Operada Cinayet

by

“Brunetti’ye göre ortada asıl mesele diye bir şey yoktu. Ne bir mesele, ne bir mesaj, ne de bir ders vardı. İnsana özgü kötülükten ve onun yarattığı korkunç sonuçlardan ibaretti her şey.”

Donna Leon. Operada Cinayet. Polisiye roman.Ayrıntı yayınları.Bitirmişken taze taze aklımdakileri diyeyim. Bildik polisiye romanlardaki ögeleri kullanan, buna rağmen çok farklı bir atmosfer yaratmayı da başaran bir yazar Donna Leon. Koşuşturmaca, olağanüstü bir gerilim ya da okuru şaşkınlıklara sürükleyen aldatmacalar sözkonusu değil. Aksine bir tür durağanlık içinde gelişiyor hikaye. Kan, şiddet ve tehlike yaratan durumlardan daha fazla, Donna Leon’un kahramanı (komiser Guide Brunetti), insanın karanlık gerçeklikleriyle, önyargılarla, değerlerin gizlediği kötülüklerle ve sistemin iki yüzlülükleriyle savaşmak zorundadır.

Bir La Travita gösterisi sırasında, yüzyılın en büyük müzisyeni olarak kabul edilen orkestra şefinin odasında ölü bulunmasıyla açılıyor sahne.Bu ölüm’ün açıklanmaya çalışılması boyunca, yalnızca nasıl sorusu değil neden sorsu da devrededir ve sonunda, bütün iyi polisiye edebiyatta hissettirilen o duygu güçlü bir şekilde hissettirilmektedir bize yine: yaşamda hiç bir şey göründüğü gibi değildir.

Ancak Donna Leon bunu, olağanüstü gizemlerin ortaya çıkmasıyla yapmaz, aksine olağan yaşamın akışı içinde herkesin yaşamındaki gerçek‘i (ya da yaşamadaki gerçeği) farklılaştıran ayrıntıları göstererek ve onları yeniden yorumlayarak ortaya koyar. Böylece kitap, bildik polisiyelerin aksiyon yapısından farklı bir yol izler.Bunun da ötesinde, daha temel olansa, Operada Cinayet‘de, bir bakıma polisiyelerde gecerli olan epistemolojik varsayımlardan da farklı bir yol izleniyor oluşudur.

Burada adeta, gerçek‘in ve hakikat‘in, görünümlerin ardındaki başka bir görünüm olarak belirmesi sözkonusu olur. Pozitivist düşüncede olduğu gibi, bir takım olgulara ulaşmakla gerçeğe ulaşıldığı düşünülmez. Kimi verilere ulaşmakla sorun çözülmez: herşeyin anlamlandırılabilmesi için yeniden yorumlanması da gerekir. Elimizde cinayet süsü verilmiş bir intihar, ya da intihar süsü verilmiş bir cinayet vardır. Bir çok suç ve bir çok ceza vardır. Bir ölümün cinayet olduğunu ya da olmadığı, salt kimin neyi nasıl yaptığını anlamakla değil nedenleri anlamakla da ilgilidir.

Suç ve Ceza‘yı, adaleti ve onun hakkında konuşulmasını mümkün kılan gerçeği anlamlandıracak olan, örneğin bütün bunlar ve bunların yorumlanmasıdır. Hikayenin sonlarına doğru, suç ve ceza’nın neden ve nasıl birbirine karıştığını, çözümün hiç de sanılan yerde olmadığını, komiserin olayları anlamaya başladıktan sonraki yönelimlerinden (ya da tartışmalarından) anlarız. Gündelik düzeyde alsak bile doğru olan her zaman gerçek olan anlamına gelmediği gibi, gerçek’de her zaman adil olmak anlamına gelmez. Peki bu karmaşık durumda insan kavrayışı işin içinden nasıl çıkabilecektir?

Kitaptan:

(….)

Brunetti birden ayağa fırladı. Orada oturup senaryolar yazmaktan rahatsız olmuştu. ‘O halde işimiz bitti.Resmi soruşturma sırasında ifade vermeniz gerekecektir, sanırım.’

Siz de orada olacak mısınız?

Evet.O zaman kadar raporumu sunmuş ve görüşümü bildirmiş olurum.

Peki görüşünüz ne olacak?

Hakikat olacak, signora.’

Kadın sakin bir sesle konuştu: ‘ Hakikatın ne olduğunu artık ben de bilmiyorum.’

Savcılığa yazdığım raporda, araştırmalarıma göre kocanızın sağır olacağını öğrenince intihar ettiğini belirteceğim. Gercekte olduğu gibi.

Evet’ diye tekrarladı kadın; ‘ gerçekte olduğu gibi.’

Brunetti kadını, kocasına son iğneği yaptığı odada otururken bırakıp dışarı çıktı.

(….)

Reklamlar

3 Yanıt to “Operada Cinayet”

  1. banu Says:

    Babamın kitapları arasında bu tarz kitaplar olurdu ama ben hiç okumazıdm . Tanıtım bana Heisenberg’in belirsizlik ve Einstein’ın izafiyet meselelerini çağrıştırdı.

    Durumu kimin adına, hangi düzlemden seyrediyorsak olan biteni ya da hangi kavramları, yargıları, kuralları sabit kabul ettiysek geriye kalan değişkenler (ötekiler) arasında olan bitenle iligili hükümerimiz başka düzlemden seyredenlerle, başka kavramalrı sabit sayanlarla çelişecek.

    O halde “Mutlak sabitler var mıdır, bulunabilir mi?” sorusundan önce seyir yapılan her iki düzleme göre de sonuçların doğru çıkacağını oradan bakmaya devam ettikçe bulunduğumuz lokal ölçüm merkezinde herşeyin yolunda ve haklı olduğunu sanacağımızı görmeliyiz.

    Ya da şöyle tarf edebilirim. Sorun yere yatırılmış bir yap-boz tahtasını birleşiemeye çalışır gibi değil de üstüste bloklardan dizilerek oluşturulacak bir yapı gibi görülmelidr.

    Elimize geçen her yeni blokta yapıya yeniden bakmalı ve ona en uygun yeri bulmalı, gerekiyorsa yıkıp onu arada olması gereken yere yerleştirmeliyiz. Yani her yeni bulunan blok eski emeği altüst etme gücünü taşıyabilir. Ağırlık merkezini ayarlamak, küçük bloğu büyüğün altına koyamamak gerek devrilmesin diye. Çözüm esnasında her bulgu önceki dosyayı yeniden tahkik edip yeni yargı ve olasılıklarımızın olmasına sebep olmalı.

    Bu durumda tamamen inşa edilmiş gibi duran yapının yeni gelen blokla devrilmesi gerekebileceğine şaşırmayız. Bitti sandığımız şeyin hiç başlamamış olabileceğine, gereksiz sandığımız ayrıntının belki de yapının belkemiğine destek olabileceğine ya da yapıyı yapmamızı sağlayacak eksik bloğu belki de hiç bulamaycağımıza, ya da herşey bittiğinde binayı yanlış zemine inşa etmiş olabileceğimiz sonucuna önceden hazırlıklı oluruz. Herşeyin her an başka bir şey olabileceği sonucu soluklaşan çok şey yanında silinmeyen harflerle akılda olmalı. Gerçek hep mutlu etmese de gerçek oluşuyla arkasından koşulmaya devem edilmeyi hakediyor.

    Ya da kısaca her zaman beyaz bir karga konabilir pencereye ve kulağımıza gözlerimizi kocaman açmamıza sebep olacak birşeyler fısıldayablir.

  2. kacakkova Says:

    sevgili banu,

    babanin kütüphanesinde bu kitaplarin bulunmasi ne güzel……saniyorum okumaya dair farkli bir bakisi varmis…..genelde polisiyenin (bilimkurgu gibi) edebiyattan sayilmasi cok uzak bir tarih degil…..seksenlerde bile, “okunacaklar” listesinin herhangi birinde yer almiyordu bu tarz kitaplar…..
    neyse….
    heisenberg ve einstein ile kurdugun ilgi yanlis olmasa gerek.polisiyelerde bazi epistemolojik varsayimlar äsletime sokulmaktadir, kuantum fizigi ve görelilik kuramlarindan sonra genel olarak bilimsel alanin/teorilerin ve dolayisiyla da genel olarak düsüncenin kendisinde degisiklikler meydana gelmis oldugu gibi, bunun edebiyatta karsiligida meydana geldi.iyi polisiyeler de elbette temel kavramlarla iliskilerini degistirmek, bu yeni gerceklik algisini ve yaklasimini degerlendiren bir perspektiften kurgularini yapmak durumunda kaldi…..
    Donna Leon’un tam olarak bu bakimdan düsüncelerini biliyor degilim aslinda.Ama kitabinda bazi yönlerden farkli bir tarzi oldugunu hissettirdi bana….
    babanin kütüphanesinde duran bu tarz kitaplari hic okumazdigini söylüyorsun, acaba simdi okuyor musun, ilgini cekiyor mu erak ettim….bir fizikcinin polisiye okumasi farkli bir okuma olacak olsa gerek…..

  3. banu Says:

    Aslında babamın polisiye kitapları ve annemin didaktik kitapları yetmişli yıllarda onlar daha ünv. öğrencisiyken arşive katılmış ve kitaplığın arkasında güneş görmeden duran siyasi kitapların önünü örtmeye yarıyorlar gözüyle gördüğümden arkadakileri karıştırmayı daha çok tercih ediyordum ben 😀 Gizin albenisi:p

    Şimdi yelpazemizi geniş tutmanın yanında sağlam referanslar edindik. Hali hazırda okuduğum kitap Pass hanımın tavsiyesiyle, bir önceki de Mutlak Töz’de bahsi geçişiyle edinilmiştir 😉

    Bu arada polisiye okuduğumda genelde fizikçi gibi değil de programcı gibi hissediyorum kendimi. Kodlar, sonuç, basamaklar bize karışık veriliyor da bizden sorunsuz çalışacak bir algoritma oluşturmamız isteniyormuş gibi geliyor.

    Kuramlardan sonra düşüncede de meydana gelen değişikliklerin her alana etkidiği konusunda çok haklısınız. Şurada tam olarak örtüşmese de benzer bir konudan bahsetmiştim. Dönemsel yenilikler, değişimler büyük adamların da büyük eserler verdiği dönemlerle çakışıyor.

    http://banu.wordpress.com/2007/06/06/dehasini-dile-katanlar-etkirler/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: