maske

by

“Bu maskenin ardında biri var ama o ben değilim” [ v for Vendetta ]

Reklamlar

6 Yanıt to “maske”

  1. Passive Apathetic Says:

    Filmden kucuk bir alintilar potpurisi, alt alta konulunca karsilikli bir konusma gibi oldular sanki.

    Gordon Deitrich: You wear a mask for so long, you forget who you were beneath it.
    V: Beneath this mask there is more than flesh. Beneath this mask there is an idea, and ideas are bulletproof.
    Evey: I’ve witnessed first hand the power of ideas, I’ve seen people kill in the name of them, and die defending them… but you cannot kiss an idea, cannot touch it, or hold it… ideas do not bleed, they do not feel pain, they do not love… And it is not an idea that I miss, it is a man…

    V for Vendetta’nin cizgi romanini yani aslini filmine yegleyenler cogunlukta olsalar da filmi de o kadar da fena degildi. Gerci yazari watchowski biraderlerin senaryosu ile epey dalga gecmis ama, Amerikalidir ne yapsa yeridir demek lazim bir yerden sonra.

  2. Elestirel Gunluk Says:

    Filimi izlemedim ama maskelere yonelik yasantilarim izin verir sanirim bir iki laf etmeme. Ben maskenin kendisi olanlar da gordum. Hatta maskenin ardindakini bir faili mechule kurban ettigini de…

    Bir de PA’nin alintisina yonelik bir soru: Kissadan hisse cikarmak istemem ama Every’nin soylediginde bir dusunce dusmanligi mi var? Dusunceler ya da fikirler olmadan kisi’nin nesneden bir farki var midir? Dusunceye dayali olmayan duygu ve heyecanlardan olusmus bir kisinin varolabilirligini psikoanalitik bir argumanla tartismak mumkun olabilir belki ama “o dusuncesiz duygu ve heyecanlardan olusmus kisi”nin nasil olabilecegini tassavur bile edemiyorum. Korkutucu herseyin basinda. O denli cesur degilim belki de. Ama onun ozlenebilecegini de dusunemiyorum…

    Biraz fazlaca serbest cagrisimin isik hizina kapildim. Affola…

  3. Passive Apathetic Says:

    Sanirim Evey’in anlatmak istedigi -filmden anladigim kadariyla- dusuncelerin arkasinda insanlarin oldugu, tipki maskelerin arkasindaki yuzler gibi. Bir maskenin arkasindaki yuzun yerine gecmesi gibi dusunceler de kisileri gormemizi engelleyebilir hatta kisileri yok edebilir -burada dusunce fikir manasinda degil idealler manasinda- ama unutmamiz gereken dusunce\ideal\ideolojilerin insanlar icin oldugudur diyor olabilir Evey.

  4. kacakkova Says:

    belkide maskenin gizledigi bir sey sözkonusu degil…bir bosluk ya da baska bir maske…maskenin “sirri” bundan ibaret olabilir…yani ardindaki boslugu, “maskenin ardinda ne var?” sorusuyla gizleyen bir sinir cizgisi cekmesi…maske “epistemolojik sinir“dir burada…v for vendetta filmi yavan kliselerle dolu…ben bir tek bu maske bahsindeki kimi ifadeleri dikkat cekici buldum…maskenin filmin hic bir sahnesinde cikartilmamasi önemli…maskenin ardindaki “gercek yüzü” göstermeye kalksaydi onu da bir kliseye dönüstürmüs olacakti film…yalnizca bir sahnede maskenin ciktigini görüyoruz ondada karsilastigimiz sey maskenin kendisi oluyor yine…bana ilginc gelen bir maskeden maskeye gecis sahnesi bu…”hic bir yüzün asli yoktur” kimin sözü hatirlamiyorum simdi….birisinin mi ondan da emin degilim…ama bu maske bahsinde bence bir noktaya aciklik getiriyor…her yüz baska bir yüzün maskesidir…bu nedenle kendiyle karsilasmak isteyen kisinin bakacagi yer aynalar degildir…ne de maskeleri cikarmak vaadiyle bir yere varilabilir….yüzde otantik bir an’a ulasmak olanakli degildir….maske cikarmayi anlamli kilan ayni zamanda bunun nihai anlamda imkansizligidir…özne ve nesne birbirine bakar…bakisi olanakli kilan maskenin cektigi sinirdir…imgesel özdeslesme ve simgesel özdeslesmeyi aralar maske….kapatilmasi imkansiz bir gedik acar ontolojik düzlemde….bir maskenin varligini anladigimizda ise düz bir bakis yeterli degildir artik…”yamuk bakmak”la ancak baska seyleri görmeye baslayabiliriz/ ya da seyleri baska sekilde görmeye…..ancak bu “yamuk bakmak”la gördügümüz sey ile “gercegi görmek” iddiasini temlendirebilecegimiz anlamina gelmiyor (zizek bu iddiaya pek meyilli görünüyor!)….
    sonuc:maskenin ardinda biri var ama o ben degilim…
    buyurun bakin isterseniz…

  5. Elestirel Gunluk Says:

    sonuc:maskenin ardinda biri var ama o ben degilim…
    buyurun bakin isterseniz…

    Peki epistemolojik olarak senin bunu bilmen (maskenin ardindakinin kendin olmadigini bilmen) mumkun mu? Ya da ozne bunu epsiteme olarak bilmeye basladiginda maske yuz olma iddiasindan bir kopusu yasamaz mi? Bu kopus oznenin maskesiz ozne olma ve o maskesiz “ben”i bulma yolunda en buyuk adim degil mi?

    Burda bir de maskeyi ideolojinin illizyon araclarindan biri olarak almak olasiligini dusunuyorum.

    Marcuse bir asamadan sonra ideolojinin illizyon olmakligindan cikip gercek(mis) gibi algilanmaya baslamasindan sozeder. Yani ozne ozgurluksuzlugunu ozgurluk gibi tanimliyordur artik. Bu nedenle de ona sen ozgur degilsin soylemi pek anlamli gelmemektedir. Bu illizyondan kurtulmanin nedenlerini derinlemesine incelemiyor Marcuse ama sundugu onerilerden biri egemen sosyal ilsiki ve soylemlerden uzak kalip onlarin oznenin bagimsiz dusunebilme kararverebilme yetilerine olan baskisini elemine etmektir. Boylece ozne o asil kendisi olmasi gereken psisik ozunu ve onun potensiyellerini yasayabilir.

  6. kacakkova Says:

    elestirel abi,
    buradaki „kendim olmadığımı bilme“ bilgisi, maskenin ardında saklanmıs olanın „gercek yüzüm olduğu bilgisinin“ değillemesi olarak bir bilgidir….yoksa maskenin ardına bakıp ulaşılan bir bilgi değil….öyle olsaydı, karşı önermeye konulan sınır bu taraftan ihlal edilmiş ve oraya verilmeyen hak kullanılmaya kalkışılmış olunurdu….burada her iki önerme içinde aynı sınır sözkonusu….

    sınırdan kastım hem kantcı hem de althusserci anlamda epistemolojik sınır….epistemoloji ile ontoloji arasında bir sınır olduğunu ileri sürmek kendi basina mantiklidir bu cercevede, ama sınırın nerede olduğunu bilmiyoruz…dolayısıyla buradaki kendim olmadığımı bilme bilgisi epistemolojik düzlemde kalmasından çıkarsanıyor….buyurun bakın diyorum ama ontolojik düzleme kafamızı uzatma olanağına sahip değiliz….maskenin ardina baktigimizda karsilastigimiz sey, bir Ucurum, bir Bosluk, bir Eksiklik yeri olacaktir….biz yine epistemolojik düzlemde kalacagimiz icin böyle bir dolaysiz karsilasma sözkonusu olamayacaktir elbette…muhtemelen maskenin ardinda bir yüzle karsilasacagiz yine, ve onu, daha önceki maskeyi kendi yüzümüz sandigimiz zamanlarda oldugu gibi gercek yüzümüz sayacagizdir…yeni bir “bu ben miyim?” sorusu ile karsilasana kadar…

    öte yandan maske çıkartmanın bir anlamı olamadigini söylemek istemiyorum….belrili bir andaki karsilasma, yüzlesme ve hesaplasmalarin parcasi olarak vardir bir anlami ve islevi…en cok da işaret ettiğin „ideolojik eleştiri“ alanındadır saniyorum….özne, maskesiz olma yolundan giderek başka bir maske edinir…maskesiz özne olma yolunda gitmek öznenin arzusu mudur bilmiyorum, ancak modern düsüncenin özneyi özelikle öyle tasarladigini söyleyebiliriz….ancak bu arzunun kendinden baska nedeni yoktur, yani asla özne maskesiz-olma konumuna ulasamaz….

    maske kendi basina ideolojik illizyonun bir araci degildir…ideolojinin bir aracidir maske bunu söylemek bence daha dogru fakat, ideoloji de kendi basina illizyon degildir bu kosulu unutmamak gerek…ideolojisizlik (politik ideolojilere bagli olup-olmamak anlaminda degil, ideoloji-disinin olmamasi anlaminda) olanaklı olmadığı sürece, ki değil, “maske çıkarma”nın ideolojik elestiri alaninda is görmesi yukarda ifade etmeye calistigim sinir ihlal edilmedigi sürece islevseldir sadece….birine, “hey cikar o yüzündeki maskeyi” diye seslenirken dikkatli olmak zorundayiz, cünkü unutmamamiz gereken sey seslendigimiz kisinin bize “tamam ama önce sen cikar” demesinin mümkün olmasidir….bu “ideoloji elestirisi”nin sinirini gösterir…foucault ideoloji nosyonunu tamamen terk etmek gerektigini söylüyor, bundan emin degilm, ama yararliliginin cercevesini düsünmek gerek…modern ögretilerin durmadan oraya buraya ideolojik etiketi yapistirip kendi rasyonel/bilimsel hakikatlerine cagri yaptiklari devir gecti nitekim…

    marcuse”ye benim burada söylecegim sey, maskenin salt özneyi aldatan bir sey olarak düsünülemeyecegidir…maske öznenin özneligini saglayan unsurlardan biridir ayni zamanda…cünkü her öznenin bir yüze ihtiyaci vardir…bu temelde yaptigimiz sey bir illizyondan kurtulup başka bir illuzyon üretmektir….temelde gerçekliğin yapısına içkin fantaziden (hatta zizek”e göre cifte fantaziden) arınmak olanaklı değildir….toparlayacak olursam, sadece bir illizyon ve gercekligin gizlenmesi meselesi degildir; aksine ve daha temelde, epistemolojik sınır imlerinden biridir maske….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: