gelecek uzun sürer

by

Gelecek Uzun Sürer, gerçekten…..her zaman olması gerektiğinden ya da olabileceğinden daha uzun….sadece çoğunluk bunun farkında değilizdir….bizi kendi cehennemimizden habersiz kılan bu farkındalık yoksunluğudur….

Reklamlar

Etiketler:

11 Yanıt to “gelecek uzun sürer”

  1. t. Says:

    Biz cehennem bagimlisiyiz o zaman 🙂 Farkinda oldugumuz ne, varligimiz falan mi? Degisim gerek, bazen uzun bazen kisa surecek bu yol. Yolun yol olmasi ve bu farkindalik bile yeter o zaman yasami degerli kilmaya. Varligim hicligime armagan olsun. hehehe.

  2. Elestirel Gunluk Says:

    Althusser zamanin relativesi hakkinda ne dusunuyordu…Ben gelecegin kisa surdugune tanik da oldumdu…Turkiye de ise gelecegin gecmise dogru gidip “her gelen gun” gecen gunu ozletir oldugunu da yasadik. Yasiyoruz…

  3. kacakkova Says:

    valla tolga, ne desem boş, yaşamın değeri ya da yaşamı değerli kılmak gibi sözleri kullanmak zor gelir bana….olacaksa türk varlığına değil (bu ne yahu, türk varlık mıdır şimdi,” türk varlığı” da nedir?) hiçliğime armağan olsun…caaanım varlığım benim….
    neyse uzatmayayım….

    kitabın arkasında althusser icin, 68 kuşağının düşünce önderi denmiş, bu bana hiç yerinde değilmiş gibi geliyor….üniversitedeki odasından ve masasından kalkmayan, hani camdan dışarı ne oluyor diye bakmayan biri althusser….dışarda yer yerinde oynuyor…..helene’siyle birlikte takılıyorlar onlar öyle….düşüncelerinin politik-pratik sonuçlarıysa 68’in çiçek çocuklarıyla ne derece bağlantılandırılabilir oldukça tartışmalı….yazdıklarına bakarsak fazla bir ilinti kuramayız gibi görünüyor….

  4. t. Says:

    kacakkova,
    68 kusaginin dusunce onderi abartili ve dogru olmayan bir ifade, bizim solculari gaza getirmek icin soylenmis AMA Althusser abimiz kafasini icine gomecek kadar da pratikten kacan bir adam degil; kendisi FKP uyesi ve oradakilerle partiden kopuncaya kadar da bayagi bir ugrasiyor o kitapta da anlatildigi gibi. Ayrica Mayis 68’e bulasamamasinin bir nedeni de, ruhsal problemleri; sonradan 68’e dair cocukluk hastaligi gibi FKP cizgisine paralel elestirileri de geri alip, kendisinin hatali oldugunu soylemistir.

  5. İktisatçı Gözüyle... Says:

    Aslında kendisine düşünce önderi değil de parti ideologu dersek hata yapmış olur muyuz? :)) Sanki daha uygun gibi… (Olumsuz bir anlamı yoktur söylediğimin onu hemen belirteyim)

  6. Elestirel Gunluk Says:

    Kacak diyorsun ki “üniversitedeki odasından ve masasından kalkmayan, hani camdan dışarı ne oluyor diye bakmayan biri althusser”. Burada pratik kavramini ben farkli tanimliyorum. Yazmak neden pratikten sayilmiyor? Ordu yonetime el koydugunda once kitaplari toplar, o odasindan cikmayan entellektuelleri toplar. Cunku onlarin pratigi (yazmak, dusunmek, uretmek)dir ki sistemi tehdit eder.

    Ben simdi insanlarin rol aldiklari ve pratikleri arasinda hiyerarsiye gitmeyecegim. Ki bu yanlis olur. Ama ideologlarin, sanatcilarin, bilim insanlarin pratigini “bir grevde onluk giymek”e de indirgememeli bence…

  7. kacakkova Says:

    haklısın eleştirel günlük, bahsettiğin gibi bir teori ile pratik ayrımını kabul etmemek gerek……bu ayrımı ortadan kadıran da bizzat althusser….sadece althusser’in pratiği ile 68 denilince insanların aklına gelen pratik arasındaki fark önemli….althusser pratikten kopuk değil, ama mevcut pratikten kopuk…..burada onun komünist partideki pratiğinden bahsetmiyorum….pratik düzeylerde althusser’in yerini belirleyeceksek, bu yer kanımca politik-pratik değil teorik-pratiktir…..ayrımı kesin olarak belirlemek olanaklı değilse de, bir ayrımdan bahsetmenin gereği ortadan kalkmıyor sanırım…..

  8. Elestirel Gunluk Says:

    Kacakova bana biraz zorlama gibi geliyor boyle bir ayirimin “gerekliligi”? Boylesi bir ayrimin politik, pratik, teorik acilimi ne, katkisi ne? Bunlari aciklarsan belki anlamaya baslayabilirim seni.

  9. kacakkova Says:

    zorlamadan herhangi bir ayrımın gerekliliğinden bahsedemeyiz !….althusser kuramsal pratik‘ten, ideolojik pratikten, politik pratikten, bilimsel pratikten bahsederken kesinlikle bir zorlamaya gidiyor…..aşırı bir zorlama fakat gerekli bi zorlama da olduğu kanısındayım….ancak bu yolla althusser, dediğin şekilde teori ile pratik arasındaki o bildik solcu karşıtlığı kırıyor…..hayat ağacı yeşildir teori ise gri diyen kuramsal yaklaşımı ancak böylece boşa çıkarıyor……ayrımın kendisini netleştirmeye çalışmak daha da fazla zorlamayı gerektirir elbette….fakat o da bi yere kadar….ne kadar zorlanırsa zorlansın pratikler arasındaki ayrımların sınır çizgileri belirsiz kalıyor….
    benim bahsettiğim boyutta, bir pratiğin başka bir pratikten ayrımını göstermekse fazla zorlama gerektirmiyor…..sokakta içip danseden, şarkı söyleyip zıplayan, soyunup dökünen çzgür aşkı icat edip kafasına göre takılan kalabalığın bir parçası olan adamla, odasında kalıp kitap okuyan, bir takım kuramsal hadiseleri dert edinip bunlar üzerine ince ince yazılar hazırlayan, tuhaf bir şekilde bağlandığı kadınla tuhaf bir şekilde takılarak kendi cinnetini besleyen adam arasındaki ayrım açık olsa gerek…..dediğim, bu birinciler için althusser’in bir düşünce önderi olmadığıydı…..bu yanlış bir iddia…pratikten kopukluktan bahsetmedim, tolga’nın değinisiyle o yöne kaydı biraz…..
    elbette althusser pratikten tamamen kopuk değildi…….

  10. t. Says:

    bence “zorlama” biraz zorlama gibi olmus. bir olguyu ele alirken limitleri zorlariz zaten, bu limitlerden yola cikarak modelleme yoluyla ayrimlama gerceklenebilir. mesela ben A ve B vardir diyorum; A B’ye bagli degildir demiyorum, bagli olsalar da somut hakkinda bilgi edinmek icin modelleme yapma, farklari sonuna kadar goturme ihtiyaci duyuyorum. Sonradan , “A zaten B’dir” denirse bu olsa olsa truizm olur, yani kesinligi bilinen bir onermeyi tekrar olur. O yuzden bu tekrari yapmamayi tercih ederdim.

  11. naz Says:

    zorlaya zorlaya bu hale gelindi zaten.ciddiye alınacak ne var bugün bu zorlamalardan.teori ile pratik arasındaki solcu karşıtlıkta ne sorun gördünüzde zorluyorsunuz.68 de dünya yerinden oynarken adam masasından kalkmamış, madalya mı verelim?mesele zaten bu değil mi?althusser masasından mı değiştirecekti dünyayı?”hayat ağacı yeşildir teori ise gri” sözünü, bugünün zırva teorilerine karşı bayrak yapmak gerekiyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: