teknolojiye karşı…

by

Teknolojinin içinde teknolojiye muhalif olmak. Nereye kadar? Nasıl? Önemli bir soru: Hayatımızda sahip olduğumuz her şeye gerçekten ihtiyacımız var mı? Bir tür cevap ya da  cevap için işaret noktası:

“Sahip oldukların sonunda sana sahip olur” (Dövüş Kulübü, Chuck Palahniuk).

Hesaplaş.

Reklamlar

11 Yanıt to “teknolojiye karşı…”

  1. banu Says:

    Kendilikten aynılığa giderken sahiplikten eksiliyoruz. Ama bu çarkı kırmak elimizde mi yoksa modern zaman laneti mi denir buna bilmiyorum. “Modern iktidar büyük gözaltıdır.” dediği geldi aklıma Foucault’nun. Kimse özgürlükten göğsünü gere gere bahsedecek durumda değil şimdi.

  2. kacakkova Says:

    Evet, modern toplum “büyük kapatılma”dır……
    yaşamı sadeleştirmekten, basit bir hayat yaşamanın erdeminden hepimiz bahsedebiliriz……ama neyi değiştirir ki bu
    olmayan hayatın “romantik sürgünler”ine dönüştürmekten başka……
    basitliğin sanıldığı gibi basit olmadığını göremeyeceğimiz kör bir noktada söylediğimiz her şey boşluğadır…..artık gerçekten neye ihtiyacımız olduğunu kesinleştiremeyeceğimiz bir ihtiyaçlar dünyasındayız…..
    gerçek ihtiyaçlarımızın ne olduğunu asla bilmeksizin ihtiyaçlarla kuşatıldığımız ve belirlendiğimiz bir dünya….
    teknolojik dünya….
    modern zamanın laneti….
    ya da tüm zamanların çözümsüz sorusu insan için…..
    hesaplaşmak için ilk sorudan, “ilksel olan”dan başlamak gerek belki de…..
    ilksel’den başlayan bir bakış hayal edip çizebilir misin banu?…

  3. banu Says:

    Ben kendi gördüğümü en kısa zamanda resmedeyim o halde 🙂 Bakalım benim ilkselimle sizinki arasındaki korelasyon ne?

  4. elestirel gunluk Says:

    genc bir arkadas anlattiydi evdeki geleneksellikten, kendi olamamaktan, yalniz kalamamaktan falan bikmis ve almis basini gitmis baska bir ulkeye ya da kente ama ne yazik ki “Su internet, su chat programlari, su internet uzre video ya da sesli baglantilarla sanki bizimkiler hala benle; yanibasimda, odamda!” diyordu.

    Hakliydi.

    Hani o zaman “girme kardesim nete falan” diyesin geliyor ama, esrar eroin gibi ya da tutun gibi alismisiz bile, onsuz da yapamaz olduk sanki. Haberleri okumak ya da bloglar arasi dostluklar gelistirmek gibi yasamsal bir kanal oldu sanki (Kuskusuz bu teknolojilere sahip olanlar icin durum bu. Digital Divide’in ucurum boslugundaki miliyonlar icin gecerli degil bu soylenenler)…

  5. kacakkova Says:

    selam elestirel günlük
    teknolojı sorunu sahıp olan olmayan herkesi ilgılendıren bır konu aslında…….
    cünkü genelde herkes şöyle ya da böyle belirli bir teknolojik olanaga sahip…..baska bbir acidan bu bir olanak mi degil mi ayri konu olmakla birlikte, hepimiz belirli bir teknolojik durum icinde yasamaktadyiz….yani teknoloji tarafından belirlenen bir dünyada yaşamaktayız….teknolojının olumlulukları ve olumsuzlukları meselesini derinleştirmek, meselenin üstüne gitmek bakımından önemlli görünüyor….
    selam ile….

  6. Friedrich Camus Says:

    http://yabanil.net/?etiket=Ted_Kaczynski

    http://www.yuzde52.org/msayfalar.php?ms=35

    35. MS’nı her okuduğumda umudum tazelenir benim 🙂

  7. kacakkova Says:

    sahi camus ne oldu bombaciya…..
    yaman bir manifetoydu yazdigi…..
    sistem büyüdükce cöküsünün acisi daha büyük olacak, bu nedenle tez zamanda cökmesinde fayda var diyordu…..bi de solculuk psikolojik bir hastaliktir dediydi manifestonun bir yerinde, gülmüstüm epey….
    ne yapiyor mapusta mi hala?…..

  8. We are all prisoners! « Little Drop of Poison Says:

    […] post Sevgili Kacakkova’nın şu yazı yorumlarındaki  sorusu üzerine […]

  9. Friedrich Camus Says:

    Vallahi kendisinden son mektup 2005’te alındı. FBI iç etmiş olabilir hapiste 🙂

    Lâkin ondan ilham alanlar dışarıda. Ahahahahah.

  10. Friedrich Camus Says:

    Yahu böyle iki yorum ardarda yazıyorum ama kusura kalma biraderim.

    Şimdi biraz sordum soruşturdum da, halen hapishanede yaşıyormuş Ted Abimiz ve hatta mektuplaşabiliyormuşuz 🙂 Hatta mektup yollamak isterseniz adresi de şöyle:

    Ted Kaczynski (04475-046), US Pen- admin Max Facility, PO Box 8500, Florence Colarado 81226, USA

  11. il formules di pluie » Blog Arşivi » We are all prisoners! Says:

    […] post Sevgili Kacakkova’nın şu yazı yorumlarındaki sorusu üzerine […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: