Takva

by

Takva

Takva, Berlinale Film Festivalinde şu siralar.Takva’yi beğenerek izlemiş ve takdir etmiştik. Özellikle Erkan Can’in oyunculuğunun altını çizmek gerek.Gemi´deki sahici kaptan gibi, burada da gerçek bir Muharrem olarak çıkıyor karşımıza. Takva dini istismar etmiyor, övmek ya da yermek gibi saikleri olmadığını her sahnede açık kılabiliyor, bu yanıyla bile önemli bir başarısı var. Ele aldığı dünyanın içine tam olarak girebildiğini söyleyemesek de böyle bir başarısı var.Ötesinde filmde kurgu, müzik, hikaye geçişleri, alt metinler ve sahne tasarımları genel olarak oldukça yerinde.

Kelime anlamı olarak tanrı sevgisi ve korkusu anlamalarını içeren takva, aynı zamanda tanrının buyruğuna girme, onun emir ve yasaklarına kayitsiz bir şekilde uyma ve onun himayesinde olma anlamlarına gelmektedir ki, bu noktada filmin ismi hikayenin gelişimi boyunca sürekli olarak bir anlamda süpheli kılınmaktadır diyebiliriz. Sevgi ve inanç, korku ve yasaklar durmadan günahla karışmakta, dahası günahtan asla tam olarak arınamamaktadır. Film din ve tarikat ekseninde gelişen bir hikaye olarak işlense de, bu bağlamda daha genel bir birey-inanç ilişkisi açısından düsünülebilir.

Korku ya da sevgi, kendinden feraget ya da tam bir adanmışlık, ne yapsak günahtan kurtulmak olanaklı görünmemektedir adeta. Sadece parayla ve güçle iliski kurduğunda Muharrem’in geçirdiği dönüsümler ve içinde yaşadığı çelişkiler değil sorun;daha başından itibaren örnegin bilinçten kovulmuş cinselliğin durmadan geri gelişini ve Muharremi kendisine rağmen günaha sokuşunu görmekteyiz ve bu film boyunca sürüp gitmektedir.

İnançla gerçek yaşam arasındaki çelişki, günahla tanrı korkusu arasındaki gerilimli ilişki film boyunca Muharrem’in gelgitlerinde gösteriliyor: Günah, her ne ise o, inancın içinde vardır, geri dönecektir. Her zikrin öncesinde ve ardında günah basını uzatacak, bir sevişme biciminde geri dönecektir. Birbirini izleyen bu zikir ve sevisme sahneleri, adeta inancın günahı yok edemeyişinin işareti gibidir. Herkes bir gün kendi inancıyla o inancın gereği olarak yaptıkları arasındaki çelişkiyle yüzleşmek zorunda kalacaktir, ya yüzleşmeyi yadsıyacak ya da çelişkilerini yaşayacaktir; Muharrem en kücük mimiklerine kadar bu yüzleşmenin korkusunu, yıkıcılığını ve belkide bir anlamda cıkışsızlıgını hissetiriyor.Film hiç bir konuda kesin sonuçlar bildirmediği gibi bu konuda da kesin bir sonuç bildirmiyor, sözkonusu hesaplaşmanın nasıl algılanacağını izleyicinin kendisine bırakıyor bir anlamda.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: