
“Teröre karşı mücadele kararlılıkla sürdürülmektedir”
Like this:
Be the first to like this post.
This entry was posted on 29 Aralık 2011 at 11:47 pm and is filed under abes'te iştigal, duvar. Bu yazıya verilen yanıtları bir RSS 2.0 beslemesi yardımıyla takip edebilirsiniz.
Bir yorum bırakabilir, yada kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
30 Aralık 2011, 1:23 am |
aciyla yüzümüzü ceviriyor ya da gözlerimizi kapatiyoruz belki ilk karsilastigimizda…ama bakmamak mümkün mü? görmesek yasanmamis olacak mi? görmek anlamaktir, bakmak dokunmak..anlamak önce görmekle baslar…..gördügünü yok sayamazsin,olmamis gibi yapamazsin degil mi?…beyaz kar üstüne yatirilmis artik hicbir battaniyenin asla isitamayacagi gencecik insan bedenleri..yaslari 16 ile 28 arasinda degisen insanlar yaziyordu bir gazete…gözünden, sevginin siddetinden bile sakindigin cocugunun binbir emekle büyüttügün bedeninin sogumasi..onun sicagini sonsuza dek kaybetmek…buna dayanilabilir mi…bu acinin bir tesellisi olabilir mi…devletler barismazlar. barisi insanlar ister.sanirim eksik olan bu türkiye denen o cildirmislar ülkesinde…o cefakar, fedakar, mert, onurlu ANADOLU insani göstermisti kof laflarla cilalanmis vicdaninin ne denli parlak oldugunu van depreminde…bu katliam ilk degil, cok aci ama son da olmayacak belli ki. orda burda al bayraklariyla meydanlara dolusup insanliga karsi islenmis suclari inkar edenleri cezalandirmayi ön gören yasayi protesto edenler bakmislar midir bu görüntülere…akillarindan gecmis midir artik yeter, dursun bu kan demek…hadi gectim bunu. ya ellerinde tasidiklari o al bayraklarin asker üniformalari, polis panzerleri ve savas ucaklari üzerinde paramparca ölümler ve dehset sactigini,giderek kana bulandigini, allastigini…türkler seviyor ya sembolleri, kendilerini sembollerle ifade etmeyi…neyin temsilidir simdi bu al….eger utancla kizaran yanaklarinsa belki hala bir umut vardir baris icin…..
30 Aralık 2011, 1:13 pm |
düsünmesi zor…o cansiz bedenler nasil sarildi battaniyelere, naylon iplerle, urganlarla nasil baglandilar, nasil dizildiler öyle yanyana….”olancası bir tutam can,/kadasına, belasına sunduğum” dizeleri geliyor ahmed arif’in aklima durup durup, kendi sesinden…olancasi bir tutam can….
30 Aralık 2011, 4:56 pm |
maalesef barış için bir umut yok – batıda güven içinde yaşayanların insan ölümüne bile (ki ölenlerin çoğu yaş sınırı 12-20 arasında) böyle aymazlıkla bakması; Türk medyasının bir kısmının haberi vermemesi, yalan haber vermesi ya da kaçakçılık’tan yola çıkarak meşruiyet kazandırması sıradan bir faşizmin gölgesinde yaşadığımız gerçeğini şaplatıyor yüzümüze.
devlet’ten değil daha çok “millet”ten ümidim kesildi aslında – yakın gelecekte Yugoslavya benzeri bir iç savaş yaşanması barış’tan çok daha muhtemel görünüyor.
31 Aralık 2011, 12:33 am |
erdogan’in, rezillik ötesi dünkü aciklamalarina bakinca, siyasi iktidarin bu sürece hazirlandigi daha iyi anlasiliyor….imha ve sindirme politikasiydi ramazandan sonran baslatilan sürec, belli ki bu katliam da bunun bir baska evresi…planlanmış, hazırlanmış bir katliam, neresinden bakarsak bakalım, öyle görünüyor…batıda-türk kesiminde bunun infiale yol acmamasi, iktidar karsiti bir taviri gectik bu kiyimdan rahatsizlik duyan bir duygunun da olusmamasi, toplumsal inşanin da buna hazirlandiginin ve elverisli hale getirildiginin isareti…
bu noktadan sonra, bu politikanin ic savas türü bir seye niyetlenmiş olduğunu hesaba katmak gerek…
batıdakilerin sözünü ettiğin aymazlığı, erdoğan’ın açıklamasında karşılığını buluyor sanki….bu bati-dogu ayrımi iktidar için hayati önemde belliki, “doğuda olan bir şeyin batı ile ne ilgisi var, uluderedeki bir olay için taksim’de sağı solu yıkmak ne demek” diyor erdoğan…
dükkanların, arabaların günahsızlığından söz ediyor…
kırk insanın vebalinden korkmak yerine, batıdaki camı pencereyi, arabayı dert edinmekte beis görmeyen, aynı cümle içine bunu sıkıştırabilen bir zihniyet dünyası…ne olacak peki?..anlaşılan kürt sorunun kürtsüz çözme konusunda yeni bir aşamaya geçiliyor böylece…askeri gücün böyle yok edilemeyeceğini biliniyor da, sanki asıl olarak sivil kürt siyasetinin ve onun etrafında kümelenebilecek taleplerinin ve güclerin ortadan kaldirilmasi hedefleniyor…
güclenen bir sivil toplum muhalefitindense, devlet sanki kendi tarihsel varligini koruyabilecegi sivil toplumsuz bir durumu yararli görüyor…sivil siyaset alani güclenmesin…siyaset tekeli, siyasal iktidarin yegane güc olarak büsbütün kontrolünde kalsin…
tehlikeli bir gidis….
ic savas dedigin gibi muhtemel….