bizim KeKe

by

Fero ile geçiyorduk rastlaştık Keke ile.Şiir yazmış.Önce bize okudu, sonra verdi blogta yayınlamam için.Sürgünde kendi “değerleriyle” ayakta durmaya çalışan bir garip oğlandır KeKe. Nasılsın diye sorsanız, “daha yaşıyorum abi!” yanıtını alırsınız ilk elden.Yılmaz Güney posterleri vardır evinin duvarlarında.Ve dolabın cam kapaklarına iliştirilmiş, babasının hemen yanında Yılmaz Güney fotoğrafları vardır.”Yılmaz Güney duruşu” yla bakar durup baktığında, işte bizim KeKe’nin şiiri, noktası virgülüyle.

_______________________________________________________________

keke

Evet efendim yine her yanımı bir sis sarmaya başlıyor/ Ebedi bir uykuya dalmadan/Aşkın şarabını bolca içebilsem/ İçsem de Hemaventlere Karışsam/ Dolansam dolansam Aşkında Hemavi deli olsam/ Her ayıldığımda tekrar/ Erenler şerbetin verseler/ verseler de Ruhumu hep ahu zoru eyleseler/ Uyandırmayın Kurban Erenler/ Aşkın Fıratından geçmekteyim/ Bırakın da Aşk ku Zoru süt içeyim/ Ben ben de değilim Hemavideyim/ Ağlar Gönlüm nakşin ile dolu/ Okşuyorsun da Ask ku Zoru nakş ile ruhumu-/ Ben neyleyim ruhum Aşk ku zoruda boğulmak ister-/ İlahi bir aşk ile ruhum Beslenir/ Beslenir de ruhu gönlüm haveyler-Nuru gönlüm ilmi haline kul eyler-/ Çagreyleyinde-Peygamberler,Pirler,Erenler-Nurlar gelsinler/ Gelsinlerde-Kadri ruhi halimi görsünler./ Ruhu canum Hay olmuş-/ Nergis Kokan Bağlarda Dell olmuş Kendinden geçer-/ Aşk ku Zorun ağır gelir.Ruhum helak taşıyamaz-/ Kızıl ateş gibi saçların-Miski amber kokar dalları-/ Ruhum selama durur Nurunu-hu-hu/ Ben den de değilim- Gayipteyim gayrı-/ Yerle-Gök arasında bir yerde-aşkın fenerini arar dururum/ Aşk ku şerbetin Nurul Aziz gibi yazar yazar doyamam-/ Hücreyi kanımda Güneş gibi-döner döner durursun ateş gibi…../ Şükrederimler erenler size.Bana bu eşki nakşettiğiniz için/ Şükrederim Pirler Size/ Benim bu ruhumu bugün bu eşkile beslediğiniz için….

___________

Uzun, soğuk ve karanlık bir geceydi

Sadece endişeyle yelken açıyordum geleceğe

Hiç ses etmeden sözcükler üretiyordum

telörgülü geceye

Tayfaları yaralı bir gemiyi andırırcasına

ayışığına sığınmış yorgun bedenim

gözyaşları ekiyordum içi kandolu

endişeyle yüreğime

Tatlı bir gelecek arıyordum soğuk gecede

bedenime saplanan buzlu ve sivri duygular için

karanlık uzun bir koridor yolculuğundan sonra

iniyordu bütün duygular ruhuma

freni patlak bir asansör gibi

yüzleşiyordum bütün pişmalıklarımla

karlı beyaz berlin akşamında

gözleri bağlı koşturuluyordum

apansız ıssız yüksek bir köprüde

Yeni sığınaklar arıyordum

ruhsal pişmanlıklarıma

Tekrar çocuklaşıp bir anne sütü özlemiyle yaşlanıyordum

menkıbe yolunda

yeni kod adlar vermektense duygulara

herşeyi oluruna bırakmak

en iyi çözüm oluyordu

içi isyan dolu

karlı beyaz berlin akşamında

bir şarap gibi kendimden geçiriyordu

vücuduma sığınmış mülteci duygularım

benim senden alacaklarım senin benden aldıklarından

çok olur umarım

çünkü bende sana verebilecek hiçbir şey kalmadı

berlin ne yazık

(6 Aralık 2007, Berlin)

************

Damla damla duygular

dönr bir pervane ruhu helak ile

döndükçe beden acı ve aşk ile

ruhum taşar sevda ile

Ruhum doldu mu sevdan ile

kanat gererim rüzgara umut ile

sevdan öyle sıcak ki kazan ile

kaynar dururum şevhet ile

Öyle sıcaksın ki şevhet ile

taşar dururum aheng ile

taştıkca azalır azaldıkça pişerim

piştyikce doyarım sevdan ile

hu diyelim erenler hu

öyle güzel ki kaynağın

yüreğimde uçan kelebek

yüreğimde açan gül

Ruhumu öyle besliyorsunki sel ile

bahçeler yaparım içerim cennet ile

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: