yusuf ile züleyha

by

“tufandan kurtulmak için kendi derinligine akan bir ırmak gibi; akmasam sana ölürdüm yusuf, aktım yine öldüm. kendi ölümümün şeklini seçmem özgürlügümse susarak ölmeyi değil söyleyerek ölmeyi seçtim. tortulanarak ve bulanarak degil, taşarak ve coşarak ölmeyi sectim. hükmümün yusuf oldugu yerde ölümlü olduğumu bildim. ve yine dirilecek olmanın emniyetiyle ölümlü oluşumu çok sevdim.

yusuf, dedi züleyha, aşk zorlu bir sınav, ben bu sınavı baştan ve gönüllü mu kaybettim? hayır işte! yitirmiş gözüksem de kazancımsın sen benim. ve şer gibi görünsem de göreceksin, yitirdiğin ne varsa benim sana açtığım kuyuda, hayrın olacağım sonunda.

yusuf, dedi züleyha sana gel kaderim ol demem. o kadar ki, güldeki sevda, çöldeki ateş kadar kadersin bana.

değil mi ki sen yusuf güzelisin, ve değilmi ki ben tecelli etmesem eksik kalır sana dair kader. ‘senin kaderin benim tecellim, kaderimde zindan varsa yusufluğum su götürmez benim’ ”

Yusuf ile Züleyha, Nazan Bekiroğlu

Reklamlar

10 Yanıt to “yusuf ile züleyha”

  1. thelosthighway Says:

    abi bittim ben burda ya: “… ve değil mi ki ben tecelli etmesem eksik kalır sana dair kader. senin kaderin benim tecellim, kaderinde zindan varsa yusufluğum su götürmez benim” (lakin, bir imla hatası yok değil mi burda?)

    yapmayın, etmeyin, yazık edeceksiniz şu garibe…

  2. Banu Says:

    Bunu dinlerken okumak da güzel oldu ;

    http://boomp3.com/m/afb01361a9ec

  3. farmau Says:

    Okumaya başlarken ilk önce aklıma hangi bölümü gelecek diye merak ettim bu güzel kitaptan:)Yanlış hatırlamıyorumdur umarım;
    Züleyha bir gün bir meczuba gülümser ve o günden sonra Mısır dilinde yeni bir deyim yerleşti sadaka vermek anlamına gelen”züleyha’nın gülümsemesi”
    Her daim sevilerek okunan bu öykü Nazan Bekiroğlu’nun kaleminde farklılaşıp başka bir yerleşti edebiyatımızda,sanırım uzun bir zamanda onun gibi anlatamaz kimse…
    Aşkın bahsedildiği bir konuda hiç aşktan bahsetmemiş olmak :))
    İyi çalışmlaar dilerim..

  4. Aşk Hakkında « Seyr ü Sefer Says:

    […] Mutlak Töz, Yusuf İle Züleyha […]

  5. kacakkova Says:

    banu,
    müzik gerçekten güzel…..hani dalıp gitmemek mümkün değil…..

    thelost, imla hatası olsa ne değişir ki……hem hatasız imla olmaz……
    bu arada yananı görür allah….

    farmau,
    tam doğru hatırlıyorsun.”züleyha’nın gülümsemesi”
    “züleyha…” dedi, “sevindir beni, bana gülümse! başka bir şey istemem.”
    nazan bekiroğlu benim için yeni bir yazar.dilinde bir dikkat cekicilik var kesinlikle.ancak burada hiakayesi zaten sağlam bir hikaye olarak hazır olduğundan, diğer kitaplarına da bakmak gerek….

  6. thelosthighway Says:

    “Kollukçular Yusuf’u alıp götürdükten ve hüzünlü gece Nil’in üzerinde bir ürperti gibi asılı kaldıktan sonra hiç uyumadan ertesi sabahı buldu Züleyha ama hayatı her zamanki tadında bulmadı. İçten içe derin bir öfke önce, sonra nedeni belirsiz bir kendinden hoşnutsuzluk hali. Her zaman doğruyu gösteren yürekte istikamet tayini. Aşkını düşündü Züleyha, şimdiye kadar hiç düşünemediği hallerdeydi.

    Tapınaklarda genç rahiplerin buhur yakma görevini yerine getirmesinden bile erken saatte Züleyha ırmağa bakarak düşünmeye başladı. İlk kez Nil’in güllerinden yapılmaz tacını başına, yasemenden bileziğini ayağına takmamıştı. Züleyha ilk kez gece kadar sade sabah kadar yalındı.

    Yusuf, dedi Züleyha, sen benim, evvel düşen şehrimsin, ahir düşen şehrimsin. Ezel düşen şehrimsin, ebed düşen şehrimsin. Yusuf,dedi Züleyha; kalbim sen, benimsin yalnız benimsin, kalbin ben, seninim yalnızca seninim. Yusuf, dedi Züleyha, sen masumsun, sen de bilirsin, ben de bilirim. Şu dört duvar, şu sıkı sıkı kapalı kapı,döşemenin üzerinde ezilen sarı gülün yaprakları tanık ki suçun yok senin.

    Fakat güzelsin. Güzelliğin yoruyor beni, çünkü mümkünü var, suret kasrında bir suret değilsin.

    Suçlu değilsen de bana, beni suçlu kılacak kadar güzelsin. Mümkünü olan bir güzelliğin sahibiysen Yusuf ve bu güzellik yoruyorsa beni, sen dünyanın en masum mücrimisin. Suçlu, suçunu her zaman bilerek işlemez Yusuf ve güzellik bazen suça dönüşür.

    Yaratılmışların en güzeli karşısında, ruhum kadar bedenim, kalbim kadar kalbimden çıkıp da bütün bedenimi deveran eden kanım ve damarlarım ve bütün zerrelerim akıyorsa sana, ben de dünyanın en mücrim masumu değil miyim?

    Çünkü, dedi Züleyha, güzelliğin bir derin kuyu senin. Bir düşenin kurtuluşu kolay olmaz. Ne mutlu kalbine sen düşene ve ne mutlu senin kalbine düşene.

    Tufandan kurtulmak için kendi derinliğine akan bir ırmak gibi; akmasam sana ölürdüm Yusuf, aktım, yine öldüm. Kendi ölümümün şeklini seçmem özgürlüğümse susarak ölmeyi değil, söyleyerek ölmeyi seçtim. Tortulanarak ve bulanarak değil, taşarak ve coşarak ölmeyi istedim. Hükmümün Yusuf olduğu yerde ölümlü olduğumu bildim.

    Ve yine dirilecek olmamın emniyetiyle ölümlü oluşumu çok sevdim. Yusuf, dedi Züleyha, bütün bir hayat, kınanma, horlanma, yitirme, her şey kalbimin üzerinden geçecek ve ben kalbimin altında kalacağım. Bana dair ve bana rağmen var olan bir dünyada büyüklüğü, yitirdiklerinin çokluğuyla ölçülen bir Züleyha kalbi olacağım. Senin zindan karanlığın benim özgür aydınlığıma denk düşecek, o kadar ki karanlık olacağım. Sancıyla elimi attığım fundalıklar mavi çiçeklere dönüşmedi henüz, ama aslolan kalp olacak ve hayatı sonradan bulacağım.

    Yusuf, dedi Züleyha, aşk zorlu bir sınav, ben bu sınavı en baştan ve gönüllü mü kaybettim? Hayır işte! Yitirmiş görünsem de kazancımsın sen benim. Ve şer gibi görünsem de göreceksin, yitirdiğin ne varsa benim sana açtığım kuyuda, hayrın olacağım sonunda. Yusuf,dedi Züleyha, sana, gel kaderim ol, demem. O kadar ki, güldeki sevda, çöldeki ateş, denizdeki su kadar kadersin bana.

    Bak alnına, iki kaşının ortasına. Orada benim mührüm var. Alnımın yazısı olduğun kadar, alnına da yazıyım.

    Değil mi ki sen Yusuf güzelisin, gömleğin çoktan yırtık senin. Ve değil mi ki ben tecelli etmesem eksik kalır sana dair kader. “Senin kaderin benim tecellim”, kaderimde zindan varsa, Yusufluğum su götürmez benim.”

  7. thelosthighway Says:

    üsdat, “kaderinde” ile “kaderimde” farkı herşeyi değiştiriyor. onu kasdetmiştim. burda yusuf konuşuyor çünkü. züleyha olamaz o. kaderinde zindan olan yusuf. onu kasdetmiştim. ayrıca sendeki versiyonda bir kaç cümle atlanmış, sonradan fark ettim. (nokta, virgül meselesi değildi bana tuhaf gelen.) böyle olunca da çok değişiyor.

    ya bak şimdi meselem bozgunculuk değil, yanlış anlama. okuduğumda tuhaf geldi ben de bir bakayım dedim. hepsi bu 🙂

  8. passive Says:

    ah züleyha o mermer merdivenlerden koşuşun..
    yusuf’u görüp parmaklarını kesişin…ahh!
    ve aşk en çok senin gözünden güzeldi bu yer yuvarlağında..

  9. thelosthighway Says:

    seküler bir aşk olarak yusuf ile züleyha?
    ……
    ……
    yusuf ile züleyha mı?

  10. zinnur Says:

    walla odewimm olduqu icin qiriorm bu siteye yoksa heeec isim olmas:)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: