülasyonda bulunmamız için varolduğunu düşünüyorum. (Ne yalan söyleyeyim, kıskandım bu adamın
meslek sevgisini.)

En çok kimden nefret edersiniz?
İşkencecilere yardım eden doktorlardan.

Hayatınızdaki en büyük düş kırıklığı nedir?
Alain Badiou’nun 20. yüzyılın acaip felaketi dediği şey: komünizmin yıkıcı başarısızlığı. ( Kalbimin en çok son dönem doğu avrupa filmlerinde çarptığının bir sebebi de bu olsa gerek. Düş kırıklıkları hep düşlerle başbaşa tabii. )

Geçmişe gidebilseydiniz neyi değiştirmek isterdiniz?
Doğumumu. Sofokles’le aynı fikirdeyim: en büyük şans doğmamaktı, şaka şöyle devam eder, bunu çok az insan başarabildi. ( Buradan anlıyoruz ki Zizek’le şarap içmek de yetmez, Wagner de yetmez, bir de İbo’nun “beni doğduğuma pişman ettiler” şarkısını dinlemek lazım demek ki. Ben Zizek’i hastaca seviyorum harbiden. O benim süper kahramanım. )

Ölüme en çok ne zaman yaklaştınız?
Ufak bir kalp kriz geçirmiştim. O zaman vücudumdan nefret ettim; bana gözünü kırpmadan yapması gereken görevi yerine getirmeyi reddetti. (Sen çok yaşa emi.)

Hayatın size öğrettiği en önemli ders nedir?
Hayatın ta kendisinin aptal, anlamsız olduğu ve birine hiçbir şey öğretmeyeceği. (Hayat kötü abi, içelim güzelleşelim. İşte şaraplar bitince söylenmesi gereken son cümleyi söylemiş Zizek burada. )

Bize bir sır söyle.
Komünizm kazanacak. (Pardon, son cümle bu olmalıydı tabii. Komünizm elbette kazanacak.)

Reklamlar

Etiketler: ,

15 Yanıt to ““Ben dertli değildim, yaşarken oldum””

  1. Elestirel Gunluk Says:

    Ilginc! Zizek’in dogmama arzusu ve olme arzusu biraz garip ve celisik kacmis gibi geldi. Yani daha dogrusu tutarli gelmedi. Yani Hegel’in toplu eserlerinin Almanca yeni baskısıni yeni almis birinin ya da kominismin kazanacagi sirrini tasiyan birinin, ya da aptallarin mutlu olusundan deprese olan birinin yasama arzusunun olme icgudusunden daha guclu olacagini beklerdim…

  2. gaykedi Says:

    bayıldım ama fazla karamsar buldum ya da ben onun o mutlu (benimki daha az ve gelgitli versiyonu) aptallarındanım :p

  3. saat11igeciyordu Says:

    En değerli mülkiyetiniz ne?

    İbo’nun “beni doğduğuma pişman ettiler” şarkısı

    röportaj bu şekilde olsa ne hoş olurdu:)

  4. kacakkova Says:

    alem adam yahu bu zizek…

    yasam, ask, maske, felsefe, komünizm….kisa cümlelerle güldürürken düsündüren sözler etmis(!), pek bi makbul gecti….

    allah razi olsun tolga, valla herhalde sen olmasan kimse cevirmezdi bu röportaji, haberim bile olmazdi benim….

    hegel”in almanca toplu baskisinin yenilerini almis, yuh yane…yetmedi mi birader hegel okuya okuya diyesim geldi nedense….kimbilir kaca patlamistir….

    bu arada hic analia yengenin adi gecmiyor 🙂 …
    gerci aski dogru olarak “cok kötü bi talihsizlik” seklinde tarif etmis ki, adini anmamasi normaldir ..

    -analia: zizek, tatlim, su cok güzel, yanima gelir misin?
    -zizek(kendi kendine): homur, homur homur….lan kari iki dakka birakta su güzelim hegel ciltlerini bi karistirayim….
    (fonda ibo calmaktadir, “haykirsam dünyaya ettiklerini/yine anlatamam cektiklerimi” )

    kimbilir hangi kücük zevkleri öldü gitti bu arada….

    felsefeye asik oldugunu söylemesini ve realiteyi tanimlama bicimini takdir ettim…normal bi komünist hic hoslanmayacaktir bundan….

    hic dogmamis olma istegi, saniyorum ölüm arzusundan cok farkli bir seydir….insan kendisini öldürebilir, ama dogmamis olma durumuna gecemez cünkü…zizek niye bu sakayi yaptmis bilmiyorum….belkide sonlara dogru söyledigi hayatin aptalligiyla ilgili bir baglanti vardir…

    zizek”in karamsarligina sasirdim ve bunu sevdim ben de….genelde bi karamsarlik egilimi vardi fakat hic vurgulanan bir sey degildi bu sanki….hatta zizek cogu zaman aksini düsündürürdü….hayatin anlamsizligi ve kimseye bir sey ögretilemeyecegi düsüncesi, cevap verilen soru dolayisiyla epey bir uc karamsarlik bicimi….öte yandan bu karamsarlik sahip oldugu “sir” ile dengeleniyor olsa gerek….
    hakikatin artik apaciklik seklinde degil, bir sir ile birlikte varolabildigi zamanlardayiz nede olsa….

    bu sirri kaybetmis olsaydi zizek hayatin aptalligiyla (hayatin gercekten aptal olup olmamasi önemli degil, öyle düsünen biri olarak zizek bununla) nasil basederdi acaba……

    *unutmusum ekleyeyim:parantez icleri ayri bir hosluk olmus tolga, onlar olmasa ropörtaj eksik kalirdi sanki!)

  5. el idiota Says:

    q: Have you ever said ‘I love you’ and not meant it?

    z: All the time. When I really love someone, I can only show it by making aggressive and bad-taste remarks.

    Fazla dindar buluyorum Jijek’i… ama hiç değilse kafirlere de açık cennet kapısı.

  6. Elestirel Gunluk Says:

    Guardian: What is the worst job you’ve done?

    Zizek:Teaching. I hate students, they are (as all people) mostly stupid and boring.

    Simdiye kadar en nefret ettiginiz is neydi?

    Ogretmenlik. Ogrencilerden nefret ederim, onlar da butun insanlar gibi cogunlukla aptal ve can SIKICILAR.

    Laf hepimize mi?

  7. trinity Says:

    Yakilmak mi??? asla olmaz, ise yarayan tüm organlarim paylasilsin, yani hayat bi ..k cukuru olsada ve biz debelensekte cok matah biseymis gibi icinde( ayhan geckin) yasamak isteyenler var,tepe tepe kullansinlar…geri kalanimida gömsünler geldigim yere…dersim`e….
    Bide…Orhan abimi tek gecerim,baris icin,özgürlük icin BATSIN BU DÜNYA!!!

  8. Serbest Düşüş » Blog Archive » “komünizm kazanacak!” Says:

    […] okunabilen en güzel satırlar.. biri yukarıdaki kitaptan diğeri de mutlaktöz blogundan. oradaki röportajda zizek’in verdiği sırrı okuyunca “bişi kazansın ama lütfen bir an önce […]

  9. ömer Says:

    Yakıldığı zaman dirilemeyeceğini sanmak ne büyük aptallık!

  10. tolga Says:

    şaka o şaka. hem memlekette tek akıllı sen değilsin ömer, di mi ama.

    not: bu postu buraya atanın “seküler” hassasiyetleri var ve hiç de demokrat, çok-kültürcü ya da hoşgörülü değil. ömer, lütfen saldırmak için yorum yazmayalım.

  11. ömer Says:

    “Ömer Zizek Efendi’ye Karşı”
    heheh. Öyle pis şaka olmaz kardeşim. Hem ölümle şaka olmaz. Olur da yalan olur, ne diyim ki…

    not: Valla Tolga memlekette tek akıllı ben değilim ama sen de tek akıllı Zizek durumlarından bir kurtulsan diyorum… Ayrıyeten iflah olmaz bir demokrasi ve hoşgörü düşmanı olduğumu ve öyle olanlara ne küfürler salladığımı bir bilsen güzel abicim.. Neyse ben artık yeterince limon sıkmış bulundum Zizek keyfinize. Kaçayım ufak ufak…

  12. ömer Says:

    Abi söylemden de edemeyeceğim: Zizek denen herifi çok abarttığınızı düşündüğünüz olmuyor mu arasıra? Bana burdan biraz öyle geliyor.

  13. tolga Says:

    Aynen öyle! Zizek denen herifi abartıyoruz Ömer, çünkü kendimizi realitede abartmayı bir borç bilmişiz bir kere.

  14. kacakkova Says:

    ömer usta, nerdesin baba sen…..ne bir yeni yazi var, ne bir yorum kac zamandir……ne yapsak kayip dervisi degitirsek mi….isminle müsemma olacan sonunda….
    …….
    zizek’e gelince, baba bizi diskoya götürsün diye cigiriyoruz……

  15. ömer Says:

    kacak baba, selam olsun.

    tez bütün zamanımı alıyor inan. biraz da keyfim kaçmış durumda epeydir. tat vermiyor bir çok şey.

    ama ben senin tüm yazılarını okuyorum üstat. bazen niyetleniyorum şöyle bir muhabbet sardıralım diye ama olmuyor. Zizek röportajına yorum yazayım dedim ama elime yüzüme bulaştırdım galiba, üstelik Tolgayı da kızdırdım. bir “heyyttt!” dedi, korktum valla.

    Senin yazılar da daha bir relaks olmuş durumda hocam. Nedir, ne durumdasın? Pek bir aşka gelmiş gördüm zat-ı alilerinizi. 🙂

    Bolca selam ve hürmet ederim kardeşim..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: