kabus

by

[Modern insan için, bir saray inşa etmek, yaratıcı bir serüven olabilir; ama onun içinde yaşamak zorunda kalmak, yine de bir kabustur.]

Katı Olan Her Şey Buharlaşıyor, Marshall Berman

Reklamlar

10 Yanıt to “kabus”

  1. passive Says:

    sarayı boşverin kaçakkova, bedeninde bile kabus içinde insan.

  2. passive Says:

    devam etmek dilerim…
    ve bu beden, bu akıl, bu önceki yaşantılar, gelenekler, hatıralar, kalabalık…bunların hepsi kaabus.

  3. kacakkova Says:

    desene yandı gülüm keten helva…..
    kendimize evler ve hanlar ve yollar ve bedenler ve ilşkiler ve gelenekler ve anılar ve düşler inşaa ediyoruz da….
    sonuç yine kabus oluyor…….

  4. tolga Says:

    abi neselenin artik ya.
    Hayatta dans etmeyi becerebilmeyi ne cok isterdim. ama hep melodiler on plana cikti. ben isin icinden cikamadim 🙂
    su kabustan cikmanin surekli bir hafizasizliga tutunmak midir, yoksa hafizasizligin kendisi baska bir kabus mudur…

  5. tolga Says:

    “su kabustan cikmanin yolu surekli bir hafizasizliga tutunmak midir, yoksa hafizasizligin kendisi baska bir kabus mudur…”

    olacakti.

  6. banu Says:

    “Nasıl bilebiliriz ki, belki de o yapıyı sadece uzaktan seviyordur; yakınına gitmeden belki de sadece inşa etmeyi seviyor ve içinde yaşamak istemiyor.”
    Dostoyevski

    “Büyük, geniş manzaralar uçurumlara dönüşebilir her an.”
    Marshall Berman

    “Bu yüzdendir ki, burjuvazinin ürettiği, her şeyden önce,
    kendi mezar kazıcılarıdır”
    Komünist Manifesto

    “İnsanlık doğaya hükmettikçe, insan öteki insanlara ya da kendi lanetine köle oluyor.”
    Marx

  7. kacakkova Says:

    tolga
    evet bize neş’e lazımdır…..öğlen güneşi, yaz sıcağı……
    fakat niye (ise) olmamaktadır……dans etmek için bilgi gerekmez, hakikat meselesini bilmesem de bunu biliyorum…..kendini bırakmakla ilgili…..
    ikinci kadehi ya da şişeyi eline alıyorsun……yavaş yavaş anlamsız ve saçma hareketler yaparak gövdeye bir ritm veriyorsun…..bir şey yapmana gerek yok…..sen gövdeyi sal o ritmini bulacaktır…..sonra yavaşca eller havaya kalkıyor……eğer göz hizasında ” karanlık bir arzu nesnesi” de mevcut ise daha da süper olur…..
    becerebilmeyi düşünmeden bırak kendini…..;)
    oluşa sal gitsin 🙂

    passive
    bu kabusta dans etmeye ne dersin……
    acaba bi faydası var mıdır?valla sen iyice dallanıp budaklandırıyorsun hadiseyi.yaşantılar, gelenekler, hatıralrı işin içine katmaya ne gerek vardı şimdi….hadi dansa hadii….

    banu
    sen de tuz ve biber hojgelmişsin bea…..
    lafı ağzımdan aldın fakat.dostoyevsk’nin lafını yazıyordum ki baktım eklemişşin…..ben bi ara yazarım bunu gene genişce…..insanlar doğaya hükmettikçe kendi lanetine köle oluyor, müthiş bir söz…..bizi, demekki, uçurumlara dönüşecek büyük geniş manzaralar paklar artık…..dibsiz bir düşüş….neş’e ile, danseder gibi….
    hadi bakalım…..

  8. passive Says:

    kabusları karnavala çevirmeyi, her yeri hiroşima yapmayı da biliriz biz efem. hem kafamda hep danstayım ben.dudaklarımda da hep ya espri vardır yahut bir şarkı bilmediğim dillerden.
    şiir gibi yorum yazmayı seviyorum bir de 🙂

  9. Tansel Güçlü Says:

    O zaman ben de Banu’ya bir ekleme yapayım. Şu an okuduğum kitaptan, çok güzel yamış üstad;

    “Doğa üzerindeki egemenlik, insan üzerindeki egemenliği getirir. Her özne sadece dışsal doğanın (gerek insanın fiziksel varlığının, gerekse insanın dışındaki doğanın) köleleştirilmesine katılmakla kalmaz, bunu yapabilmek için kendi içindeki doğayı da boyunduruk altına alır. Egemenlik için egemelik “içselleştirilir”. Genellikle bir hedef olarak gösterilen şey -bireyin mutluluğu, sağlık, refah- anlamını sadece işlevsel potansiyellerinden almaya başlar. Mutluluk, sağlık gibi terimler, düşünsel ve maddi üretim için elverişli koşulları belirtmektedir artık.”

    Max Horkheimer / Akıl Tutulması

  10. kacakkova Says:

    tansel

    dissal doganin kölelestirilmesiyle, insanin kendi icindeki dogayi boyunduruk altina almasi bir ve ayni sürecin mekanizmasi olarak isliyor.egemenligin içsellestirilmesi buysa, insanin bununla ne yapacagi bir sorun.akil tutulmasi, aklin dogasina ickin.zor mesele….

    bu arada ben de banu”nun dostoyevski’den aktardigi sözü genisce aktarayim yeni bir yaziyla….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: