<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Mutlak Töz için yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://mutlaktoz.wordpress.com/comments/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://mutlaktoz.wordpress.com</link>
	<description>"Bütün, yanlıştır"</description>
	<pubDate>Sat, 19 Jul 2008 10:40:40 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=MU</generator>
		<item>
		<title>elipsis yazısına tolga tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://mutlaktoz.wordpress.com/2008/07/18/elipsis/#comment-2011</link>
		<dc:creator>tolga</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2008 16:22:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://mutlaktoz.wordpress.com/?p=804#comment-2011</guid>
		<description>Kacak usta Gercek'in colune hos mu geldik bilmem. Ama susmak yazgisi &lt;i&gt;jouissance&lt;/i&gt;'da bogulmamak icin var. Gerci ne icin oldugunun ne onemi var.. 

Ucurumu aradaki bag'a ilistirmeni de alkisliyorum ayrica.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kacak usta Gercek&#8217;in colune hos mu geldik bilmem. Ama susmak yazgisi <i>jouissance</i>&#8216;da bogulmamak icin var. Gerci ne icin oldugunun ne onemi var.. </p>
<p>Ucurumu aradaki bag&#8217;a ilistirmeni de alkisliyorum ayrica.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>elipsis yazısına passive tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://mutlaktoz.wordpress.com/2008/07/18/elipsis/#comment-2010</link>
		<dc:creator>passive</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2008 14:00:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://mutlaktoz.wordpress.com/?p=804#comment-2010</guid>
		<description>"yıkandığımız hep aynı ırmak"
döne döne aynı yöne..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;yıkandığımız hep aynı ırmak&#8221;<br />
döne döne aynı yöne..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>umutsuz bir şarkı yazısına banu tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://mutlaktoz.wordpress.com/2008/07/13/umutsuz-sarki/#comment-2009</link>
		<dc:creator>banu</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 17:08:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://mutlaktoz.wordpress.com/?p=805#comment-2009</guid>
		<description>bırakışın zamanıdır
o sert soğuk zamanı
gecenin bütün yelkovanlara yerleştirmesi gibi.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bırakışın zamanıdır<br />
o sert soğuk zamanı<br />
gecenin bütün yelkovanlara yerleştirmesi gibi.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>umutsuz bir şarkı yazısına Elestirel Gunluk tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://mutlaktoz.wordpress.com/2008/07/13/umutsuz-sarki/#comment-2008</link>
		<dc:creator>Elestirel Gunluk</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 02:03:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://mutlaktoz.wordpress.com/?p=805#comment-2008</guid>
		<description>Eyvallah Kacak.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Eyvallah Kacak.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>umutsuz bir şarkı yazısına kacakkova tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://mutlaktoz.wordpress.com/2008/07/13/umutsuz-sarki/#comment-2007</link>
		<dc:creator>kacakkova</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2008 08:14:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://mutlaktoz.wordpress.com/?p=805#comment-2007</guid>
		<description>siirin tadi konusunda israrci olamam elestirel abi...
bu dizelerin siir olarak imgesel gücü nedir emin degilim...ayrica genelde ceviri siirlerin hepsinde bir tad eksikligi yasiyorum ben de...bu dizelerin bu sekilde burda olmasi ise, bana hatirlattiklarindan....sözlerin cagrisimsal anlamlariyla hatirlattiklari degil, bir zamana karsilik gelmesi ve o zamani tasimasi dolasiyla hatirlattiklari....o zamanlari karsilamiyor olsaydi ve ben  mesela simdi bu dizeleri okumus olsaydim siir olarak dikkatimi fazla cekmezdi belki....
oysa burda durum baska...
bir "acı kuyu"ya baktigim zamanlari temsilen....
siir metaforik degil metonimik bir deger tasiyor diyeyim de tam olsun :) ....</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>siirin tadi konusunda israrci olamam elestirel abi&#8230;<br />
bu dizelerin siir olarak imgesel gücü nedir emin degilim&#8230;ayrica genelde ceviri siirlerin hepsinde bir tad eksikligi yasiyorum ben de&#8230;bu dizelerin bu sekilde burda olmasi ise, bana hatirlattiklarindan&#8230;.sözlerin cagrisimsal anlamlariyla hatirlattiklari degil, bir zamana karsilik gelmesi ve o zamani tasimasi dolasiyla hatirlattiklari&#8230;.o zamanlari karsilamiyor olsaydi ve ben  mesela simdi bu dizeleri okumus olsaydim siir olarak dikkatimi fazla cekmezdi belki&#8230;.<br />
oysa burda durum baska&#8230;<br />
bir &#8220;acı kuyu&#8221;ya baktigim zamanlari temsilen&#8230;.<br />
siir metaforik degil metonimik bir deger tasiyor diyeyim de tam olsun <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> &#8230;.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>umutsuz bir şarkı yazısına Elestirel Gunluk tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://mutlaktoz.wordpress.com/2008/07/13/umutsuz-sarki/#comment-2006</link>
		<dc:creator>Elestirel Gunluk</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2008 19:27:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://mutlaktoz.wordpress.com/?p=805#comment-2006</guid>
		<description>Pek varamdim tadina. Eminim Ispanyolcasi cok daha guzeldir...Dur belki yarin yeniden okudugumda farkli bulabilirim ayni siiri...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Pek varamdim tadina. Eminim Ispanyolcasi cok daha guzeldir&#8230;Dur belki yarin yeniden okudugumda farkli bulabilirim ayni siiri&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>sesinde&#8230;. yazısına cetin tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://mutlaktoz.wordpress.com/2006/12/21/sesinde/#comment-2005</link>
		<dc:creator>cetin</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Jul 2008 18:25:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://mutlaktoz.wordpress.com/2006/12/21/sesinde/#comment-2005</guid>
		<description>Merhaba

Bir kaç kez okuduktan sonra, yazının ritmini daha çok sevdim. Pek çok şairin yankısını buldum satırlar arasında. Bu nedenle dönüp yeniden okuduğumda, belkide sizin vurguladığınızdan tamamen farklı vurgularla farklı hissedişler yaşadım.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba</p>
<p>Bir kaç kez okuduktan sonra, yazının ritmini daha çok sevdim. Pek çok şairin yankısını buldum satırlar arasında. Bu nedenle dönüp yeniden okuduğumda, belkide sizin vurguladığınızdan tamamen farklı vurgularla farklı hissedişler yaşadım.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>sesinde&#8230;. yazısına kacakkova tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://mutlaktoz.wordpress.com/2006/12/21/sesinde/#comment-2004</link>
		<dc:creator>kacakkova</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Jul 2008 17:26:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://mutlaktoz.wordpress.com/2006/12/21/sesinde/#comment-2004</guid>
		<description>eyvallah elestirel abi....,

ucurum diyen kalmadi artik....
o özlemi üstelenecek kimse kalmadi...uluslararasi iliskilerden daha cok kisiler arasindaki iliskiler dengeler üzerine kuruluyor nicedir...
ve nicedir,
karanlikta susmaktan baska bir sey kalmiyor ucurum özleyene....</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>eyvallah elestirel abi&#8230;.,</p>
<p>ucurum diyen kalmadi artik&#8230;.<br />
o özlemi üstelenecek kimse kalmadi&#8230;uluslararasi iliskilerden daha cok kisiler arasindaki iliskiler dengeler üzerine kuruluyor nicedir&#8230;<br />
ve nicedir,<br />
karanlikta susmaktan baska bir sey kalmiyor ucurum özleyene&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>hegel,tinin fenomenolojisi yazısına kacakkova tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://mutlaktoz.wordpress.com/2007/10/08/hegeltinin-gorungubilimi/#comment-2003</link>
		<dc:creator>kacakkova</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Jul 2008 09:00:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://mutlaktoz.wordpress.com/2007/10/08/hegeltinin-gorungubilimi/#comment-2003</guid>
		<description>meerhaba dogan 

sanyorum türkce felsefe metinlerin cevirisi konusunda epy bir seyler söyledik...benzer bir sikayeti dillendiriyoruz sonucta....bu elestiri ve sikayetleri dile getirmemizin, okurlar olarak gayet hakli ve yerinde oldugunu düsünüyorum...yeri geldikce bunu dillendirmekte fayda var...yardimli cevirmekten bikmadigina göre :)...öte yandan aletrnatif ceviriler sunmak konusunda görev üstlenmek durumunda degiliz bana kalirsa...yani böyle bir cabaya girmek isteyeni desteklerim elbette, ama kötü ceviriden yakinmak icin cevirmen olmaya soyunmamiz da gerekmiyor....

medar atici"nin, felsefe metinlerinin türkce cevirileri konusunda yardimli"yi elestiren ve burada söylemeye calistigimiz seyleri toparlayan bir degerlendirmesi mevcut....eksi sözlükte 	&lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=medar+atici/@arif" rel="nofollow"&gt;medar atici&lt;/a&gt;
basliginda yer aliyor.... 
ilgili bölümü buraya yapistiriyorum....



&lt;blockquote&gt;bütün bu söylenenler ışığında; gelenekleşmiş bir belirtmeyle, bütün çevirilerin bir çarpıtma olduğunu da unutmaksızın; türkçe felsefe çevirilerini, belli bir çevirmen, aziz yardımlı örneğinde, birkaç temel noktada eleştirmek istiyorum. bunun nedenlerinden biri, dildeki dayatmanın olumsuzluk taşıyan çoğu yönlerinin, özellikle bu çevirilerde belirginlik kazanmasıdır; bir diğeri de, yayınlandıkları günden beri; gerek felsefe öğrencileri içinde, gerek de felsefeyle ilgilenen birçok kişi arasında, sürekli bir yakınma kaynağı olan bu çevirilerdeki olumsuzlukları dile getirme, aksayan yönlerine parmak basma amacı ve böylece, elbirliğiyle bu çarpıklıkları giderme umududur. kendi kendimizi eleştirmek, kendi eksiklerimizi gözönüne çıkartmak, kendimize ayna tutmak sorunlarımızın çözümü için vazgeçilmez bir tutumdur.
aziz yardımlı'nın yapmış olduğu çevirilere baktığımızda, genelde üç başlıkta toparlayabileceğimiz şöyle bir görünümle karşılaşıyoruz:
1. bu çeviriler, belli başlı batı dillerinin hepsinden, latince'den, ingilizce'den, fransızca'dan, almanca'dan olduğu gibi, felsefe tarihinin hemen her dönemini de kapsıyor.
2. bu çevirilerde kullanılan dil, özellikle hegel, kant gibi düşünürlerin kitapları söz konusu olduğunda yoğun bir anlaşılmazlıkla kaplı.
3. bu çeviriler nerdeyse seri üretim halinde, fabrikadan çıkarcasına hızla okuyucuya sunuluyor.
yukarda da belirtildiği gibi, belli başlı felsefe metinlerinin dilimizdeki sayıca azlığı, giderilmesi gereken bir yetersizliktir; ama, bu yetersizliği gidermek, yukarda da vurgulandığı gibi, o metinlerdeki sözcükleri türkçeye çevirmekle değil, onlardaki anlamı türkçe düşünmenin içine aktarabilmekle gerçekleşir. görüldüğü kadarıyla, aziz yardımlı, çalışmalarının çoğunda; kavramları sırf birer sözcük olarak değerlendirip, bu sözcüklere türkçe karşılık bulma çabasına girişmiştir ve böylece, yalnızca sözcüklere türkçe karşılık bulmanın, felsefe metinleri çevirisinde nasıl derin bir yetersizliğe yol açtığına da dikkat çekici bir örnek oluşturmuştur. kaldı ki, bu çevirilerde kullanılan türkçe sözcüklerin ağırlıklı bir kısmı, türkçe konuşup yazan insanların düşünce dünyalarında hiçbir yankı yapmayan ya da metinlerde taşıdığı anlamın ötesinde, bambaşka anlamlara göndermede bulunan, örneğin "kıpı", "üstenim", "an", "anlak", "anlık", "devim", "konutlamak" gibi sözcüklerdir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>meerhaba dogan </p>
<p>sanyorum türkce felsefe metinlerin cevirisi konusunda epy bir seyler söyledik&#8230;benzer bir sikayeti dillendiriyoruz sonucta&#8230;.bu elestiri ve sikayetleri dile getirmemizin, okurlar olarak gayet hakli ve yerinde oldugunu düsünüyorum&#8230;yeri geldikce bunu dillendirmekte fayda var&#8230;yardimli cevirmekten bikmadigina göre :)&#8230;öte yandan aletrnatif ceviriler sunmak konusunda görev üstlenmek durumunda degiliz bana kalirsa&#8230;yani böyle bir cabaya girmek isteyeni desteklerim elbette, ama kötü ceviriden yakinmak icin cevirmen olmaya soyunmamiz da gerekmiyor&#8230;.</p>
<p>medar atici&#8221;nin, felsefe metinlerinin türkce cevirileri konusunda yardimli&#8221;yi elestiren ve burada söylemeye calistigimiz seyleri toparlayan bir degerlendirmesi mevcut&#8230;.eksi sözlükte 	<a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=medar+atici/@arif" rel="nofollow">medar atici</a><br />
basliginda yer aliyor&#8230;.<br />
ilgili bölümü buraya yapistiriyorum&#8230;.</p>
<blockquote><p>bütün bu söylenenler ışığında; gelenekleşmiş bir belirtmeyle, bütün çevirilerin bir çarpıtma olduğunu da unutmaksızın; türkçe felsefe çevirilerini, belli bir çevirmen, aziz yardımlı örneğinde, birkaç temel noktada eleştirmek istiyorum. bunun nedenlerinden biri, dildeki dayatmanın olumsuzluk taşıyan çoğu yönlerinin, özellikle bu çevirilerde belirginlik kazanmasıdır; bir diğeri de, yayınlandıkları günden beri; gerek felsefe öğrencileri içinde, gerek de felsefeyle ilgilenen birçok kişi arasında, sürekli bir yakınma kaynağı olan bu çevirilerdeki olumsuzlukları dile getirme, aksayan yönlerine parmak basma amacı ve böylece, elbirliğiyle bu çarpıklıkları giderme umududur. kendi kendimizi eleştirmek, kendi eksiklerimizi gözönüne çıkartmak, kendimize ayna tutmak sorunlarımızın çözümü için vazgeçilmez bir tutumdur.<br />
aziz yardımlı&#8217;nın yapmış olduğu çevirilere baktığımızda, genelde üç başlıkta toparlayabileceğimiz şöyle bir görünümle karşılaşıyoruz:<br />
1. bu çeviriler, belli başlı batı dillerinin hepsinden, latince&#8217;den, ingilizce&#8217;den, fransızca&#8217;dan, almanca&#8217;dan olduğu gibi, felsefe tarihinin hemen her dönemini de kapsıyor.<br />
2. bu çevirilerde kullanılan dil, özellikle hegel, kant gibi düşünürlerin kitapları söz konusu olduğunda yoğun bir anlaşılmazlıkla kaplı.<br />
3. bu çeviriler nerdeyse seri üretim halinde, fabrikadan çıkarcasına hızla okuyucuya sunuluyor.<br />
yukarda da belirtildiği gibi, belli başlı felsefe metinlerinin dilimizdeki sayıca azlığı, giderilmesi gereken bir yetersizliktir; ama, bu yetersizliği gidermek, yukarda da vurgulandığı gibi, o metinlerdeki sözcükleri türkçeye çevirmekle değil, onlardaki anlamı türkçe düşünmenin içine aktarabilmekle gerçekleşir. görüldüğü kadarıyla, aziz yardımlı, çalışmalarının çoğunda; kavramları sırf birer sözcük olarak değerlendirip, bu sözcüklere türkçe karşılık bulma çabasına girişmiştir ve böylece, yalnızca sözcüklere türkçe karşılık bulmanın, felsefe metinleri çevirisinde nasıl derin bir yetersizliğe yol açtığına da dikkat çekici bir örnek oluşturmuştur. kaldı ki, bu çevirilerde kullanılan türkçe sözcüklerin ağırlıklı bir kısmı, türkçe konuşup yazan insanların düşünce dünyalarında hiçbir yankı yapmayan ya da metinlerde taşıdığı anlamın ötesinde, bambaşka anlamlara göndermede bulunan, örneğin &#8220;kıpı&#8221;, &#8220;üstenim&#8221;, &#8220;an&#8221;, &#8220;anlak&#8221;, &#8220;anlık&#8221;, &#8220;devim&#8221;, &#8220;konutlamak&#8221; gibi sözcüklerdir.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>hadi bakalım milletinizin keyfini çıkarın, kendin(iz)miş gibi yazısına kacakkova tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://mutlaktoz.wordpress.com/2008/06/22/hadi-bakalim-milletinizin-keyfini-cikarin-kendinizmis-gibi/#comment-2002</link>
		<dc:creator>kacakkova</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Jul 2008 08:34:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://mutlaktoz.wordpress.com/?p=795#comment-2002</guid>
		<description>yasartahirova,
valla 6 biradan sonra bana da cok güzel görünüyor yazi.....</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>yasartahirova,<br />
valla 6 biradan sonra bana da cok güzel görünüyor yazi&#8230;..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>