Tol

by

Tuhaf bir zamanda okumuştum TOL‘u.2002’nin sonu olmalı.İçerden çıkalı daha bir kaç ay olmuştu belki. Bin kapıdan kışlanmış bir tavuk kadar şaşkındım kitabin bir yerlerinde denildiği gibi, kitabın duygusu sarıp sarmalamıştı beni.Sonra sanıyorum hep öyle kışlanmış duygusuyla kaldim.

İkimizde aynı zamanlarda günyüzüne çıkmıştık adeta, mekan ve zamanda bir boyuttan başka bir boyuta geçmiş gibiydim Tol’un satırlarına daldığım sıralar ve Tol’de beni alıp başka bir zaman ve mekana savurmuştu.Yaşamış olduğum hayatın yarısına yakınını orada geçirdiğim mekan’in ve zaman’in dışındaydım.Gövdem ve ruhum aynı yerde barınmıyorlardı.Algılarım ve belleğim asla emin olamayacağım bir belirsizliğin içindeydi, düzenekler bozulmuştu tamamen, o günleri sisli görüntüler halinde, sanki kalınca bir tül perdenin ardında gerçekleşmiş sahneler gibi getirebiliyorum aklıma.

Tol’u benim için önemli bir kitap yapan yönlerini de aynı şekilde, emin olmaksızın hatırlıyorum şimdi.Sözlerini, konusunu, karakterlerini tuhaf bir şekilde unuttuğum ama bende çok güclü bir tat bıraktiğini, beni bir anda geçmişe ve kendi içime savurduğunu, huzursuz ve tedirgin edici bir şekilde bende yazmaya dair bir özlem doğurduğunu bildiğim bir kitap olmustu Tol.Yeniden okumam gerek, diyorum bazen icimden, gözüm takılıp duruyor, ama bir yandan da bundan kaçınıyorum sanki, elime alıp alıp bırakıyorum kitabı yeniden.

Geçen yıl bir de Har’i çıkarmış Murat Uyurkulak.Tez zamanda Har‘lanmak gerek artık, ama ben size bu arada bir kuple Tol’dan bir şeyler hazırlayayım yukarıya.

Reklamlar

10 Yanıt to “Tol”

  1. tolga Says:

    Bir roportajindaki su laflarini cok sevdim yazarin,
    ” Edebiyat ile hakikat arasında doğrudan bir bağdan söz edilemez bana kalırsa. Edebiyatın kendine ait yasaları ve dünyası var. O dünyada, kendi meşrebince ele alıyor hakikati. Eğer sıkı ve samimi bir meşrepse o, zaman zaman hakikati daha şiddetli şekilde duyumsatma imkânı bulabiliyor. Net ayrımlar yapmak mümkün değil yani. Bu tür ayrımlar, bizi ‘toplumcu gerçekçilik’ noktasına geri götürür. Fantastik olanın, bir tür kaçış, hakikatten uzaklaşıp dikensiz bir bahçede gezinme çabası olduğunu da söyleyemeyiz.”

    Ben Turk edebiyatindaki gelismelerden bayagi uzakta yasiyorum, maalesef. Sayende, boyle yazarlari tanimak bu yuzden cok iyi oluyor. Bu yaz Istanbul’a adimimi atar atmaz Tol’lanip Har’lanacagim.

  2. kacakkova Says:

    tolga selamlar efenim,

    hakikat meselesine takmis bir yazar kendileri….
    sıkı ve samimi bir meşrepte akiyor yazilari, o nedenle olsa gerek hakikilik var yazdiklarinda….bir ‘hakikat duygusu’ndan söz etmek mümkün saniyorum…saglam görünüyor bu bakimdan….
    Har’i okuyamadim ben de, umarim o saglamligi kaybetmemistir ve kaybetmeyecektir….
    benim de bu arada yeni kesfettigim bir kac yazar daha var, ekleyecegim sonra, birbirimizi habardar etmis oluyoruz efenim, böyle paslasmak ve paylasmak da güzel bir sey….

    yaz geldi sayilir, demek yakinda istanbul’dasin….
    bolca hasret gideriniz efenim ve bolca kitap stoklayiniz dönecekseniz…..
    iyilikler.

  3. banu Says:

    Beni çok etkilemişti.

    “Har”da da şu cümle geliyor aklıma hazır Mutlak Söz sınırlarındayken söyleyeyim :

    “Biz hangi sınıfa aidiz, ha, nereye aidiz?”

  4. kacakkova Says:

    banu

    har’ı buldum okuyacağım yakında…..tol’dan farklı, daha fantastik bir kitaba benziyor…..

    bu soru iyice aklıma düşürdü kitabı bak şimdi…..

  5. banu Says:

    Ehhe. Aklınıza düşsünd iye özellikle yazdım ben zaten :p

    Okurken filmleştiresim geldi zaten. Garip yatarıklar, yüzlerce kostüm, flashbackler falan… Kendime de bir rol vermiştim 😀

  6. tolga Says:

    Ha ha sozumu tuttum iste, Tol’u okudum sonunda 🙂 Kufurlerin bu kadar yakistigi bir roman okumamistim, bir de ickilerin. Her gece icerek okudum Tol’u, alkolik edecekti bu kitap beni, Allah’tan bitti 🙂 Yazar sanki tum karakterlerin bir toplamiydi bu kitapta, ve ben de tum karakterlere yakin hissetttim kendimi. Yarin Har’lanmaya baslama zamanidir efendim.

  7. kacakkova Says:

    valla hakkini vererek okumussun demek tolga 😉

    gördüydüm senin konduda okunanlar listesine girmisti.bir kac güne kalmaz bitirir diyordum, kenara koyup az az okunacak türde degil. icmeden okunacak, ya da okunduktan sonra icilmeyecek türde degil. evet bana da öyle gelmisti.karekterlerin toplaminda yazar var, ama belkide ayni toplamda okurlarda var. hos kitapti vesselam….

    Har”a gelecegim gelemiyorum ben de bir türlü……

  8. ludmilla Says:

    En kısa zamanda “har”lanırsınız umarım, zira bence Tol ne kadar sevilesiyse Har o kadar tapılası. Tol’un şiirselliği Har’da olmasa da daha bir oturmuş kurgu, şahane göndermeler ve daha olgunlaşmış bir M. U. var Har’da…

  9. miracle Says:

    mu, Tol’da intikamın alındığına, Har’da da kıyametin koptuğuna dair katmerli birer şehadetname tutuşturuyor elimize… Söze ne hacet!

  10. “tol”, murat uyurkulak « Mutlak Töz Says:

    […] okuma etkinlikleri düzenlendi. Daha önce kısaca sevdiğim kitaplardan biri olarak anmıştım Tol‘u. Tol, kürtce intikam demek; “bir intikam romanı” alt başlığıyla […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: