bütün teoriler gridir

by

Silent

“hayat ağacı yeşildir, teori ise gri” derdik eskiden, ne saçma söz…….

hayat ağacı yeşilse bile, ‘bütün teoriler gridir’ (Baudrillard), ve kim konusabilir teorinin ötesinde ya da üstünde…..

bir yaprak kurdu olsaydık, ya da yaprağın kendisı, asla bilemeyeceğimiz ve bilmediğimiz için gerçek olan bir yaşamımız olurdu…..oysa biz durmadan yayılan bilgiyle puslu hayatlar sürüyoruz yalnızca…

yanlış bir hayatı doğrulamaya çalışıyoruz düsünmekle…..

“modern yanılsamalar” bize yanılsamanın hiç de modern olmadığını gösteriyor durmadan…..

bu yanılsama‘nin gerçekliği’nde, Devrim‘ler de Düzen‘in emniyet sübaplarıdir….

her zaman kaçışı denemek gerekir…..

Reklamlar

11 Yanıt to “bütün teoriler gridir”

  1. tolga Says:

    Ya kacis yoksa?
    Matrix’in 2. serisindeki “hain”i hatirliyor musun? Adamin Ajan Smith’ten tek istegi biftek yiyebilmekti ve yedigi “gercek” biftek olmasa bile gercek olmadigini bilmedigi surece hicbir sorun yoktu.

  2. kacakkova Says:

    hatirlamam mi tolga,

    cehalet erdemdir” gibi filmin en önemli cümlelerinden birini sarfetmisti…

    üstelik aldigi tavirla, filmin gerceklik iddiasini bir kez de kendisi yikmisti…..
    Morpfeus’la Neo’nun afra tafralarini en azindan yemedigini belli etmisti…..

    ajan smitht’den sonra filmin en saglam karakteri, “hain”dir…..
    gercegin cölüne hosgeldiniz” iddiasini sorun haline getiren de kendisidir…..Baudrillard’in kuramsal iddialarinin gerceklestirilmesidir “hain”…..

    Zizek, 11 eylül yorumunda, saldirilari isaret ederek “gercegin cölüne hosgeldiniz” demisti…..bu hem kuramsal hem siyasal bir modern yanilgidir…..

    kuramsal fantazilerden birisi de, “gercek gerceklik”de bir gün birilerinin, ya da hatta kendisinin uyanacagina inanmaktir…..

    bu bakimdan aslinda kacis da yok…..

    ben en fazla “her zaman kacisi denemek gerekir” diyebiliyorum…..

  3. tolga Says:

    Kacakkova,
    evet Zizek’in o makalesini yeniden okudum, su linkte , ingilizcesi mevcut.

    Zizek’in orada bahsettigi gercek, kanimca Lacan’ci Gercek’i karsilamiyor.
    Hatriladigim kadariyla Morpheus, Neo’ya “gercegin colune hosgeldin” dedigi mekanin ta kendisi urettikleri egitim simulasyonlarindan biridir. Demek ki filmdeki gercegin coluyle karsilasmakta yasanan sok “mekansal” degildir.

    Zizek’in o yazisinda bence elestirilecek cok yan var dedigin gibi. Zaten kacisin olmamasidir Gercek.
    Tam olarak “kacisi denemek”ten ne dedigini anlamadim. Ama eger anladigim manadaysa kacisi denemek, sistemin sinirlarinin disina cikip kacmak yanilgisina yol acar. Yani en buyuk yanilgi olabilir.

    Bu konuda vaktim olunca daha uzun uzadiya yazmaya calisacagim.

  4. kacakkova Says:

    tolga,

    yapmayi düsündügün acilimlar iyi olur gercekten…..

    kacmayi denemek ile ne kastettigimi, saniyorum acimlamam olanakli degil…bilmiyorum….olsa olsa bu bir duygudur saniyorum…..

    kuramsal olarak gerekcelendirmeye calistikca dedigin türde bir yanilgiya dönüsecegimi hissediyorum bende -disi olayan bir seyin disina cikma vaadi gibi bi yanilgi…..

    hayir, bu degil…bu nedenle bir duygu olarak birakiyorum onu…..

  5. tolga Says:

    Zaten bu konularda dogrudan ya da analitik yaklasimlar basarili olmuyor; gelip gidip oradan buradan, hayatimizdan, kultur endustrisinden spesifik ornekler vermek gerekiyor.

    Aslinda duygudan da ziyade bahsettigin “kacis” Deleuzian (A thousand plateaus – Bin Yayla ) bir konsept olarak da gelistirilmis durumda : “line of flight”. Nasil Turkce’ye cevrilir “line of flight”? “Ucus cizgisi” demek anlamli mi bilmiyorum. Ingilizce wikipeadia’da soyle bir link buldum: http://en.wikipedia.org/wiki/Line_of_flight . Benim okudugum ve anladigim kadariyla Deleuze’un tum felsefi cabasi o kacis noktasi (immediacy) uzerine yogunlasmis durumda.

    Orada diyor ki, ” ‘Ucus cizgisi’ gercek’i asan ve ve sanalin ustune cikan bir operator olarak degerlendirilebilir.” Bu tur bir yaklasim Negri ve Hardt’in siyasal teorilerinde de cok agirlikli olarak var, bundan Hegelci diyalektigi torpulemeye calisiyorlar. Hatta bu yuzden Negri’nin (ve Hardt’in) Imparatorluk’u bizzat bu felsefi mantalite uzerine kurulmus durumda. Bu referanslari (kaynaklari) anlamaya calissam da, boylesi bir “kacis”i oldukca supheli buluyorum simdilik. Olayin psikanalitik “sapiklik”a varisi gibi bir suphe var dogal olarak. Bundan klasik psikanalize de karsi cikislari var bu arkadaslarin.

    [ Muhendis ve bir basima, biraz zorlanarak da olsa bu islerle ugrasmaya calisiyorum. Son nokta koymak gibi bir derdim yok. Bundan her turden gorusu acikca tartisabilelim istiyorum. Gelisim de boyle saglanabilir zaten.]

    Zamanim olmadigindan kisaca ve dikkatsizce gecmek istedim. Sonra devam etmek uzere..

  6. tolga Says:

    Kacakkova diyor ki, “kuramsal olarak gerekcelendirmeye calistikca dedigin türde bir yanilgiya dönüsecegimi hissediyorum bende -disi olayan bir seyin disina cikma vaadi gibi bi yanilgi…..”

    Bu yorumunu yeniden okuyunca ben de daha acikca vurgulamak istedim. Butun praksis felsefesi o disa cikma ile ilgili degil mi? Hatta disa her zaman cikmiyor muyuz? Yani dedigin bir yanilgiya gitmez bence. Problem, disa cikmaya calismayi nasil yapabilecegimiz. Ornegin askinlik disari cikmak midir yoksa bizzat ickinligi yeniden mi uretir? Cevaplandirilmasi soru bu gibi.

  7. kacakkova Says:

    selam tolga,

    acikcasi deleuz’de bu kacis temasi icin bir referans noktasi bulursam memnun kalacagim bundan, Bin Yayla’ya tez zamanda bakmam icab eder……

    “gercek’i asan sanal’in üstüne cikan bir operator”…..ilginc bir ifade, ama umarim fazla zorlanmamistir aciliminda…..

    “disarisi” konusuna gelince….
    aslinda bir disari’si olup olmadigindan da emin degiliz, yani bilmiyoruz, bu bakimda disari cikmak iddiasi bir varsayimdan ibaret her zaman….
    hic kimseye ne teorik ne de politik konum itibariyle bir ayricalik saglamiyor bu….
    ama “disari cikma girisimi” kendi basina bundan, yani metafizik bir disari varsayimindan ve bu varsayima dayali teorik ayricaliklardan vazgecmis olmalidir…. ve böyle olursa anlamli bir bir girisim olarak sürdürülebilir…..

    disarisi/icerisi ayrimini hic bir düzeyde temelendiremeyecegimiz coktan biliniyor…..buna dayanan siyasal felsefelerin üstünü cizbiliriz…

    spontan olarak aklima gelenleri yaziyorum simdi, görünen o ki bunlarin islenmesi gerekiyor…..

    vakit olacaktir saniyorum……

  8. Çarpım Tablosu Says:

    […] yazinin kaleme alinmasinin sebebi Mutak Toz’de yapilan su tartisma oldu. Kacakkova’nin degindigi tema aslinda Matrix serisinin ikinci filminde en az Neo’nun kendi […]

  9. Kayra Says:

    Bu ilginc ve önemli tartismanin nereye varacagini merak ettim dogrusu.Böyle bloglari gördükce ben de mi bir blog acsam, tartismalara katilsam diye düsünüyorum.

  10. tolga Says:

    Merhaba Kayra,
    Blog acsan da acmasan da bu tartismalara katilman guzel olurdu.

  11. Herşey yalan gerçek Sensin (1) « Mutlak Töz Says:

    […] yalan gerçek Sensin (1) Bütün teoiriler gridir‘i yazarken aklimda Matrix yoktu.Ama teori ile gercek arasinda kurulan bir tür ilşki biçmini […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: