gitmek ya da kalmak…..ya da ne gidebilmek ne de kalabilmek……hep uzakta olmak fakat…hep uzak olmak……uzağın açıklaması yoktur oysa…..uzağı sevmenin hiç……
gitmek ya da kalmak…..ya da ne gidebilmek ne de kalabilmek……hep uzakta olmak fakat…hep uzak olmak……uzağın açıklaması yoktur oysa…..uzağı sevmenin hiç……
Temmuz 2, 2007, 8:10 am üzerinde |
ben hep düşünüyorum düşünüyorum sıkılıyorum düşünmekten bazen kafamda yer bile kalmıyor düşünmekten.
)
gitmek ne demek?
karşımdakine göre geliyor geride bıraktıklarıma göre gidiyor oluyorum.
pekki ben ne oluyorum. aslında kalıyorum belkide yalnızca. ben bu fiillerin yetersiz çekimlerinden de nefret ediyorum.
Temmuz 2, 2007, 11:37 pm üzerinde |
Ben Waits duyunca hemen onunla beraber söylemeye başlarım ;
…I’m an innocent victim
of a blinded alley…
No I don’t want your sympathy
Fugitives say
that the streets aren’t for dreaming now
Manslaughter dragnet
and the ghost that sells memories
Want a piece of the action anyhow
Go waltzing Matilda, waltzing Matilda…
Passive, senin sözlerin bakan başka bir yere yazdıklarımı hatırlattı,
-Kar yağarken gökyüzüne baktığımda +v ile inen kar tanelerinin hızını “sıfır” kabul edip, -v hızı ile yükseldiğimi düşünürdüm.
Sabit referans noktamız gökyüzü malzemesinden yapılırsa gökyüzünde karga kadar bir delik varmış gibi olacak. Yok eğer karga malzemesinden yaparsam gökyüzü diye birşey olmayacak. -
Gitmek ve gelmek de benim için böyle referans noktama göre alaşağı olacak şeyler. Ama uzaklık (denklemin menzil değeri,x) ne yaparsak yapalım katedilmedikçe eksilmiyor.
Temmuz 3, 2007, 1:26 pm üzerinde |
“ben gidemezdim hiçbir yere: Zaten
uzaktaydım, durduğum yerde” diyen biri var, adını hatırlayamadım…..
düşünmeden ne olduğu anlaşılmayan, anlamakla da nasıl olacağı çözülemeyen bir bilmece….
belkide bu, dünyaya fırlatıldığımız andan itibaren gitmekle kalmak arasıdaki boşluğa, durduğumuz yere, düşmüş olmamızla ilgilidir…..
Temmuz 23, 2007, 9:55 pm üzerinde |
iyi geldi valla gecenin bir vakti serin bir ses