
aslinda dün yaptik sohbeti passive ile, ama öyle konuşmuşuz ki oratalığı ancak toplayabildim. passive’in sevgili halkına bi hediyesi var, bu gördügünüz resim, kendi eseri, suluboya, tıklayın büyük halini görmek için, masaüstü yapmanız gerektiğini unutmayın. kendisi banu‘yu secti yeni kurban olarak. banu icin sorulari passive yaziverin. ve buyurun bu uzun mülakata….
___________
sevgili passive burdasin ne güzel.daha erken bi bakayim dedim, hazirlandin mi büyük röportaja
merhaba, yakalanmamak için çok uğraştım. çook heycanlandım ayol.milakata gircek gibi falan hissettim kendimi. ama bakın yarısında uyyakalırsam şaşırmak.gücenmek yok. demedi demeyin.
niye uyumadin mi aksam
dört gibi yattım. sabah da bayram törenine gittik.
hazir isen baslayiveririz birazdan ben de bi kahve alayim
ok.ben her zaman hazırımmmm
halkimiz bekliyor
ya yaaa.merak içindeler.bi sınırötesi operasyon bi de bu röportac…
takip ediyor musun sinirötesi opresyon gelismelerini, ben hic bakmiyorum
tabiyki, insanların acı çektiği her şeyi takip ediyorum
ne düsünüyorsun, nedir bütün bunlar?
Nedir?ben bilmem böyle soruların cevaplarını….ıhmm… sadece boşuboşuna ölmek berbat bişi. yani banka kuyruğunda kalp krizinden ölmek ne kadar anlamlıysa terörist denen şeyle öldürülmek o derece anlamsız.
hep böyle oluyor bosuna oldugu belli ama hep ölmeye degermis gibi anlasiliyor ve anlatiliyor. ve cözülmüyor mesele. Her nasılsa…..
Evt. kim kimi görüp şehit oluyor anlamıyorum mesela….ha bunları düşünmek içimdeki militarizmi öldürmüyor
cözüm bu kadar zor mu gercekten?
çözmek isterseniz her şey kolay da
isteyen mi yok! ?savasa hayir diyenleri de dövüyorlar zaten
ama bakın sevgili kk. savaşa hayır diyenlerin hepsini inandırıcı bulmam ben. yani ben savaş karşıtı değilim.savaşsız bir gün bir yıl bir dönem gösterin.bilmediğim bir şeyi savunamam. barış nedir? mümkün mü barış?bence değil. ha bir şey söyleyip dövülmek korkunç ya da herhangi bir şekilde baskıya uğramak
savas olmamasi anlaminda baris mümkün belki, ama saniyorum sen barisin bir cözüm getirecegine inanmiyorsun….
ıhmm !..belkide. barış dedikleri şeyin kastettiklerini tam kavrayamıyorum insanların biribirini yok yere öldürmesi ise tabiyki savaş olmamalı. ama barış ne? atalat demek gibi. Atalet !
belirli bir somut durum icinde baris anlasilir bir sey. su an icin sinirötesi olmasin kürdün hakki verilsin demokrasi gelsin falan gibi seyleri kapsiyor anladigim kadariyla. Bunda ne var?
kürdün hakkkı mı? nedir ki hak?
keske sana bir kahve ismarlayabilseydim
keşkee…caramelli severim ben kahveyi
alman kahvesi cok sert yeni alistim bende
aa…çok severim ben. burda davidof falan buldum da çok mutluyum.nescafe ve jacobs a talim ediyorduk istanbulda.korkunç bişi buu. ben mesela nescafeyle savaş halindeyim. bir an bile barış olsun istemiyorum
baris vs. üzerine binen anlamlar o kadar cok ki.bazen kelimelerle bir yere varmak olanaksiz oluyor
esasıda kaçakkova konuşarak ya da diplomasiyle ülkeler arası mevzuların nihai sonuca ulaşmadığını tarihin her yerinde görmüyomuyuz. yani benim okuduğum tarihte.
evet görüyoruz tabiikine de…..
ve bir ulus devlet sınırlarını halkını askerini korumak için yapması gerekenleri yapmalı diye düşünüyorum
savas politkanin baska araclarla devamidir demis bir mühim zat
evt. iyi demiş. düşmanı iyi belirlemek gerek.
hangi düsmani? Kimdir düsman!?
sınırötesinde kimi yada neyi ortadan kaldırmak istediklerine iyi karar vermeliler.evt….işte hangi düşmanı. pkk denen şey düşman mı, evet ama pkk deyince tüm kürt ırkını kast ediyorlar bundan hoşlanmıyorum.
bu operasyon disarida bir seyleri ortadan kaldirmak icin mi yapiliyor gercekten? yoksa iktidarin iceride, kendisiyle ilgili bazi meseleleri kaydirma bicmimi var burada?
yani esasında içeride haledilmesi gereken bir sorunu dışarı tankla tüfekle hede hödö gidip halletmek yer yer komik ama hergün üç beş askerin de öldürülmesi birilerinin buna yardım etmesi ve daha öleceklerin olması ve karşı taraftan öldürülenlerin de bu ülkenin vatandaşı olması, düşündürücü. yahu ben bu konudan hazzzetmyiroum geçelim allaşkına.
Gecelim, sicak ya konu, daliverdik birden? Bunlar aklimda yoktu yoksa…..
vallaa… zaten son dakka takibi yapmaktan anam ağlıyor
baslayalim öyleyse!…
ha ama bakın az önce jaap stam ın futbolu bıraktığını öğrendim nasıl mütehassisim bilseniz
o kim yahu simdi?
(spor haberlerini son dakka takip eden bi kızdan hayır beklenmemeli son tahlilde)
aaa! a! yoksa siz dünya kupası takip etmezmisiniz. hollandanın muhteşem defans oyuncusu korkunç bi adam. Severdim. Neyse. her şey geçici şu alemde. sınırötesi de.
kadinlar futbolu sevmez sanirdim
ben severim. kadınlar ne yapar bilmem.
kadin yoktur kadinlar vardir diye mi?
valla bence insan vardır. ötesini pek anlamıyorum
o da öldü diyorlar ya
olsun. hayaletleri yeter
sorularima geceyim ben artik!
eh buyrun buyrun
bloglaralemi merak ediyor kimdir bu passive, nerede yasar, ne is yapar, nelerle mesguldur?
aa cidden!?nemiz var nemiz yok ortaya dökmüşüz hala mı merak….oyh!! bu insanlar nasıl doyursak bilmemkii !?
ögretmenlikten memnun musun diyeyim o zaman?
Ihmm… bazen… gün gün değişiyor benim hoşnutluğum. bir karar da duramıyorum. şöyle söyleyebilirim ama örtmenlik konusunda: öğrenci ve ders kısmını ve tabii edebiyat dil öğretme kısmını çok seviyorum.
edebiyat ögretmenligi naasil oldu peki hep istedigin bir sey miydi?yoksa hayat sartlari mi?
hani zorlasam varoluşumun yegane amacı falan gibi haddini aşan laflar bile edebilirim. ama o kadar abartamam.ama memuriyet kısmından uymam gereken çoğu anlamsız kurallardan diğer öğretmenlerden idarecilerden ve erken uyanmak zorunluluğundan ve he rgün uyumul giyinmek zorunluluğundan nefret ediyorum. edebiyat istediğim bir şeydi fakat öğretmenlik kısmı biraz zorlama oldu.en kolay iş buydu.devlet hemen işe aldı beni. hoş ben yapmadım başvurularımı babam ve ablam yapmışlardı.ben istemiyordum çünkü…oyh, o talihsiz güne dönmeyelim tekrar. atama haberini taksim meydanında almış hüngür hüngür ağlamıştım.
iteklenmissin o zaman sen bu ise, peki edebiyati yine de istedigini söyledin, tam olarak istedigin neydi ki baska?
şimdi kk bu soru için çocukluğuma dönmek gerek.ben hiç bir zaman ne olmak istiyorsun sorusuna cevap veremedim. kafa karışıklığım bebekliğime denk düşer. lise ikide falan iyice rus edebiyatı dosto aşkı vesaire derken. fen bilimlerinden mezun olup sosyal bilimlere abayı attım. falan filan. sonra işte öss türk dili edebiyatı….böyle
anladim, peki simdi edebiyat ile iliskin nasil?
tabii üniversitede tek kelime rus edebiyatı dosto vesair bahsedilmedi. bu da memuriyet kadar sukut-u hayaldi…..ıhmmm ilişkimiz?! Güzel. tek taraflı bazen. ben öyle uzun yorucu okumaların ve çalışmaların insanı değilim. sistemli hiç bir şey yapamayacağım için edebiyatla ilişkim yer yer su sızdırıır. ha ama hala dostoyla aşıkız o da ayrııı.
edebiyat yasamlarimiz icin gerekli midir?cocuklar mesela „yahu hocam birakin edebiyati ne ismize yarayacak“ demiyorlar mi?
diyorlarr.desinler. onların bilişsel ve duyuşsal seviyeleri yeterli dğil diyorum bazen. bakın nasıl bilimsel açıklamalar buluyorum kendime. ama bu yıl ilk kez bir sınıf dil anlatım dersinde öğretmenim noolur edebiyat anlatın diye yalvardıı. Şaşırdım. ölcektim şaşkınlıktan haaaattta. dedim ben siz gibisini hiç görmedim sekiz yıldır.
10 verseydin hemen hepsine hemen
Aaa…yok o derece diil…not vermekte pek zorlanırım….:9.ama çolk seviorum onları bu ondan daha kıymetli.eh tabi anlayana miirim…
sevgi sinif gecirmez ya, neyse. Hopi yerlileri dosto okumadiklari icin ne kaybediyorlar sahiden merak ediyorum?
bir kere ne kaybettiklerini bilmemeleri büyük bir kayıp. hem ben o kadar uzağğı dşünmem. başka insnalrın edebiyattan ne anladıığı onda ne bulduuğu pk umrumda değil. edebiyat sanattır. Zevktir. faydacı olmak hayal kırıklığı yapar. kırılmayacak hayaller üretiinnn. fleksi hayallerim var. frimus adlı blogıra yollıycam onlardan. ahahh fena sataşırım ben insanalra farkettiniz deilmii.
frimus dedin de, passive görünce aklina tolstoy ve neval el saddavi geliyormus. Gercekten var mi böyle kendini pasifist olarak tanimlama durumlari?
evet var
pasifist olmak icin neler yapiyorsun mesela?
uzun uzun bu durumu açıklamak da hoşuma gitmiyor pasifliğe zarar getiriyolr gibi çelişmek isteme pasifliğimle. pasif direniş yapiyorum. şimdi pasifist olmak acaip bir çelişki. bir kere bu çelişkiyle mutlu olup sakin sakin yaşamak pek hoş. hayatta olmak ve birsürü birüsü şeyle bunu desteklemek aktive olmak demek. bi kere metabolizmayla çelişmek gibi. neyse geçelim bu bahsi. işin felsefe kısmından pek anlamam, anladığınız üzre.
bir ara edebiyatcilarimizda tolstoyculuk ile dostoculuk seklinde kamplasmalar olmustu. Toplumculuk bireycilik meselesinde.
evet. Saçma. dostonun kaarşısına tolstoyu koymak yani.
oguz atay dostocuydu, oraya gelecegim
adamım!
üc kelime denmis ama sen aldirma bize anlatabilir misin atay’i. cocuklara anlatir gibi.
oğuz atay da pasifist sayılbilir aslındaaa. hımm hiç bunu düşünmemiştim. bu gece uyumadan bunu düşünüüciiiim. üç keliem mi?oyh! hiç anlatmadımki atay‘ı. müfredata koymadılar.Ataya küfrettim bol bol. tutunamayanları iki yılda zor bitirdim. panik ataklrıma sebeptir. Eşşolusu.
okuldayken ben edebiyattan nefret ederdim, her cocuk gibi
okulda ben pek çok şeyden nefret ederdim.göğün altında yaşamak trajedisi gibiydi okula gitmek
cok mu etkiledi tutunamayanlar seni
aslında onu okuduğum dönem epey zordu. yani kırılma dönemiydi bi nevii. o yüzden nefes almaktan zorlanırken selim ve turgut olmuyo. üç kelim beklemesinler söyleyemem
peki sen kendini dogal bir disconnectus errectus familyasindan mi görüyorsun? yoksa bilincle tutnamamayi tercih edenlerden mi?
ikincisi tabiyki…..(burada passanim iki dakikalik bir ara istiyor, tam iki dakika sonra geliyor, „işte memurluğun faaidesiii“ seklinde acikliyor bu dakikligini )
peki tehlikeli oyunlar mi, tutunamayanlar mi desem?
Tutnamayanlar.
frimus Selimışıkturgutçuğumözbenvetutunamayanlardevleti kurunca bize katilir mi diye soruyor?
Bittabii. seve seve. ama ben iflah olmaz bir oğuz atay hayranı değilim. bu konuda z’ yi tavsiye ederim, projeleri vardı.
evet z abimize danismaliyiz tez zamanda. varmi iflah olmaz hayranlik duydugun yazarlar?
dosto var. şairleri var bazı. şimdi hiç aklıma isim gelmiyo hale bakınn. Ehehhiihi. örnek sıkıntısı çekerim çok. ders anlatırken paranoyaa. Oyh…ama günümüzden bi örnek verebilirim. sadık yalsızçanlar. Tüm kitaplarını okuyabildiğim tek yaşayan yazardır. tekrar tekrar okurum. yalsızuçanlar olcek soyadıı. alengirli bi isim işte
ben sadece sitesinde yazdiklarini okudum, kitaplarini görmedim, aklimda dursun bulurum bir ara
sinema üzerine yazıları felan vardır denemeleri bilmemneleri. hikayelerini okurum ben daha çok
nilgün marmara var bi de
uvvv. Olmazmıı. hayatın neresinden dönülse kardır.
onun izlerini mi takip ediyorsun, nasil yasamis, nasil düsünmüs, ne hissetmis falan
şimdi mesela sevgili kaçakkova pasifist pesimist ya da bilmem çelişik her ne isek…onca bilnicimdeki berraklık ve yaşamktan emin olmak bi tarafta durup dururken boğaz köprüsünün trabzanlarında sekerek yürümek düşüncesini nasıl içimizden atarız. muhteşem bişi buu. tıpkı “kandan korkan birinin kan dökmeye duyduğu acaip arzu” gibi.
ölümde arzu ve korkunun biraradaligi mi kastettigin
evet. hem içinde hem düşüncesinde. hem hiç bir zaman yapmayacağınızdan bu kadar emin olmak hem de bunu ölesiye arzu etmek.
freud arzunun oldugu heryerde bir bastirmanin sözkonusu oldugunu söylüyor.
haa aferin freud’a….iyi demiş !..
freud mu dedim ben, hay allah agzimdan kacti freud demeyecektik
evet yauğ… ona dair tek bildiğim ah muhsin ünlü‘nün bir şiirindeki mısralar. “freud diye bir şey yoktur/hadi içte çay koyuyim“
nilgün marmara?
nilgün marmaraya dönersek onun izini takip etmek,hayatını kopya etmek ve hatta düşünüşüne, hissedişine hayran olmak gibi bir şey yok bende.
kopya etmek degil de izini sürmek, ulasmaya, anlaymaya, daha da iyisi hissetmeye calismak demek istedim
hımm evet…hissettiklerin anlamay a çalıştığım oluyor. ama sonra anlamsız bir şey bu. ifadelerine hayranım daha çok. diline belki de
sen de dil hayranligi var demek dogru olur mu?
Kesinliklee…dil ve kelimee….Hayranım, yani hayatta kutsal olduğunu düşündüğüm şeylerden
kutsal ile nasil bir iliskin var peki hazir gelmisken gelmisken sorayim?
kutsal derken?…ben materyalist olmamaktan mütevellit, kutsallık atfetmekten çekinmeyiz….hayal önemldir, yani uydurma ya da dogma değil hayal olanla olmayan görünenle görünmeyen arasındaki o ara gerçeklikten bahsediyorum hayal derken. bu konuda ibn arabi‘den etkilendiğim gözden kaçmaz tabe…nınınnıın
bozuk cümleler kuruyorm ne acı deyılmıı ? kutsallık atfettiğim dile baaakın…
ibn-i arabiyi nasil okudun peki kendi metinlerinden mi?
arapça asıllarından değil tabi. çeviri eserlerinden. ilk füsusla başladım. okumakta biraz cesurum. cahil cesareti işte benimkisi. ama pişman deilim
arap ve islam filozoflarinin (yoksa bilgelerinin mi demek gerek) cevrileri yapiliyor cokca degil mi artik?
Hımm…aslında ibn arabi konusunda yetersiz. yapılan çeviriler çünkü onun en önemli eseri fütuhatı mekkiyye tamamen türkçeye çavrilmiş değil. ilahiyatçılar tez falan yapıp (tabi kariyer sıkıntısından yaparlar geneli) bölüm bölüm çeviriyor ama, tamamını degil…bi gün uyandığımda arapça konuşuyor olursam ben çeviricem.söz
kac dil biliyorsun sevgili pass?
hiç dil bilmiyorum ben yaauğğ.hakketen.hani şimdi saysam kaç dil öğreniyorum. arapça ispanyolca farsça zıkkım ingilizce falan derim dee. hakaret gibi olur onları biliyorum demek, ki bazen türkçeyi bile bilmiyorum.
ne bileyim frimus belki bi is teklif edecek, ya da ogluna isteyecek seni
ayy, istemem, o kendine iş bulsun….onun oğlunu düşünebiliyomusunuz allaşkına kaçakkoaa…uovvv….
terminator gibi bir sey geliyor aklima….
bunları kesmeyin e mi. olduğu giib yazın. bi düşman daha olsun isterim.rahat raht savaşmak için
tabiiki
berlinde türkler ve kürtler çatışmış. sizde ordamıydınız. işte opreasyonun sıçtığı an. Neyse. provakasyona meyyal millet.
yok ben kenarindan gectim. türk bayraklariyla gezenleri görünce uzaklasiyorum ordan hemen. Bugün türklerin yürüyüsü vardi kürt derneklerine saldirmislar.
geçen yıl bizde mitinglerden kaçıyorduk istanbulda. Korkuyorduk. Neysee. allaaam hale bak! siz bana soru sorun.
sorayim. herkes kendini hector sandigindan duruma bi aciklik getirsek diyorum artik, hector kimdir, öyle biri var midir, nasildir, iyi midir?
Ahahahahaaaaaa….ilahi…şimdi hector öncelikle bir kahramandır. ilk kez morrissey in the first of the gang şarkısında tanımış aşık olmuştuk.orda anlatıldığına göre mahallenin delikanlıları içinde eli ilk silah tutan oydu. zenginlerden çalıp fakirlere dağıtırdı. saçma bi sosyalist çağrışımları olan eşitlikçi bir kahraman. ha benim hectorum o dur ama. aşık olma dönemlerimize göre ete kemiğe büründüğü de olur. ama son dönemlerde biraz uzağız
hayirdir?…
hectora da kendime de tahamül edemediğimi bi dönem. o da uzak uzak durur. neyse geçer bunlar
dünyaya tahammül etmekte mi zorlaniyorsun?
Ihmm…insanlara daha çok…daha çok da anlamsızlıklara….kafamda tanımlayamayıp konumlandıramaığım şeyler sıkıntı oluşturuyor. buna engel olamıyorum. bir an önce yaşlanmak isityorum. geçikmiş hissediyorum felan
tezer,“ ben kimseyle yaslanmak istemiyorum kendimle bile“ diyordu?
tezeri de bırakalım bi kenara. hem sonbahar yok burda
baska bir sorya geciyorum o halde. yazi ve yorumlarindan sonra insanlar seni konumlandirmakta, yaklasimini anlamakta zorlaniyorlarmis, karsitliklar arasinda gidip gelen bir konumda durdugun düsünülüyor
doğru. bende zorlanıyorum
maneviyatla her seyi reddetme arasinda, iyi ile kötü arasinda, dogru ile yanlis arasinda belirsiz mi kaliyorsun gercekten
şimdi şöyle bir şey var. hayır belirsiz değilim. maneviyatta özellikle belirsiz değilim. ama benden önce koyulmuş topluma ait düşünceleri reddetme gibi bi durum var. yani ki içiciden gericiye faşistten anarşistte çok geniş bir yelpazede tanımladılar insanlar beni. ben hangisiyim bilmiyorum. hiç biri değilim. ha gerici derken, dindarlık ve dini önemseme allaha inanma kastediliyorsa bu tanımı kabul ederim ama tabii onların algıladığı gibi deil. Yahut da anarşistliği “her şey başka türlü olabilirdi” sözünü referas alarak yaşamak olarak bakarsam anarşstl,ği d ekabul edebilirim
olaylar, durumlar, olgular karsisinda ikircikli olmayi ya da deyim yerindeyse bir saf belirleyememiþ olmayi tasvip eder misin, yoksa bu yanlis bir algilama mi? bu senin icin önemli midir?
Hımm…yahu nasıl soru buu? insanım ben. hakketen kabullenilmiş çelişkilerim var. kabullenip çatışmadan mutlu mesut yaşyabiliyorum bi arıza yaratmıyor günlük hayatımda. ama pek çok insanın kafa karışıklıığına sebep varoluşsal meselelerde ben gayet netim….yani ironi basit bi durum değil. dünyanın yaratılışı insanın varoluşu bi ironi üstüne. büyük bir kalabalığın içine bırakılıyorsunuz.amaç ne? bir olanı aramak. kafanızda bir sürü karşışıklık ve çoğusu yaşamak zorunda bırakıldığımız toplum ve modern zamanlar…bu karışıklığın içinde netlik istiyor devlet toplum ve karşınızdaki her hangi bir insan. nasıl net olunur uymak zorunda olduğunuz kurallar var ve içinde kaybolduğunuz bir hayal alemi. ben ara ara belki karıştirıyorum. ama günlük hayatta primitif düşünce ve yaşam tarzı insanı bunca karışıklıktan koruyor. şizofrenler zihinlerinde bir ada kurarlar. ben de bir ada kurdum. orda iyyim. ama şizofreni deil benimkisi. Cemil meriç der ki insanları sevmek için onlardan kaçmak gerek. işte buna benzer bi illet. bir huzur yada. ben huzur kısmından algıladığım için rahatlıyorum. daha anlatiimmii!?? susturun beniiii !…
demek ki önemli bir soruymus, halkimizdan kacmaz
ben vinçlerden, futboldan , stam den anlarım borsadan deyıııl…..halk, maşallahh… halkı sevmiyorum… bireyden yaanayım …. Ayh.. nasıl da politik molitik cevaplar veriyor pass….
aha tolga abi kizar bu halk birey ayrimina
kizsın ben de ona kızarım…ama sonuçta bir sıfırdır bireyin durumu. içinde mutlu olamadığım bi kalabalığı ne yapiiim ayol. zorum ne sevmek için
valla ben de sevmem „halk“ denen gurühü…..
ben bireyden yanayım
tek basina kalmaiy mi seversin, nerde cokluk orda bokluk mu dersin (bil bakalim kim sormus?)
frimuss…..
bingo
ben ona, neyse….. iki kişi kalmayı tercih ederim. üç ve fazlası kafamı bozar. hepsine yetişmek isterim mesela hepsini anlamak sevmek falan. bu da sonra bana sıkıntı yapıyor
anladim, dostluk istiyorsun sen demekki, ask icin en az üc kisi lazim
he üçüncü dedikodu ve takip yapcek
bize süper orjinal küfürlerinden üc adet söyler misin
yok kii.süper küfür edemem. siktirgit derim en çok onun versiyonları. ingiliz küfür şeysi kadar.ebleh angut falan insanları tanımalamk içinde. usturuplu küfür bilmem. etmem de zaten. abarttığıma bakmayın. ama acaip haakret cümleleri falan kurarım. ona da küfretmek diyorum. neyse işte böyle. dün bi öğrenciye yaş kaç dedim. oda onaltı dedi.onaltıyıldır dünyada yer işgal ediyosu onbir yıldırda bu okulda dedim.içine vermiş.ona buna şikayet etti. Oyhh…saçma işte
sokaktan duydugunuzu kullanmayin aklinizi kullanin küfür icin yaratici olun derim ben frimus‘a
tabiyy…en güzeli. üretken olmak iyidir. dil içinde önemlidir küfür. Neyse…
blog yazarligini ne kadar ciddiye aliyorsun, cok önemli mi senin icin
blog yazmak deil ama yazmak önemlii. bloga yazmıyorum yalnızca. daha doğrusu kendi kendime yazmak okumak daha güzel. yani bir yerlerde yazı yayınlandığı falan düşünülmesinde. blog yazmak baya eğlenceli. gerçi beni sinirlenidridği de çok oluyor ama. şimdi durduk zaten
neden durdurdun, eski yazilari okuyorduk hic degilse
onlar gene okunabiliyor. tam olarak kaldıramadım. yani beceremedim nedense şaşırdım bunu yapamamama daa. sonra öyle bıraktım. ha hiç yazmamak deil bu yazıcam gene
kapanmis görünmesini istiyorsun belki
görünmesini degil. görmeyi istiyorum
özel mi sebepleri mi var
bi gece uyuyamadım dön dön dön. Sonra bilgisayarı açtım. allah ne verdiyse bi yazdıklarıma baktım bi okuduklarıma bi yaşadıklarıma sonra insanlara sonra aynaya baktım. dedim ulan niye bu kadar farklısınız birbirinizden….
bakanla görüsmeden kaynaklanmistir o, toparlanamadin ondan sonra
ablam der ki kafamızı karıştıranlara lanet olsun pass! bu sözü süreklii kafamda tekrarlarım. bakanla bakmayan…onun bi suçu yok. suç sistemde velilerde anayasada. Ahahahahah….önüne gelene bok atar işte insan böyle. ben de atıcam kardeşim allah allah…
bana da geliyor bazen….cikis var mi diye sormus banu, saniyorum dünyanin pek aydinlik bir yer olmadigini kast ederk, var mi cikis?…
çıkış ımmm ummmm…mıhff….arka kapıdan çıkalım.
Ya da acil durumlarda cami kiriniz
ha onuda kıralım. ama bulunduğumuz yer penceresiz. çıkış var bittabii. banu buraya geldiğinde göstericem ona benn
gelecek mi?
inşallah. Planlıyor. türkiye dışına gitcek ama burası ikincisi
umarim olur?ne güzel valla, cikisa dair uzun uzun konusursunuz, bulursaniz bizede haber edin haa…
dimi muhteşem olur….bigün bakmışsınız berlinde kanalın kenarında da çıkışı konuşuyoruz…kimse kimseyle çatışmıyor meselaa
benim oralara gelmem olasi degil ama sizin buralara gelmeniz mümkün
evet…mümkün ve de muhtemel…
son olarak sen kimi kurban sectin kendine
ahahahaa…tabiiiykii bağğğnuuğ. ama şindi blogu da koment off yapmışken neyse banuiçin seve seve
cok tecekkür ederim sevgili pass, cok güzel bi sohbet oldu
ha bi dakka ben burdan sevenlerime hedaye yollamak istiyorum. halk yane. işte bu resmi yazının baiına koymanızı istiyorummm.okuyanlarda bunu alıp masaüstü yapsın isitorum. ypmayanların topuklarından vurulmasını istiyorum.istiyorum da istiyorumm
bu resmi görünce dada aklima geldi soracaktim bak unuttumusum!
long live dadaaa!
dada ruhu var sende!?
Evt…bende farkettim. tzarayı severim
bazen gidip onlarin yazdiklarini okumak iyi geliyor ruha degil mi?
evet
kendine iyi bak sevgili pass, görüsmek üzere.sevgiler
siz de iyi bakın..iyi akşamlar…