ahlak sorunu
[Bugün insanın evindeyken kendini evinde hissetmemesi bir ahlak sorunudur]
Bu sözün başka bir çevirisi de Orhan Orhan Koçak ve Ahmet Doğukan tarafından şöyle yapılmış:
[Kendi evimizi ev olarak görmemek, orada kendimizi "evimizde" hissetmemek, ahlakın bir parçasıdır]
Minima Moralia, Theodor Adorno
Haziran 2, 2007, 10:50 pm üzerinde
Bu cümleyi Edward Said’in “Entelektüel” kitabında okumuş ve bayağı etkilenmiştim.
Haziran 3, 2007, 9:05 am üzerinde
selamlar tansel,
entelektüel marjinal, sürgün ve yersizyurtsuz olarak saniyorum böyle bir ahlaki yaklasimi benimsemelidir…..
kendini hicbiryerde evinde hissetmemek, teorik olarak düsünürsek ev sahipliginin bütün ayricaliklarindan ve imtiyazlarindan bu ahlaki ilkeyle sakinmak konusunda duyarli olmak….
Said’in Kış Ruhu adlı sürgün hakkında yazılarını toplandıgı bir seckide de Adorno’nun bu önermesi değerlendiriliyor yine…..Said bu tavrı belirli ölcülerde kabul etmese de zamanımızda düşüncenin alabileceği konumlardan biri olarak Adorno’nun yaklaşımını önemle belirtmektedir……
bu arada tansel okumadıysan minima moralia’yı listene almalısın bence….
sevgiler.
Haziran 3, 2007, 5:29 pm üzerinde
Sitenizi ilk okuduğumda Minima Moralia’nın başucu kitabınız olduğunu düşündüm ben.
Kendinize bir ev kurmuştunuz. İçine gömlüdüğünüz eşyalarınızsa düşüncelerinizdi Adorno’nun dediği gibi…
Haziran 3, 2007, 6:51 pm üzerinde
Geçenlerde İzmir kitap fuarında param bitmeseydi alıyordum Minima Moralia’yı. Akıl Tutulması’ndan sonra param bitti. Ama kesinlikle okuyacağım kitaplardan biri olarak kayıtlarımdadır efendim.
Haziran 3, 2007, 10:35 pm üzerinde
sevgili banu,
iyi düşünmüşsün, minima moralia’yı başucumda tutuyorum…..
tuhaf bir hikayesi ve teorik cazibesi var bu kitabın benim için…..kimi açık ya da öyellikle de örtük varsayımıyla anlaşamadığım oluyor, ama yine de asla kendi üzerine kapanmayan bir yapıya sahip olması bence onu sürekli okunur kılıyor…..merkezsiz bir metin, cümlelerin birbirini değillleyen gidişi ve sürekli olarak çağrışımları zorlayan, her çağrışımla düşünme mekanizmalarını yeniden harekete geçiren dil…..
bir ara genişce deginmeliyim buna…..
tansel,
belkide frankfurt okulunun düşünceleri, ana metinleri okunduktan sonra bu kitaba gelinmesi daha iyi olacaktır….hem okulun genel düşünceleriyle bağlantısı hem de özgün yanı böylece daha iyi anlaşılabilir…..
sevgiler.
Haziran 4, 2007, 9:17 am üzerinde
hiçbir yurdu kalmamış biri olarak yazıda kendime bir ev kuruyorum belki, ama adorno’nun acımasız yargısı bunu da olanaksızlaştırıyor işte:
“yazara kendi yazısında bile yer kalmamıştır”…..
Haziran 4, 2007, 7:12 pm üzerinde
Bir şey anlatmak istemekle başlayıp gitgide düşünme denizine dalmak süreci bu evsizleşme(kendine kurduğu evde yer bulamama) süreciyle paralel işliyordur belki.
Nisan 24, 2008, 10:04 am üzerinde
[...] anlaşılırdır. Daha önce bazı alıntılar gündeme gelmişti (bkz: Baudrillard, Nietsche, Adorno ve Heidegger ) Heidegger’in, evde-olmamayı en temel dünyada olma hali olarak belirtmesi, [...]