hakikat, gerçek, umut(suzluk), kötülük

by

Baudrillard’ın metninden bir bölümü buraya alıyorum, zira kendisine katılıp katılmamak bir yana, önemli bir tartışmanın sürdürücülüğünü yapıyor, özgün bir yaklaşımla söz alıyor burada görüleceği üzere. Kavramsal meseleleri devam ettirirken, aşağıdaki metnin farklı yönelimler sağlayacağı kanısındayım.

[ (……)

Bu süreçten kurtulma olasılıklarından biri kendi kendini yok etmektir. Kendi kendini yok etme her türlü meydan okumadan daha büyük bir meydan okumadır.

Burada ikili bir illüzyondan söz edilebilir: Nesnel bir gerçeklik gibi algılanabilen bir dünya ile, öznel bir şekilde algılanabilen özne. Bu ikisi aynı ayna yüzeyi üstünde birbirlerine karışarak metafizik düşünce dünyamızı temellendirmektedirler.

Oysa mevcut dünyanın nesnellikle bir ilişkisi yoktur. Bu daha çok kaos ortasında düzenli bir görünüme sahip bir şeydir.

Dünya ve görünümlerin baştan çıkartıcılığını tehlikeli bir şey olarak gördüğümüzden, onun yerine işlemsel simülakrıyla ona özgü yapay gerçeklik ve gelişigüzel açıklamaları yeğliyoruz. Halbuki bu korunma biçiminin kendisi oldukça büyük tehlike arz etmektedir, zira bizi baştan çıkaran o yaşamsal illüzyondan korunmamızı sağlayacak her şeyle birlikte; bütün bu savunma stratejisi, sonuç olarak gerçek bir psikolojik değişime uğramamıza yol açmakta ve bu yüzden de kendisine tahammül etmemiz giderek olanaksızlaşmaktadır.

Sonuç olarak en önemli şey dünyanın sahip olduğu o tuhaf, çekici güzelliktir ve nesnel gerçekliğe direnen şey de budur.

Yine asıl olan kendi kendimizi karşı yabancılaşmamızdır, çünkü ancak bu şekilde bir özne statüsüne sahip olmaktan kurtulabiliyoruz.

Burada yabancılaşmaya değil, öznenin sahip olduğu statüye karşı bir direnmeden söz ediyoruz.

Bütün bu tekzip, yalanlama ve yadsımaların günümüzde bir olumsuzlama diyalektiği oluşturmak ya da olumsuz bir şeyler yapmak gibi bir amacı yoktur. Gerçekliğe eleştirel yaklaşan bir düşünceden değil, gerçeklik ilkesini hatta kendisini yıkmaya yönelik bir şeyden söz ediyoruz. Pozitif düşüncenin sınırları büyüdükçe, ortaya sanki giderek şiddetlenen sessiz sedasız bir yadsıma süreci çıkmaktadır. Bugün hepimizin, çoğunlukla da yasa dışı sayılabilecek, birer gerçeklik muhalifi olduğumuz söylenebilir.

Gerçekliği ifade etme konusunda yetersiz kalan bir düşüncenin yadsınması sanki gerçekliğin tek ifadesi haline gelmiştir. Oysa bu yadsıma Adorno’nun sandığı gibi insanın umutlanmasına yol açmamaktadır: Yadsımaya çalışıp, mücadele ettiği gerçeklik tarafından üretilen umut, zihinsel açıklığın tek ifadesidir. Ancak bu düşünce iyi ki ya da ne yazık ki doğru değildir.

Bize gerçekten bir umut düşüncesi devredilmiş olsaydı, bu hiç kuşkusuz, iyilik anlayışı üstüne kurulmuş olurdu. Oysa devraldığımız miras bir Kötülük anlayışı üstüne oturtulmuştur, başka bir deyişle, eleştirel bir gerçeklik yerine pozitif düşüncenin aşırı zorla(n)masıyla gerçek dışı bir şeye dönüşen, simülasyonun zorlamasıyla da spekülatif hale gelen bir gerçekliktir bu.

Gerçeklik denilen şeyler boşluğun kapatılması ya da üstünün örtülmesi anlatılmak isteniyorsa, simülasyon ve enformasyon sürecinin yani gerçek ve gerçek üstüne üretilen düşüncelerin tamamının giderek daha büyük belirsizliğe/boşluğa yol açtıkları söylenebilir.

Bu belirsizliğe son verebilmek mümkün değildir, çünkü belirsizlik bütün çözümleri temsil eden bir simgeye dönüşmüş gibidir.

Gerçeği topyekün olumlayan bir transfer süreciyle birlikte, onu, tamamıyla yadsımaya yönelik bir karşı-transfer sürecinin tutsakları olmaya mahkum edilmiş durumdayız.

Hemen her şeyin bizi gerçeklik süreci içine çekip yerleştirmeye çalıştığı sırada dünyayı boyun eğmekte olduğu gerçeklik ilkesinden kurtarmak gerekmektedir.

Mevcut dünyanın olduğu gibi, yani özgün bir evren olarak algılanmasını engelleyen şey de bu kafa karışıklığıdır.

Italo Svevo: Nedenler aramak inanılmaz bir yanılgı; şeylerle olayların olmaları gerektiği gibi görünmelerini engelleyen güçlü bir boş inançtır demektedir.

Gerçek bir genellemedir oysa dünya özgün bir yerdir, başka deyişle, dünya tamamıyla farklı bir şeydir Dünya ile (gerçekliğin) yansımasının birbirine karıştırıldığı bir yerde gerçekle dünya arasında hiçbir ilişkinin bulunmadığı söylenebilir. Fark sözcüğü bu farklılığı ifade konusunda oldukça yetersiz kalmaktadır.

Hakikat ve gerçekliğin dışında kalan ve bize karşı direnen bir şeyler vardır.

Dünyayı bir neden-sonuç ilişkisine indirgeme girişimlerimizin tümüne karşı direnen bir şeyler vardır.

Gerçekliğe özgü öteki bir dünyadan söz edilebilir (kültürlerin pek çoğu bu gerçeklik denilen şeyden habersizdir). Gerçeğin egemen olduğu dünya öncesine ait, herhangi bir şeye indirgenmesi olanaksız, insanlığın ürettiği ilk illüzyonla ilintili olup, bu noktadan yola çıkıldığında mevcut dünyaya her ne şekilde olursa olsun son bir açıklama getirilmesini olanaksız kılan bir şeyler vardır.

İstemek, bilmek ve hissetmek birbirlerinden ayrılması olanaksız bir dokuya benzerler.Gerçeğin izini sürmeyi bırakırsak dünyayı belki de başka bir şekilde algılayabiliriz.

R.MUSIL ]

Gerçeğin Sınırlarında Dolanma, Jean Baudrillard

Reklamlar

5 Yanıt to “hakikat, gerçek, umut(suzluk), kötülük”

  1. kacakkova Says:

    “Hakikat ve gerçekliğin dışında kalan ve bize karşı direnen bir şeyler vardır”

    ben burada tüm bir bilgi ve bilme meselesiyle ilgili tartismalarin, ilgili modern, postmodern, antimodern yaklaşımlar, ya da nihilist, pozitivist, rasyonalist , idealist, materyalist akımlar açısından vb. acilabilecegini saniyorum.
    mesela lacanci psikanalizden tam burada yararlanmak da mümkün.zizek”in yorumladigindan belki farkli ve fakat, önemli sonuclari olacaktir bunun….
    hersey yalan gercek sensin”e devam ederken bu noktaya yoğunlaşmalıyım diye düşünüyorum.

  2. kacakkova Says:

    Orjiden Sonra Ne Yapıyorsun?

    tolga”nin üzerinde tartismaya devam etmek üzere buldugu yazinin linkini buraya aktariyorum. nasil olsa devam edecegiz, bu yaziyi gözden kacirmamakta fayda var o bakimdan.hem yazinin kendisi önemli seyler söylüyor hem de daha baska seyler söylenmeside firsat yaratiyor.

  3. yarisanwebler Says:

    Merhaba;
    Sayfanız çok güzel olmuş, tebrik ederim. Daha bugün başlattığım blog yarışmasında sizide görmekten gurur duyarım.
    http://yarisanwebler.wordpress.com
    SAYFANA GÜVENİYORSAN SENDE KATIL!

  4. kacakkova Says:

    Tolga abinin şurada verdiği cevap aynen geçerlidir benim içinde. yarışmak bana abes geliyor açıkcası, “yarışma kültürü” nasıl da işlemiş içimize, her tür yarışmadan uzak durmak gerek.

  5. Güzel Sözler - En Güzel Sözler » hakikat, gerçek, umut(suzluk), kötülük Says:

    […] Original post by https://mutlaktoz.wordpress.com/2007/06/24/hakikat-gercek-umutsuzluk-kotuluk/ […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: