bir yazarı tanımak

By kacakkova

hasan bülent kahraman, semra topal’ın “mukaddes cildin parçalanışı” romanı üzerinden hem bu kitaba hem de  genel olarak semra topal’ın edebiyattaki yerine dair kısa ve fakat önemli satırbaşları içeren bir analiz yazısı sunmuş -edebiyat, kötülük, cinsellik, beden, yazı, kutsallık, kötücüllük, dil vs. kavramlar ve bunların birbirleriyle olan bağıntıları ekseninde yürütmüş analizini. yazı pek çok yönlerden bana önemli görünüyor açıkcası. kahraman’ın sözkonusu kitabı okumasında özellikle kutsallık, beden, yazı ve kutsalın yırtılışı meselesi öne çıkıyor: “kutsallık iki şeyle, beden ve yazıyla mühürlüdür” diyor kahraman, “beden de yazı da cildin içinde saklanır. kutsal olanın yırtılması-sökülmesi/yıkılması cildin de yırtılmasıdır“. yıkıcı dilde ve cinsellikte bu cilt yırtılır. semra topal’ı okumuş değilim, bu nedenle yazısına ilişkin bir şey söyleyemem. ilk olarak “yara” adlı kitabıyla bahsini duymuştum. söyledikleri de dikkat çekiciydi. ” ölümle doğumun döngüsü içindeyiz. her dışa açılma, bedenimizi başkalarına açma tehlikeyi barındırır….. bıçağı ensede hissetme durumudur bu. kadınla erkeğin ne olduğunu, neye benzediğini paketlenmiş ilişkilerden, yaşama şekillerinden çıkaramayız, bu mümkün değil. ‘yara’daki kadınlar tehlikeye açık insanlardır, unutmayalım ki, çıplaklığa ne kadar açıksak, yaralanmaya o denli açık oluruz” demektedir mesela. kahraman’ın, topal’ın metinlerini, heyecanla karşıladığı anlaşılıyor; “roman bilincimizin önemli eşiklerinden biri” olarak işaret ediyor onun romanlarını. hem de “bütünüyle farklı bir romanın eşiğinde” olduğumuzu haber veriyor. bahsi geçen meseleler dolayısıyla semra topal, şahsen, benim dikkatimi çekmiş durumda. ayrıca varsayımlarının yanlış ya da abartılı olabileceği düşünülse bile, kahramanın yazısı yine de kendi başına okunmaya değerdir. sonra yeniden buraya dönmek üzere kaydetmek istiyorum şimdilik.

Etiketler: , , ,

2 Yanıt to “bir yazarı tanımak”

  1. Elestirel Gunluk Diyor ki:

    ciplakliga iliskin soylenenler ilginc geldi bana. Her sey tehlike barindirir ve herzaman bir sekilde tehlikeye acik bir yanimiz vardir. Dogru ciplaklik tehlikeyi arttirir ama kapanmak da tehlikeyi ortadan kaldirmaz. Ben yara almayayim diye hic bir sekilde acik vermeyen insan da kultur de tanidim ve mutsuzdular. Yalnizdilar. Bence tehlikeyi goze almak gerekiyor yara almak pahasina olsa da. Sunu unutmamali ki yaranin kendisi yara alma(ma)yi beklemekten dah az yara acici degildir…

  2. zeki Diyor ki:

    “..ciplakliga ne kadar aciksak,yaralanmaya da o denli acigiz”..Belki de bu yüzden yaralarini herkese gösterecek kadr ciplagim..Ya da her “millette” bu denli baska yaralanmam bu yüzden..

Yorum Yapın