foucault’nun anti-hümanizmi

by

Hümanizme teorik reddiye” yazısını devam ettirme ve geliştirme olanağı bulamadım henüz. Buna hazırlık olarak gezinirken Foucalt’nun anti-hümanizmine dair açıklayıcı, karşılaştırmalı geniş bir yazı buldum: Öznenin jeneolojisi. Daha kabul edilebilir ve ansiklopedik nitelikte bir yorumla söylenebileceklerin önemli bir kısmı burada söylenilmekte. Foucaultcu kavramlarla ilişkili olarak (özellikle de “iktidar“) onun özne eleştirisinin anlaşılması bakımından belirli bir açıklık sağlamaktadır bu yazı.

foucault

Foucalt’nun anti-hümanizmi, ilk olarak elbette, öznenin teorik reddiyesinin bir tezahürüdür. Althusser’de şekillenmiş olan teorik özne eleştirisinin radikalleştirilmesi sözkonusudur burada. Öznenin teorik reddiyesi, bu bakımdan, sanıldığı gibi bir tür öznelciliğin yadsınması olmaktan ziyade ve asıl olarak, modern düşüncenin ve modernitenin kurucu epistemolojisinin (episteme’sinin) ve onun özne kategorisinin sorgulanmasının ürünüdür.Kendisiyle özdeş, tutarlı bir bütün olarak anlaşılan ve öne sürülen düşüncenin merkezi olarak insan/ya da özne.

Özne konusu basitçe bir öznelcilik ya da öznecilik meselesi değildir; hümaniz basitçe bir insan sevgisi meselesi olmadığı gibi. Foucault, öznenin jeneolojisini ortaya koyduğunda, anti-hümanist perspektifi derinleştirmek üzere, modern düşüncenin temel kategorilerinden birine müdahale etmekte, ve hem teorik hem de politik düzlemde belirli bir söylem yapısını ya da episteme‘yi sorunsallaştırmaktadır. Yapısalcılıkta ortaya çıkan öznenin merkezsizleştirilmesi girişimi bu sorunsallaştırmanın yönünde giderek kesin bir nitelik kazanır. Özne, kendi başına yeterli bir kendilik olmak bir yana, örneğin iktidarın üretmiş olduğu ve iktidarın taşıyıcısı olan bir şeydir.Anti-hümanist özne eleştirisi, Foucault’da, öznenin modernist teorideki konumunun geri dönüşü olmayan bir reddiyesini sunar.

Başka bir yazıda da Foucault’nun iktidar kavramını ele alışı ve genel yaklaşımının anlaşılması üzerine bir değerlendirme yapılıyor. Foucault’nun düşüncesinde hakikat, özne ve iktidar konusu arasında dolaysız ilişkiler sözkonusudur; başka bir açıdan bunun anlamı öznelik, kendilik teknikleri ve iktidar arasındaki zorunlu ilişkilerin Foucault’da sürekli analiz konusu olmasıdır. Her iki yazı da, hem Foucault’nun anti-hümanizminin anlaşılması bakımından, hem de zaman zaman kendi aramızda tartıştığımız bilgi, iktidar, özne, gercek, hakikat gibi konu başlıklarına getireceği açılımlar bakımından yararlı olacaktır: İktidarın yalnızca kurbanı değil, asıl olarak ürünü ve taşıyıcısı olan öznenin sorgulanması.

Foucalt, bu tartışmaları geliştirmemize önemli açıklıklar getirmenin de ötesinde, temelde, başka bakımlardan da, örneğin, bu tartışmaları yürütürken düşebileceğimiz olası tehlikeler (mesela “bütünleştirici teoriler” kurmak ya da kurmayı istemek, özcülük/temelcilik hatasına düşmek) konusunda da uyarıcı ve önem taşıyan bir düşünürdür bence.

Hümanizm kaçınılmaz olarak özcü bir düşünce biçimidir, etik ve epistemolojik imtiyazlara sahip öznenin zemini de bu özcü düşünce/ya da zihnizet yapısına dayanır.Postyapısalcı tartışma, bir bakıma, modern toplumsal dünyanın kuruluşunda yer alan bu düşüncenin/zihniyetin tüm yapısı itibariyle, kavram ve kategorileriyle sorgulanmasıdır. Foucault, bu toplumsal dünyanın özgül bir sorgulanmasını sunmanın ötesinde, felsefi düzlemde özcülük tehlikesine karşı çeşitli silahlar sunar bize.

Özcülükten arındırılmış bir varoluşun ve yaşamın siyasal koşullarına dair bir arayışın ipuçlarını oluşturur onun anti-hümanist projesi.

Reklamlar

3 Yanıt to “foucault’nun anti-hümanizmi”

  1. zeki Says:

    selam..
    Birgün gazetesinde “iktidar heryerdedir” basligi altinda bir yazi dizisi yayinlandi..Bülent Somay ve Foucault`nun Secme Yazilar`ini yayina hazirlayan Ferda Keskin`in Foucault`nun düsünce dünyasina yaptigi kisa bir yolculuk olarak da görülebilir..Bulabilirsen bir bak derim..

  2. kacakkova Says:

    zeki selam
    yazıyı buldum.linki şurada, ilgilileri için aktarayım bende:
    http://www.birgun.net/index.php?sayfa=57&dizi=245
    dört gün boyunca devam etmiş yazı…..hem fucocu teoriyi anlamak, hem de türkiye’ye dair bu teorinin nasıl değerlendirilebileceğini görmek için bakılabilir….daha ayrıntılı bakacağım ben de….
    bu arada neler yapıyorsun….mevzular senin alanına giriyor asıl. aklına gelenler olursa ya da aklına uymayanlar olursa ekleyiver bi zahmet…..
    sevgiler.

  3. katı olan herşey buharlaşıyor « Mutlak Töz Says:

    […] asıl önemli olan ilgili kuramsal tartışmaları (zaman zaman açmaya çalıştığım, örneğin anti hümanizm meselesinde, ya da modernizm postu serince…‘de görüleceği üzere) sürdürebilmek ve […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: